kapat

17.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
IFC: AB'ye girerseniz her şey farklı olur
IFC Başkanı Peter Woicke AB'ye üye olması halinde IFC'nin Türkiye ile daha fazla çalışma imkânı bulacağını söyledi

Son günlerde tartışma konusu olan Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda bir açıklama da International Finance Company (IFC) Başkanı Peter Woicke'den geldi. Woicke Türkiye'nin AB'ye üye olması halinde IFC'nin de Türkiye ile daha fazla sektörel bazda çalışma imkânı bulacağını söyledi. Woicke Türk özel sektörünün kaliteli insan kaynağına sahip olduğunu tek sorunun gelişmiş bir sermaye piyasası olmadığını söyledi. Woicke sorularımızı şöyle yanıtladı:

* Dünya Bankası ve IMF politkalarının gelişmekte olan piyasalarda işe yaramadığı görüşleri konusunda neler düşünüyorsunuz

Ben en başta Dünya Bankası politikalarının Asya krizi sırasında işe yaramadığına dair genel bir eleştiri duymadım. Ben 4 yıl boyunca JP Morgan Asya'nın başkanlığını yaptım ama o dönemde de ne IFC ne de Dünya Bankası'na ilişkin bir eleştiriden bahsedildiğini hatırlamıyorum. Bunun tam tersi bir görüşün hakim olduğunu söyleyebilirim. Yani IMF'nin insiyatifini kullanması sonucunda Asya'da düzelmenin beklenenden önce gerçekleştiğine dair bir görüş de hakim. Bugüne bakıldığında da IMF ve Dünya Bankası tarafından önerilen reçetelerin işe yaradığı daha açık görülüyor. Örneğin Kore bu yıl alınan tedbirler sayesinde yüzde 6'lık bir büyüme yakalamayı hedefliyor. Endonezya'da ekonomik problem aşıldı ama şimdi politik bir sorun var. Ama sanırım basın eleştirmeyi seviyor.

* Türkiye'nin AB üyeliği olumlu bir yola girdi. Bu IFC-Türkiye ilişkilerini nasıl etkileyecek.,

Türkiye AB üyesi olursa bizim ülke içindeki yolumuz önemli oranda değişecek. Çünkü Türk firmalarının uluslararası pazara girişleri daha kolaylaşacak Bu çerçevede de biz Türkiye'de daha çok sektörel bazda çalışma imkânı bulacağız.

* Türk sermaye piyasasının nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'deki özel sektörün en güçlü noktaları yönetim ve eğitimli insan kaynağı. Bence eğer bir ülkedeki çalışan kesim yeni teknolojileri tanıyan kullanan ve geliştirebilen bir noktadaysa gelişim hızlı oluyor. Türk şirketlerinin eğitime verdiklere önemin de günden güne arttığı görünüyor. Zayıf noktasıı ise kendisini finanse edecek güçlü bir yerel sermaye piyasasının bulunmaması."

* Türkiye gerçekten Rusya krizinden etkilenmedi mi?

Hayır. Ama şöyle düzelteyim. Asya krizi ve ardından Rusya krizi uluslararası yatırımcıları gelişmekte oan piyasalara yatırım yapma konusuda daha temkinli yaptı. Bu eğilim Türkiye'yi de ister istemez etkiledi. Ama bugün IFC olarak uluslarası sermayenin Türkiye'ye yatırım yama konusuda bir talebi olduğunu görüyoruz. Uluslararası ticari bankalara, ortakları gelişmekte olan piyasalara yatırım yapmaları için ciddi bir baskı yapıyor.

Büyük kurumsal yatırımcılarsa şu an gelişmekte olan piyasalara girmek için yeterince istekli değiller. çünkü Asya krizinide çok para kaybettiler. Bu da bizim üstesinden gelmemiz gereken sorunlardan biri. Ama bunun için de şirketlerin daha iyi yönetilmeleri ve şeffaf olmaları gerekli. Asya ülkeleri fantastik büyüme rakamarı yakalamıştı ama şeffaf olmadıkları için nereye doğru ilerlediklerini anlayamadık. Türkiye'de ise diğer ülkelerle kıyaslandığında şeffaflığın daha iyi bir noktada olduğunu görüyoruz.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır