kapat

24.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yoksa bombacı mı?
Ahmet T. Kışlalı'nın öldürüldüğü günün gecesinde, Sakız Adası'na Türkiye'den esrarengiz bir yolcu bırakıldı. Bu kişinin "bombacı olduğunu" düşünen Yunan polisi ve gizli servisi alarma geçti

Sakız Adası'nda iki gece önce yaşanan ve bir Türk balıkçının ölümü, diğerinin de tutuklanmasıyla sonuçlanan kovalamaca, Yunanistan ve Türkiye'de ilginç boyutlar kazandı. Ada'nın Emborya Mevkii'ndeki ıssız bir yere kıyıya kimliği henüz belirlenemeyen bir kişiyi bırakıp Türkiye'ye geri dönmek isteyen Mustafa Orhan ve Refik Güneş isimli kaptanların, "dur uyarıları" ve "ikaz atışları"na aldırış etmemesi Yunan ve Türk polisinin aklına ilginç bir soru getirdi: Adaya bırakılan kişi, Profesör Ahmet Taner Kışlalı'ya bombalı saldırı düzenleyen kişi mi?..

2 KİŞİ KARŞILADI
18 ay hapis cezası alan Refik Güneş'in açıklamaları olayı daha da karmaşıklaştırıyor. Güneş'in ifadesine göre, tekneyi kiralayan kişi, Irak'lı ya da İran'lı kaçak yolcu değil. Yakaları kalkık, yüzü örtülü, ince uzun boylu, bir spor çanta ve iki naylon torbası taşıyan esrarengiz biri... Geceyarısı, adanın ıssız bir sahiline bırakılan bu yolcu, iri cüsseli bir erkek ve ince bir bayan tarafından karşılandı. Yolcu, çiftin arabasına bindi ve süratle uzaklaştı.

Bu ifadelerden sonra Yunan polisi, adada insan avına başladı. Yunan polisi, söz konusu esrarengiz kişinin "mafya babası", "uyuşturucu kaçakçısı" ya da Türkiye'de belkide cinayet suçuyla aranan bir kaçak olabileceği olasılıkları üzerinde duruyor.

Stelyo BERBERAKİS (ATİNA)

Ercan PALA (SHA)

Mustafa Orhan isimli Sökeli balıkçının ölümüyle sonuçlanan olayı esrarengiz kılan birçok neden var. Yunan ve Türk polisinin seferber olduğu olayla ilgili her geçen dakika yeni sorular ortaya çıkıyor. İşte cevap aradığı sorular:

* Normal olarak Sakız Adası'na Çeşme'den geçiş yapılıyor. Normal olarak 40 dakika süren bu yol için sürat teknesi bir depo yakıt harcıyor. Peki, Mustafa Orhan niye Bodrum'dan hareket edip 4 saat yol geldi?

* Yunan polisi 29 yaşındaki Orhan'ın öldüğünü açıkladıktan sonra Söke'deki ağabeyi Yunanistan Konsolosluğu'yla bağlantı kurdu. Ancak konsolosluk niye ağabeye, ellerindeki cesedin 55 yaşında birine ait olduğunu açıkladı?

* İkinci kaptan Güneş, Yunan polisine tekneyi kiralayan kişiyle hiç konuşmadıklarını anlattı. Bir insanın kiraladığı tekneyle yapılan yolculuk boyunca kaptanlarla konuşmasını kaptanın "normal" bulması garip değil mi?

* Yunan makamları, bu olayın Ahmet Taner Kışlalı'ya düzenlenen suikastle aynı gün olmasının tesadüf olduğunu öne sürüyor. Olay normal bir göçmen ticareti yapan tacirlere karşı düzenlenen av ise, Yunan Gizli Servisi bu olayı niye inceliyor?


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır