kapat

17.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Akla ziyan bilgiler

Geçen yıl yine "akla ziyan bilgiler" başlıklı bizi yazı okudunuz bu köşede. "Akla ziyan bilgi" aslında bilsek de bilmesek de olacak türden bilgiler.

Bilmemizin bir zararı yok, ama bilmeyince de hiçbir şey kaybetmiyoruz. Hatta bilmemek belki daha iyi, beyin hücrelerimizi boşuna doldurmamış oluyoruz. İnternet kullananlar görmüşlerdir, bu tür "akla ziyan bilgiler" dosyalar arasında dolaşıyor, meraklılar bu bilgileri birbirlerine gönderiyor. Diyorum ki, bu pazar biz de zararsız ve faydasız bilgilerden yararlanalım. Buyrun bakalım;

* Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır.

* Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.

* Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu Babalar Günü'nde ediliyor.

* Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97-72-82 cm. olacaktı.

* İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206'ya düşüyor.

* Her dört Amerikalı'dan biri mutlaka televizyonda görünüyor.

* Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz.

* Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

* Sarışınların esmerlerden fazla saçı vardır.

* Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar.

* İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.

* Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır.

* Filler zıplayamayan tek memelidir.

* Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.

* Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşar.

* Fareler kusamaz.

* Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır hiçbir değişime uğramadı.

* Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.

* Kediler ultrason seslerini duyarlar.

* Zürafaların ses telleri yoktur.

* Hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.

* İngiltere'deki bütün kuğular kraliçenin malıdır.

* Kutup ayıları solaktır.

* Amerika'da satışa sunulan ilk CD, Bruce Springsteen'in "Born in Theusa" albümüdür.

* Bir karınca kendi ağırlığının elli katı ağırlığı kaldırabilir.

* Timsahlar dilini dışarı çıkaramaz.n Zürafa 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptir.

* Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.

* Kangurular geri geri yürüyemezler.

* Zebra beyaz üzerine siyah çizgilidir.

* Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinliler.

* Mexico City her yıl 25 cm kadar batıyor.

* Buckingham Sarayı'nda 602 oda var.

* Yeni Zelanda, dünyadaki her iklimin yaşandığı tek ülke.

* Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.

* Bir Big Mac ekmeğinde ortalama 178 adet susam var.

* Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.

* Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg.

* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor.

* Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.

* En yakın oldukları noktada, Rusya ve Amerika'nın birbirlerine uzaklıkları dört km'den daha azdır.

* Central Park'ta yüzmek yasalara aykırıdır.

* Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.

* Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı.

* Suudi Arabistan'da hiç ırmak yoktur.

* Monako'nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş kadroya sahip.n Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.

* Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kası harekete geçirmek gerekiyor.

Farklı deprem yardımı
Anlatacağım olaya gülmeyin de şaşırmayın da, aynen yaşanmıştır ve çok da ilginç.

Deprem felâketiyle birlikte depremzedelere dünyanın her yerinden yardımlar yağmaya başladı. Herkes elinden ne geliyorsa yapmaya çalıştı, yaraları bir parça sarabilmek için seferber oldu. Ama, bugüne kadar öğrendiğim yardımlardan en ilginci Gölcük'teki bir Çadırkent'te yaşandı.

Depremin yarattığı yeni yaşam koşulları "bazı şeyleri" tamamen öldürdü. Örneğin cinsel yaşam neredeyse hiç kalmadı. Çünkü çadırlardaki içiçe yaşam koşulları cinselliği ister istemez yok ediyor.

Gölcük'teki bir Çadırkent'e iki hafta önce üç kadın gelmiş. Kampın sorumlusunu bulmuşlar ve "Biz hayat kadınıyız, maddi yardım yapamayız, ama bize bir çadır verirseniz bir süre bedava hizmette bulunuruz, bu da bizim katkımız olur" demişler. Kamp sorumlusu bir kaç erkekle konuştuktan sonra "tamam" demiş ve üç kadın sanki birer depremzede gibi bir çadıra yerleştirilmiş. Çadırın içini de üçe bölmüşler, hayat kadınları da "ellerinden gelen" yardımı sunmaya başlamışlar.

Ancak üçüncü gün kampta kalan kadınlar durumu öğrenmiş ve tabii anında kazan kaldırmışlar. Üç hayat kadını, o ana kadar yaptıkları yardımla yetinmek zorunda kalarak kampı terketmiş.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır