kapat

17.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Aşırı taze Nasreddin Hoca fıkraları

Nasreddin Hoca'ya: - Hafta sekiz, gün on dokuz, kürsülere çıkıp çıkıp "iç düşman-dış düşman" nutukları atarak, cümle alemi korkutmaya çalışmakla demokrasi olur mu, diye sormuşlar.

Hoca:

- Olmasına olur ama Bektaşi'nin namazı gibi olur, demiş.

Ve eklemiş:

- Biliyorsunuz Bektaşi'ye de "Aptestsiz namaz kılınır mı" diye sormuşlar. Bektaşi, "Ben kıldım oldu" demiş.

Hoca'ya:

- Türkiye'deki "insan hakları"yla, "düşünce özgürlüğü" konusunda ne düşünüyorsun, diye sormuşlar.

Hoca:

- Her ikisi de bir paralelin, biribirine aşık olduğu halde bir türlü buluşamayan karşılıklı iki çizgisine benziyor, demiş.

- Ne yapmak gerek peki?

- Her ikisini de gizli bir despotluğun üstüne çekilecek bir çarpı işaretinde birleştirmek gerek...

Hoca'ya yine sormuşlar:

- Türkiye siyasal düzen açısından komşusu Yunanistan'a mı daha yakın, yoksa uzaktaki İslam kardeşi Pakistan'a mı?

Hoca:

- Elbette uzaktaki İslam kardeşi Pakistan'a, demiş.

- Neden?

- Çünkü şimdiye dek Yunanistan'da sadece bir askeri darbe oldu. Bizde üç, Pakistan'da dört. Biz de, Pakistan da çok daha öndeyiz Yunanistan'dan...

Hoca'ya:

- Bir son soru daha, demişler. Bizde gerçek egemen kim?

Hoca:

- Sorunuzun adresi yanlış, demiş. Bana niye soruyorsunuz ki bu soruyu?

- Ya kime soralım?

- Çizmeciye...

Nasreddin Hoca'ya gemiyle yolculuğa çıkan genç ve güzel bir kadının güncesinden şöyle bir bölüm okumuşlar:

"Birinci gün...

Yolculuk çok iyi başladı, sevinçten uçuyorum.

İkinci gün...

Kaptanla tanıştım, yakışıklı bir adam.

Üçüncü gün...

Kaptan bana kur yapıyor, neşeli saatler yaşıyoruz.

Dördüncü gün...

Kaptan kendisinin olmazsam gemiyi batıracağını söyledi.

Beşinci gün...

Gemiyi kurtardım, içim rahat."

Ve sormuşlar Hoca'ya:

- Kadını bir kahraman olarak kabul edebilir miyiz?

Hoca:

- Demokrasiyi askeri bir darbeden kurtardığını iddia eden Mesut Yılmaz'ı da bir kahraman olarak kabul ediyorsanız, evet, demiş.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır