Şimdi kamuoyunda uyanan "Dağ fare doğurdu" izlenimini silmek için iki misli gayret sarfetmeleri gerek.
CNN Türk ile ilgili dikkate değer bir tek eleştiri okudum bugüne dek.. Can Dündar çok doğru şeyler yazdı.. Bir şey daha yazdı.. Adını..
Türk lafını beğenmemiş Can..
Garip bir moda akım var..
Yeni Osmanlılık demem gerek belki..
Osmanlı döneminde "Türk" sözcüğü ayıp olmuştu bir ara.. "Osmanlı" olmak vardı.. Türk olmak yoktu.. Ayıptı.. Hatta hakaretti.
Şimdi, gene ayni oyun hem de entellerimiz tarafından sahneye konuyor..
Türkiye halkı için Türk lafını kullanmak, yanlış ve ayıp.. Ortada "Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türktür" diyen bir Anayasa varken..
Can yazısının bir yerinde "Amerikanvari" diyor..
Yani Türk yok ama Amerikan var?..
Kim bu "Amerikan" Can?.. Manhattan'ı cıncık boncuk karşılığı beyaz adama satan kızılderili mi?.. Afrika'dan koparılıp getirilen zenci mi?.. Açlıktan ölmemek için Meksika'dan kaçan ıslak derili mi?.. Uzak Doğu savaşından boşalan çekik gözlü mü?.. Tren rayları döşeyenlerin çamaşırlarını yıkasın diye üç otuz paraya çalıştırılan sarı renkliler mi?..
Yoksa hepsi mi?..
Dünyanın 117 milleti bir araya gelmiş, olmayan bir millet yaratıp Amerikan olmuş kimsenin itirazı yok..
Türk'e en önce Türkler itiraz ediyor..
Peki "Türk" demeyelim bu ulusun insanlarına.. Bölelim.. Parça parça edelim.. Sonra sıra neye gelecek?..
Türkiye ne demek.. Türk eli.. Türk yurdu.. Ama burda sadece Türkler yaşamıyor ki?..
O zaman bu isim de yanlış.. Başlayacağız yeni şarkıya..
Türkiye adını da değiştirelim ki, kendilerine Türk demeyen yurttaşlar alınmasın..
Anadolu ve Rumeli Birleşik Devletleri!..
Yok yahu!..
İkinci Dünya Savaşı.. Pasifik.. Amerikan harp gemisi güç durumda.. Japon denizaltısı torpili sallamış. İsabet kesin. Gemiyi batmaktan kurtaracak hiçbir şey yok..
Kaptan, birinci süvariyi çağırıp emir veriyor..
"Aşağı in.. Mürettebatı topla.. Bir şeyler yap, onları güldür. Adamlar hiç değilse gülerek ölsünler.."
Birinci süvari aşağıda adamları topluyor etrafına..
"Şimdi, fermuarımı indirir, teşkilatı çıkarıp, şu masaya güm diye vurarak gemiyi ikiye bölersem ne yaparsınız?.."
Adamlar gülmekten katılırken, Birinci Süvari fermuarı indiriyor.. Teşkilatı çıkarıyor.. Vuruyor masaya..
"Gümmm!.." diye müthiş bir patlama..
Gemi ikiye bölünüyor. Görünüşte suyun üzerinde kalan iki canlı var.. Bir kapıya tutunmuşlar.. Kaptan ve Birinci Süvari..
Kaptan "Mürettabatı güldürdüğünden eminsin değil mi?.." diye soruyor.
"Katıldılar gülmekten.."
"Ne yaptın onları böyle güldürmek için!.."
Birinci süvari anlatıyor yaptıklarını..
"Bir dahaki sefere senin o teşkilatı daha dikkatli kullan" diyor kaptan.. "Torpil ıskaladı!.."
Eğer..
.. dünyada herhangi bir odanın, yatak odanız olması imkanı olsaydı, hangi odayı seçerdiniz?..
.. yaşayan ünlü birine suikast düzenlemek zorunda olsaydınız, kimi seçer, nasıl yapardınız?.. ("Seni" diyenleri duyar gibi oluyorum.. Ben hariç, aman ha!..)
.. bugüne kadarki yaşamınızın bir anında hayatınızı dondurmanız ve hep o yaşı yaşamanız mümkün olsaydı, geri kalan ömrünüzü hep kaç yaşında geçirmek isterdiniz?..
Pislik!..
İsmail Cem'in yıldızı fena halde parladı ya.. Saldırıya bakın..
Önce bir asparagas uydurmuşlar.. İsmail Cem Cumhurbaşkanlığına adaymış.. Keşke olsa, o da ayrı.. Onların niyeti bu değil.. Bu haberin kuyruğuna ne takmışlar bakın..
İsmail Cem'in kuzeni Cemil İpekçi sebetaycı (Yahudi dönmesi) imiş..
Anladınız mı mesajı?.. Anladınız mı, amacı!..
Bu ülkenin dibini oymanın yolu, ulusu bölmekten geçiyor.. Sunni, Alevi, Hıristiyan, Yahudi diye böl.. Türk, Kürt, Laz, Ermeni, Rum, Çerkez diye böl..
Bunu yapan kim?..
Tansu Çiller'in ceride-i paçavrası!..
Küçük istavritin öyküsü
Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp
Hızla atıldı çapariye
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya
Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu
"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu
Koca denizlere sığmazdı yüreği
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanıvermiş dostlarına
Değiyordu minik yüzgeci
İnsanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak baktı gökyüzünün içine
Yavaşça karardı dünya
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu
İşte tam o anda eğilip aldım onu
Yürüdüm deniz kenarına
Bir öpücük kondurdum başına
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına
Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler neden yaptın bunu niye
"Bir gün dedim bulursam kendimi
Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye"
Sevgili Feraye'ye ve okuyucum Ali Çetintür yollamış bu dizeleri..
Ne kadar güzel.. Ne kadar anlamlı.. Ne kadar dokunaklı..
Ama mesaj nasıl harika..
"Son ana kadar umudunu yitirmeyeceksin!.."
Bitince bitmez.. Umudunu yitirince biter!..