


Selçuk'a kulak verin
Dün, Cumhuriyet Gazetesi'nin önündeki törende, İlhan Selçuk Hoca, çok güzel bir konuşma yaptı.
Evet...
Biz Uğur Mumcu'yu da böyle uğurladık... Ama, kalabalıklar dağıldıktan sonra ne yaptık?
Şimdi Kışlalı'yı uğurladıktan sonra da dağılıp ne yapacağız?
Nerede ülkü, ilke, birlik ve beraberlik?
İşte... Devrimciliğin sahibi Türk Solu, paramparça... Atatürk'ün CHP'si, mecliste bile değil.
Beri tarafta Laik Sağ'ın muhafazakar ve milliyetçi kampı, ANAP ve DYP olarak ikiye bölünmüş. Toplasanız 25 puan etmiyor.
*
İşte İlhan Selçuk, bize bunları çağrışım ettirdi dün...
Böyle acılı günlerde ağlayan sızlayan, ama acının kaynaklarına karşı bir türlü kesin tavır koyamayan, ortak hareket edemeyen, çünkü tören bitip dağıldıktan sonra kendimizi de dağıtan... birbirimize karşı kin, nefret ve husumet dolu insanlarız... Hele vefa, sıfır.
Selçuk Hoca, Kışlalı'dan sonra yine dağılmayalım diyor.
Evet dağılmayalım.
24 saat para para para... 24 saat müptezellik, seviyesizlik, ciddiyetsizlik...
Siyaset, kaypak ve kalleş.
Ticaret, terbiyesiz.
Rekabet, düzeysiz.
Cemiyet, disiplinsiz.
San'at ve spor bile prensipsiz.
İşte bütün bunlar, o acılı kalabalıkların hem nedeni, hem de sonucu.
Bizi rencide eden bütün izmler ve akımlar bizim sunduğumuz vitaminlerle yeşermekte.
*
Dünkü kalabalık, Ahmet Taner Kışlalı'nın Ankara'daki okuyucularından muhakkak daha fazlaydı.
Yurt çapında biçtiğimiz değeri, sevgiyi ve ilgiyi, o yaşarken ona verebilseydik, bombacılar, yanına bile yaklaşamazdı.
Tören bitti, biz dağıldık.
Nereye yine?
İlhan Selçuk dağılmayın diyor.
Dağılmayın arkadaşlar.
Bu def'a dağılmayın.
Kendinizi dağıtmayın.
Ortak ruh yüreğinizde, en yüce kavramlar hep belleğinizde olsun.
Cumhuriyetin tunç siperi, cenazeden cenazeye değil, günün 24 saati göğsünüzde bulunsun.
Güle güle Kışlalı.
Teşekkürler İlhan Selçuk Hoca.