Bu paket her açılıp, kapandığında bir hareketlilik yaşanıyor... İşte geçenlerde tekrar kamuoyuna sunulan AF paketi Mecliste görüşüldü ve halk arasında çeşitli tepkilere yol açtı. Bir vatandaşımızın bu konuda gönderdiği mektup hayli enteresan... Onun için bu Pazar onun görüşüne yer ayırdım.
"Sayın Ahmet Vardar,
Gazetenizin köşesinde bir çok konuyu gündeme getirdiniz. Şimdi bir de mahkumlarla, kader kurbanlarıyla, cezaevinden çıkanlar ve çıkacak olan afla tahliye olacak en az 30 bin hükümlünün aşı ne olacak, ne iş yapacak?... Bu devlet bu insanlara nasıl kucak açacak?... Bu toplum ne yapacak çok merak ediyoruz. Yoksa en kısa zamanda işsizlikten, açlıktan, bu topluma ayak uyduramamaktan, tekrar geldikleri yere mi dönecekler?... Bir de bu konuyu lütfen ele alınız.
Ben 8 ay evvel cezaevinden çıktım. Üsküdar ve Eminönü İşçi Bulma Kurumu'na müracaat ettim, hiçbir haber çıkmadı. Eminönü İşçi Bulma Kurumu üç ay bilgisayarlar arızalı diye oyaladılar. Cevizli Tekel Fabrikası hükümlü kadro açmış, kimsenin haberi yok... Arızası üç ay sonra yapılan bilgisayarlar işe başladı ve biz öğrendiğimizde iş işten geçmiş, hükümlü alımı durdurulmuştu.
Hükümlü alması mecburi yerlere müracaat edildiğinde iş sahibi suç soruyor, "Tamam gidin ben geldiğiniz İşçi Bulma Kurumuna bildiririm" diyor ve gönderiyor. Arkanızdan, İşçi Bulma Kurumuna bir mektup yazarak gönderdiğiniz hükümlü suçu, hırsız veya gaspçı, cinayet işlemiş, bizi de kızarsa öldürür, soyar, tipini beğenmedim, bize yaramaz diyerek savuşturuyor. Sorarım size, cezaevinden tabiki çıkan bir suçludur, kader mahkumudur, ezilmiştir, senelerini kaybetmiş, tükenmiş bir insandır. Suçu ne olursa olsun o insandır ve kader kurbanıdır. Suçunun sorulmaması lazımdır. O insan eğer İşçi Bulma Kurumuna gidip, iş bulmak için kayıt oluyorsa, o insan iyi yolu seçmek, toplumdaki yerini almak için gitmiştir.
Ama toplum hala bu insanları aralarına almamaktadır. Ben 8 aydır iş bulamadım. Cezaevinden çıkan yüzlerce insanın az bir kısmı iş bulmuştur. İş bulanların da çoğu asgari ücretle iş bulmuşlardır. Senelerini kaybetmiş bu insanlar, nasıl asgari ücretle geçinsinler.
Bugün memur, işçi, hakimler ve biz hükümlüleri savunan avukat arkadaşlar haklarınızı aramak için sokaklara dökülüyor, bağırıyor, çağırıyorsunuz.
Sesinizi her yere duyuruyorsunuz. Peki bizler ne yapmalıyız?... Afta cezaevinden çıkan 30 bin hükümlü olarak bizlerde mi yürüyüş yapalım, bağıralım, sesimizi nasıl duyuralım?... Şahsen benim 8 aydır gitmediğim yer kalmadı. İki ayakkabı eskittim. Bir de 30 bin kişinin birden dışarıya çıktığını ve dışarıda ne yapacaklarını düşünün... Allah şimdiden yardım etsin..."