Bütün piyasaların ve reel ekonominin kilitlendiği 2000 yılı bütçesi hafta sonunda Meclis'e sunuldu. Herkes yorumlamaya ve pozisyon almaya çalışıyor.
Mali piyasaların tepkisi beklendiği gibi. Zaten Bütçe'nin de IMF ile anlaşmaya uyumlu çıkması isteniyordu. Ancak rakamlar ortaya çıktıktan sonra piyasalarda durulma var. Faizler düşüşe direniyor. Borsa ise biraz yükselse satışlarla önü kesiliyor.
Reel kesim ise hemen bütçe rakamlarına inanmadı. Sorgulamaya, IMF ile anlaşmayı ve yeni yılın ilk çeyrek uygulamasını beklemeye koyuldu. Fiyat artışlarını, programlarını, yatırımlarını buna göre revize edecekler.
Kısaca Bütçe rakamları ekonomi çevrelerinin istendiği gibi çıkmasına karşılık inandırıcılığı az. Bu nedenle heyecan da az.Acaba neden?
Gelecek yıl tüketici fiyatlarının ortalama artışı yüzde 44.3 olarak hedefleniyor. Yılsonunda ise 25'e düşmesi bekleniyor.
Enflasyonun üzerinde büyüme - Gelecek yıl Bütçede bütün rakamlar yüzde 45'in üzerinde artırılmış.Yandaki tablodan da görüleceği gibi, giderlerdeki artış yüzde 73, gelirlerdeki artış yüzde 80. Giderlere bir diyeceğimiz yok. Yani yüzde 44 enflasyonun olduğu bir yılda giderler neredeyse onun iki katı kadar büyüyecek. Hükümetin bu giderler içinde kalması öyle zor değil.
* Asıl zorluk gelirlerde - Ama asıl zorluk gelir tarafında. Çünkü vergi gelirlerinin yüzde 69 artırılması, özelleştirme gelirlerinin de içinde olduğu diğer gelirlerin de yüzde 124 oranında büyütülmesi öngörülmüş. Durgun ekonomiden çıkıldığı bir yılda yine enflasyonun epey üzerinde bir vergi artışı sağlamak hiç de kolay değil. Çok iddialı bir hedef. Üstelik GSM, Telekom, enerji gibi özelleştirmelerin ve dış borçların da alınmasına bağlı.
* Canlanma gereği - Hükümetin bu gelirlere yaratmada çok büyük kararlılık göstermesi gerekli. Bu da yetmez. Vergi gelirlerinin bu oranda artması aynı zamanda ekonominin de canlanmasına bağlı. Bu nedenle özel sektörde bekleyip görelim eğilimi yaygın.
Bu bütçe hedeflerinin aşağı yukarı gerçekleştirilmesi halinde kamu kesimi büyümeye devam eder. Ancak hükümet belli bir zaman kazanmış oldu. Şimdi IMF'yi bekleyeceğiz. Sonra da, Bütçe'nin yasalaşmasını ve nihai olarak uygulanmasını.
* Borsaya ve faize etkisi - Çok beklenmedik olaylar yaşanmadıkça, enflasyon düşeceğine göre faizlerin yukarı çıkması zor. Daha çok düşüşü deneyebilir. Faizin yönü yatay ve daha çok aşağı doğru olabilir.
Borsa ise bütün bu olumlu süreci, çok erken ve belki de fazlasıyla satın aldı. Şimdi onun sıkıntısını çekiyor ve hazmetmeye çalışıyor.
Sonuç - "Korktuğunuz işi yaparak korkuyu öldürün"