kapat

17.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'Avrupa duy sesimizi'
İngiltere'ye iltica etmenin en geçerli yolu artık siyasi sığınma değil. Londra'daki eşcinsel Türkler "farklı" olmanın avantajını kullanıp kolayca İngiliz vatandaşı oluyor. "Baskı görüyorum" demek yeterli...

İNSAN hakları konusunda sık sık köşeye sıkışan Türkiye'de bugüne kadar iltica denilince akla hep siyasi sığınma talepleri geldi. Gerçekten de Meriç'ten yüzerek geçenler ya da bir şekilde kapağı Avrupa'ya atanlar Türkiye'de fikirleri yüzünden eziyet çektiğini anlatıp hemen vatandaşlık hakkını elde etti. Oysa pek bilinmeyen bir ilticacı grup daha vardı. Bunlar Türkiye'de ancak 1980'den sonra "fark edilmeye" başlanan üçüncü cinsti. Birçok kişi nasıl Avrupalı olabilirim diye kafa yorarken eşcinseller ve lezbiyenler "cinsel kimliklerini yaşayamadıkları" gerekçesiyle çoktan eski kıtanın yolunu tutmuş ve yeni pasaportlarını almışlardı bile.

EN KOLAY YOL
Onların keşifleri az buz değildi. Çünkü Avrupa'da vatandaşlık hakkı elde etmenin en kolay yolu eşcinsel olduğunu öne sürmekti. Bizim Türkler de bunu çok güzel başardılar. Özellikle Londra'da eşcinsel ve lezbiyenlerden oluşan geniş bir Türk kolonisi ortaya çıktı.

Nasıl çıkmasın ki! İngiltere Başbakanı Tony Blair'in karısı Cherie Blair kocasının başbakanlığı aldığı ilk hafta eşçinsel haklarını korumak amacıyla hükümete karşı dava açtı. Eşcinseller parlamentoda gündeme geldi. Yeni haklar elde etti.

Böylesine korundukları bir ortam Türk eşcinsellerini daha da tahrik etti. "Türkiye'de baskı görüyoruz" diyen her "farklı" kişi İngiltere'nin kapısına dayanıp sığınma hakkı istemeye başladı. Akın akın Londra'ya giden bu yeni ilticacılar kendi ortamlarını da hemen yarattı. Artık Londra'da eşcinsellerin iltica taleplerini takip eden özel Türk avukatlar, buluşma mekanı olan özel barlar var.

ÖZEL DİLLERİ BİLE VAR...
İNGİLTERE'DE yaşayan Türk eşcinseller Türk-Yunan eşcinseller için ayda bir düzenlenen Türk gecelerinde memleketlerindeki olan alışkanlıklarını unutmamak için kendilerine ait özel dili kullanmayı ihmal etmiyorlar.

"Geçenlerde purimle penizleşmede bir madileştim bir madileştim hiç sorma" cümlesi eğer bu dili bilmiyorsanız bir anlam ifade etmeyebilir fakat bir eşcinsel bunun anlamının "Geçen gün yaşlı sevgilimle konuşurken bir kavga ettim, bir kavga ettim hiç sorma" olduğunu anlar.

Eşcinsel olmayanlar da sırada
Londra'DA Waterfords Avukatlık Bürosunda görev yapan Türk avukatlardan Tarkan Hasan bizim yerli eşcinsellerin iltica davalarına bakıyor. İngiliz yasalarının eşcinsellere Amerika ve Hollanda kadar olmamasına rağmen bazı haklar tanıdığını belirten Hasan, sırf bunun için eşcinsel olmadığı halde böyle olduğunu söyleyip iltica edenlerin bulunduğunu vurguluyor. Türkiye'den de çok sayıda başvuru olduğunu hatırlatan Hasan, iltica prosedürünü şöyle anlatıyor: "İltica eden kişinin ifadesi alındıktan sonra başvurusu İçişleri Bakanlığı tarafından incelemeye alınıyor. Karar yaklaşık 1 yıl içinde sonuca bağlanır. İlticanın kabul edilebilmesi için kişinin kendi ülkesinde karşılaştığı zorluklar ve fiziki tepkilerin kanıtlanması gerekiyor. Verilen beyan ispatlanmadığı takdirde iltica kabul edilmiyor."

Zeki Müren filmi çevirmek yerine Londra'ya kaçmış
İNGİLTERE'DE eşcinsel haklarını savunan Stonewall derneğinde Türklerin temsilcisi olarak çalışan KKTC'li Melis kendisinin iltica sorunu olmamasına rağmen hemcinsleri için mücadele veriyor.

Türk eşcinselleri için danışma bürosu açmaya hazırlanan Melis, Türk hemcinslerine iltica etmeleri yerine verilen diğer haklardan yararlanmalarını öneriyor. Bunun için çalışmalar yapacağını da söyleyen Melis'e göre iltica için yalan beyanda bulunmaya da gerek yok.

Zeki Müren'e aşırı benzerliğinden dolayı Zeki Müren filminde oynaması için yarışmaya katılan ve birinci olan Melis, şöhret merdiveninin bu ilk basamağına adım attığı anda İngiltere'ye gelmeyi tercih etmiş. Türkiye ya da KKTC yerine Londra'da yaşamayı seçmesini ise İngiltere'de eşcinsellere sağlanan özgür ortama bağlıyor. Ancak buradaki Türk toplumunun tutumu Türkiye'den pek de farklı değilmiş. Melis'e göre sadece Londra'da yoğunlaşan eşcinsel topluluğu kendi içinde mutlu bir azınlık oluşturuyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır