kapat

24.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Şok düşüşe 413 trilyon yetti!

Aralık ayında netleşmesi beklenen IMF anlaşmasına kadar mali piyasalarda önemli bir hareket beklenmiyordu.

Faizlerde çok yavaş da olsa bir düşüş, borsada gevşeme olasılığı daha fazlaydı. Nitekim geçen haftanın son gününe kadar da her iki piyasa bu çerçevede hareket etti. Cuma günü ise faizler 7 puan birden düştü. Faizin bu düşüşü borsayı da ateşledi ve hisse senetleri bir günde ortalama yüzde 5.5 değer kazandı.

* Danışma Kurulu'nun etkisi -
Cuma günü yatırımcıları bir anda kağıt alımına yönelten nedenler Perşembe günü akşamı yapılan İç Borç Danışma Kurulu'na bağlandı.

Kurul'dan sonra yapılan açıklamada 2000 yılı bütçesinin tartışıldığı belirtildi. Buna dayanarak toplantıya katılan bankacıların Bütçe'nin uygulanacağına yönelik inaçlarının güçlendiği ve bunun da Cuma günü faizlere yansıdığı söylentilerden biri. Bu kısmen etkili olabilir. Ama şok düşüşü açıklamaya yetmez. Çünkü Bütçe hedefleri bir gün önceden de biliniyordu ve bankacılar Bütçeyi ve olan biteni bu kadar yanlış değerlendiremezlerdi. Bu toplantı sonrasında olsa olsa hedeflerin tutturulacağına dair inançları artardı. Bu da, gelecek yılki ortalama yüzde 46 faiz oranına inileceğine yönelik beklentiyi kuvvetlendirebilir ve bankacıları harekete geçirebilir. Ne de olsa IMF anlaşmasına ve yeni yıla az kaldı.

Üstelik IMF heyetinin Türkiye'ye geliş takvimi de belli olmuştu. Ancak bu faktörün etkisi sınırlı olabilir.

* Doping karar - Aynı toplantıda bankaların Merkez Bankası'nda tuttukları Kanuni Yedek Akçeler Karşılığı olan 413 trilyon liranın 24 Kasım'da geri ödeneceği ise bizce kıvılcımı başlatan asıl etken. Gerçi bunun için de kamu kesimi borçlanacak ama sonuçta bankaların parası serbest kalacak. İşte şok düşüşü yaratan da bu paraya kavuşma.

* Faize etkisi - Bu son örnek de ortaya koyuyor ki, kamu kesiminin borçlanma gereği düştükçe veya borçlanılan mali piyasalar genişledikçe faizler kolayca düşebilir.

Hem dışarıdan borçlanma hem de özelleştirme yoluyla sağlanacak fonların iç borç itfalarında kullanılması faizlerde dramatik düşüşlere yol açabilir. IMF'in de 2000 Haziran'ında faizleri negatif tahmin etmesi bu gerçeğe dayanıyor olabilir.

* Birkaç itfalık iş - Bu son olay da IMF ile anlaşmanın, Bütçe'ye uyulmasının ve sonuç itibariyle kamu borçlanma gereğinin azaltılmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bu kadar yakınılan iç borç faizlerinin yüksekliğini bir ihalede net borç ödeyici olmak tırpanlayabiliyor. Bunun bir kaç itfada yapıldığını düşünün ortada faiz sorunu diye bir şey kalmayabilir. İş bu kadar basit.

Zor olan ise siyasi kararlılık ve buna bağlı olarak kamu açıklarının azaltılamaması.

Sonuç - "İstemek azdır, amaca erişmek için şiddetle arzulamak gerekir"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır