
Pisi pisine!
Amerika'lı bir grup, son on yılın en "pisi pisine ölümler"ini belirledi ve ödül kazananları açıkladı!
Birincilik ödülü Brezilya'ya gitti:
Roberto de Solisa, kendisiyle sürekli dalga geçen kardeşi Marko'yu kafasına kurşun sıkarak öldürmüş, 5 dakika sonra kendisi de ölmüş. Çünkü bunlar yapışık ikizlermiş.
İkinci sıra Kamboçya'nın oldu:
Kamboçyalı iki asker, mayınla futbol oynamaya kalkınca ölmüşler. Parçalanan iki asker, ordunun mayın uzmanlarıymış.
Jüri özel ödülü Amerika'da kaldı:
Bunalıma giren bir genç oturduğu apartmanın onuncu katından kendini atmış. Sekizinci katta, bir ağ gerili olduğu için kurtulacak..
Ama dokuzuncu katta oturan anne ve babası yine kavga ediyormuş ve sinirden deliye dönen baba, av tüfeğini karısına doğrultup tetiğe basmış. Anneyi ıskalayan saçmalar, o anda dokuzuncu kattan geçmekte olan gecin başına isabet etmiş.
İnsanoğlu, en trajik olaylardan bile gülme fırsatı çıkarabiliyor.
Basiretsizlik rekorları
Oy avcısı, yolsuzluk ve kayırma tutkunu, hesapsız-kitapsız-basiretsiz siyasetçilerimiz, yarattıkları facialarla bunlardan geri kalmıyor.
Tek fark, bizi inleten acılar, düşmanlarımızı güldürüyor..
İşte "yaz-boz" tahtası vergi ve af yasaları..
Avrupa Birliği'ne adaylığının önerildiği gün Türkiye'nin darbe tehlikesi atlattığını ihbar eden bir parti lideri..
Dünya fiyatı 110 dolar olan buğdayı 193 dolara almaya kalkan ve köylüye ödenecek 160 trilyon lirayı piyasadan toplamak için 470 trilyon borca gireceğini anlayınca çiftçiden özür dileyen bir hükümet..
Ucuz Türkmen doğal gazını savsaklayıp Rusya'ya kazıklandığı için Türkmenbaşı'dan azar işiten bir Enerji Bakanı..
İçine eş-dost-akraba-hemşehri 5 bin personel doldurulmuş bir meclis..
Ve bilgisayar çağında her 9 memurundan birinin odacı olduğu bir bürokrasi ucubesi..
SABAH bugün, yaralı bir balinaya benzeyen devletin içler acısı perişanlığını sergiliyor.
Pisi pisine sürünme
Kamu kuruluşlarındaki odacı sayısı bir yıl içinde 10 bin artarak 229 bin 363'e çıktı.
Devlet, odacılar ordusuna her yıl 1 milyar dolara yakın para ödüyor.
"Devlet küçüldükçe güçlenir" diye nutuk atan siyasetçiler, eğitimsiz, niteliksiz yığınları devlete sokuşturuyor, alt yapı, okul, hastane, güvenlik ve adalet için harcayacağı paraları böyle savuruyor.
Son beş yıl personel harcamalarına bütçede ayrılan pay sürekli enflasyonun üstünde oldu.
Ama memur sayısı arttığı için gelirler o kadar artmadı ve sadece rüşvet arttı.
Bu mutsuz 2 milyon memur, Arjantin'de "El Turco"nun sayılarını 250 bine indirdiği memurlar kadar mutlu ve verimli olamıyor.
IMF "kemerleri sıkın" diyor, hükümet milletin boğazını sıkıyor. Yeni memur ve odacı almak için sınav açmaktan halâ vazgeçmiyor.
Bu kadar yanlış kaza ile yapılamaz.
Acaba bizim siyasiler "Pisi Pisine Sürünen Toplumlar"la ilgili bir yarışmanın yapılacağını haber aldılar da ödüle mi asılıyorlar?