|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Özürlü ve yaşlıların Ecevit'ten istekleri var....
Sayın Başbakan Bülent Ecevit'in başında türlü, türlü problemleri var, onlarla uğraşıyor ama arada sırada kendisine ulaşamayanlar da var.
İşte ben bu ulaşamayanlarla ulaşılması gereken Sayın Başbakan arasında bir köprü vazifesi görüyorum. Garipler, sahipsizler, dertlerini anlatamayanlar, özürlüler, yaşlılar, yaşamlarını devletten alacakları üç kuruş paraya bağlamışlar, unutulduklarını yana yakıla anlatıyorlar. Ama dinleyen kim...
İşte ben ülkemizin insanı olan ama insan yerine konulmayanların seslerini duyurmaya çalışıyorum. Önce şu aldıkları paraya bakın!... Sonra da nasıl geçinebildikleri, nasıl yaşayabildiklerini düşünün!... Belki de diyeceksiniz ki, "Olur mu canım, sallıyorsun... Bu ülkede... Bu demokratik ülkede... Bu demokratik, laik ve aydınlık ülkede... Bu kadar ilericinin, aydının bulunduğu bu ülkede... Bu kadar lüksün... Bu kadar israfın... Bu kadar savurganlığın... Devlet malının bu kadar har vurup, harman savrulduğu bu ülkede böyle şey olur mu?... Yalan yazıyorsun vallahi..."
Bu sözleri söylemekte çok haklısınız!... Çünkü aşağıda okuyacağınız mektuptaki gerçekler bu ülkenin gerçeği... Evet, başımıza kimler geldi, kimler geçti... Neler geldi, neler geçti... Bizi kimler yönetti, kimler... Sıralayacak olursam, siz de şaşırırsınız, ben de... Çünkü burnundan kıl aldırmayan sosyalistler, sabah kahvaltısını senfoni dinleyerek yapan ilericiler, sabah namazını kaçırmayıp 5 vakit namazını eda eden dini bütünlerimiz, Atatürk ilkelerini düstur edinmiş nice aydınlar... bu ülkeyi yönetirken acaba aşağıdaki mektubun sahiplerini düşünebilmişlermiydi?... Bu mektubun sahipleri başka ülkede mi yaşıyordu?... Haydi şimdi bu mektubu hem okuyalım, hem ağlayalım... Unutmayalım ki, bu ayıbın sahibi sadece Ecevit değildir...
Sayın Başbakan Bülent ECEVİT,
Saygıdeğer Başbakanım, hatırlarsanız yine sizin Başbakanlığınızda kurulan azınlık hükümeti döneminde Başbakan olarak ilk icraatınız şehit, gazi, dul ve yetimlerinin almış olduğu malül maaş ikramiyelerine zam yapmak oldu. Buna Türk Milleti olarak hepimiz çok sevindik, çünkü aldıkları maaş ikramiyeleri bugünün koşullarına ve hayat şartlarına göre yeterli değildi. Ayrıca yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi hem maaş ikramiyelerine zam yapılmış olması, hem de hak sahiplerine Bayram öncesi maaş ikramiyelerinin ödenmiş olması tam isabet oldu.
Saygıdeğer Başbakanım, şimdi biz özürlüler olarak aynı ilgiyi siz saygıdeğer devlet büyüklerimizden bekliyoruz. Emekli Sandığı tarafından biz özürlülere ödenen üç aylık malül maaşlarına zam yapılmasını istiyoruz. Çünkü almış olduğumuz üç aylık malül maaşı 13.500.000.-TL'dır. Bunu aylık dilimlere böldüğümüzde karşımıza 4.500.000.- TL. rakamı çıkmaktadır. Bu da günümüz koşullarına ve hayat şartlarına göre yeterli olmamaktadır. Siz devlet büyüklerimizden dileğimiz en kısa sürede biz özürlülere ödenen maaşlara uygun bir ZAM miktarının tespit edilerek gerekli ayarlamaların yapılmasıdır. Hayırlı haberlerinizi bekler, saygılar sunarız."
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|