Teknik adam değişikliği, özellikle bu maçta F.Bahçe için iyi olmadı. Zeman, ne kendi futbolcularını çok iyi biliyor, ne de rakibi... Oyunu yönlendirecek, F.Bahçe'yi rakibin üzerine yollayacak adam Sergen... Ama o da çok sol kenarda oynadı. Topla fazla buluşamadı. İstediği topları alamadı. Boliç de sağ kenarda oynadı. O zaten çıtkırıldım. Hem ruhsuz, hem renksiz. Misafir sanatçı gibi. 60. dakikada oyundan çıktığında yere bile düşmemişti. Sanırım, Boliç'ten, en fazla memnun olan adam, F.Bahçe malzemecisidir. Hem şort, hem forma, hem tozluk, tertemiz kendisine geri geliyor.
Trabzonlular daha istekli, daha canlı; topa almak, sahip olmak için gidiyorlar. Sarı-lacivertliler ise göstermelik. Takımlar arasındaki fark, sadece bu.
Bülent Uzun, Abdullah'a atılan pet şişeler için oyunu durdurup anons ettirmeliydi. 73'üncü dakikada Vugrinec'in soldan getirdiği topta Selahattin, Alpay'ın önüne geçmek için hamle yaptı. Daha top Vugrinec'teyken ters tarafta ikili mücadeleye girdiler. Tribünden gördüğümüz kadarıyla, Selahattin kurtulsa Rüştü ile karşı karşıya kalacaktı. Top atıldı, Selahattin düştü. Düştü mü, düşürüldü mü? Alpay hareket yaptıysa sarı kart, sarısı olduğu için kırmızı kart. Hakem, gördüğü pozisyona bakıp düdük çaldıysa yine doğru. Ama görmediği pozisyona bu kararı verdiyse son derece hatalı.
Johnson, rakip futbolcularla yakın temasa girdiğinde hiç acımadan kasıtlı olarak dirseği ile rakibinin suratını dağıtıyor. Hakemlerin dikkatli olması gerekir.
Rüştü kaleciye paslarda saçma sapan işler yapıyor. İki takımı seyrettikten sonra G.Saray'ın farklılığı ortaya daha fazla ortaya çıkıyor.
Zeman'ın işi zor. Kendi istediği düzende mi oynatacak, yoksa elindeki malzemeye göre mi sahaya futbolcu çıkartacak? Bir an önce karar vermeli. Çünkü aradaki fark gittikçe açılıyor.