kapat

20.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yılmaz'da Özal'ın çizgisi
Mesut Yılmaz, ANAP'ın oy kaybını "devlet" merkezli söylemlere bağlayınca "millet" bazlı söyleme kesin dönüş oldu

Ankara- 18 Nisan akşamı sandıklar açıldığında en büyük şoku yaşayan partilerden birisi ANAP'tı. 16 yıl önce yüzde 45 oyla tek başına iktidara gelen ANAP, ilk kez 4'üncü parti olmuş, oyları yüzde 13.2'ye gerilemişti. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, "Geminin kaptanı" olarak yenilgiyi masaya yatırdı. Yılmaz'a göre, seçim yenilgisini hazırlayan nedenlerin başında, konjonktürel gelişmeler ve ANAP'ın devlet partisi görüntüsü geliyordu. Belli ki bir yerlerde sorun vardı. Yılmaz oy kaybını "devlete" dayalı politikalara dayandırdı ve hızla söylemini değiştirmeye başladı. Yılmaz'ın yeni söylemi "millete" dayalıydı ve de dozu giderek artmaya başladı.

Kızılay'dan Sivil Savunma'ya devletin her kurumunun yenilenmesini isteyen Yılmaz, sisteme yönelik ilk ciddi sinyalini 5 Ekim Salı günü Meclis Grup toplantısında verdi:

"Depremden sonraki ilk gün (devleti suçlamanın faydası olmaz) dedim. Ama aradan 50 gün geçti. Şimdi tersini söylüyorum. Bütün eksiklikleri ortaya koymalı, devleti sarsmalıyız. Tüm devlet kurumlarını masaya yatırıp, delik deşik edelim."

Yılmaz, alkışlar yükseldikçe, devleti eleştirmeye devam ediyordu:

"Devletin yanlış tavırları devam ederse, milleti kaybederiz. Milletin kaybedilmesi, toprak kaybından çok daha vahim olur. Böyle giderse yarın soluduğumuz havayı da devletin tapusuna geçireceğiz. Vatandaşa fiziki manada da nefes imkanı bırakmayacağız."

ALKIŞLANAN SÖZLER
Yılmaz, milletvekilleri ve il örgütlerinden büyük destek gören bu konuşmasından bir hafta sonra, 12 Ekim Salı günü, yeni söylemini, daha sistematik bir üslupla dile getirdi. ANAP Lideri, deprem felaketi ve cezaevlerindeki isyanlardan sonra devletin yetersizliğinin bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, "Millet olarak üzerimizdeki elbise sökülmüştür. Bu sökük elbise dikiş tutmaz" dedi. Yılmaz'ın şu sözleri milletvekilleri ve toplantıya katılan partili belediye başkanları tarafından uzun süre alkışlandı:

"Devlete kırgın milletle, toplumu tehlike gören sistemle, vatandaşını hiçe sayan bürokrasiyle, insanı dışlayan cumhuriyetle, acze düşmüş siyasi anlayışla Türkiye'yi yeni bir çağa taşıyamayız."

SIKINTI NEDENİ
"Yapılacak iş ağırdır ama bellidir" diyen Yılmaz, demokrasiye geçerken devletin dokunulmaz yapıldığını ve bugün çekilen sıkıntıların da bu anlayıştan kaynaklandığını savundu. Yılmaz değişim şartlarının giderek ağırlaştığını bu konuda siyasetçilerin acele davranması gerektiğini belirtiyor. Yılmaz'ın bu konudaki tezi şöyle:

"Şartları ağırlaştıran şey, Türkiye'de siyasetçilere haklı haksız ayrımı yapmadan belli odaklar tarafından her gün ısrarla yöneltilen saldırılardır. Bu saldırılar bilinçli ve bilinçsiz şekilde ama artarak devam etmektedir."

Yılmaz'ın partisinin grup toplantısında dile getirdiği bu ifadeler yoğun alkış aldı. Konuşmaya ilgi toplantıdan sonra da devam etti. Hatta, FP Meclis Grup Yönetimi, Yılmaz'ın konuşma metninin bir örneğini istedi. ANAP'ın tüm il başkanlıkları da konuşma metninin kendilerine fakslanmasıni istediler.

Yılmaz, geçtiğimiz Perşembe gecesi yapılan MKYK toplantısında da sisteme yönelik eleştirilerini dozunu artırarak sürdürdü, Refahyol hükümetinin yıkılmasından sonra rejimi korumak için Anasol-D hükümetini kurmak zorunda olduklarınının altını çizerek anlattı. Bu konuşması da Çevik Bir tarafından belki eleştirildi ama parti tabanı ve halktan destek aldı.

Yılmaz, yaptığı konuşmalarla adeta ülkenin olağanüstü günlerinde kendisinin de partisinin de üzerine düşeni yaptığını, ama artık ANAP'ın gerçek misyonuna sahip çıkma zamanının geldiğini anlatmaya çalışıyordu. ANAP, hem ekonomide hem siyasette, liberal çizgisini yıllar sonra yeniden yakalamaya uğraşıyordu.

ANAP'ın Özal çizgisine dönmesi işte böyle oldu. Şamil TAYYAR

Protokolde davetsiz misafir
ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın Rize'de kurdelesini kestiği 13 okuldan biri olan Taşlıdere Gazi İlköğretim Okulu'nun açılış töreninde herkesi güldüren bir protokol şaşkınlığı yaşandı. Protokol tribününe gelen 2 yaşındaki Hande Dinç ismindeki küçük kız, Rize Valisi Erdal Ata'nın konuşma yapmak için boşalttığı koltuğa yerleşti. Hareketleriyle birdenbire neşe kaynağı olan Küçük Hande'nin Çayeli Belediye Başkanı Mehmet Aslankaya'nın yeğeni olduğu öğrenildi. Yılmaz gazetecilerin sorusu üzerine Çevik Bir'e de yanıt vererek, "Sayın Çevik Bir şahsı adına konuşmaktadır. İstediği kadar konuşabilir" dedi. Erhan SEVEN


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır