CÜNEYT TOROS
Başbakan Ecevit ve beraberindeki heyet ABD gezisini çıkarken tüm para ve sermaye piyasası gözlerini Washington'a çevirmişti. IMF'ten bize verilen nasihatların geçmiştekilerle pek farkı yoktu. Ancak bizim ekstra olarak oldukça kararlı gözüktüğümüz bir enflasyonu düşürme programımız var.
Sonuçta IMF bize kabaca bütçeye ilişkin 'Maaşları ve faizleri ödeyin, zaruri yatırımları yapın, başka da harcama yapmayın' mesajını verdi. Bunun ekonomik hayattaki karşılığı teorik olarak çok açık; daralma. Ancak bizim bir de önümüzdeki yıl için yüzde 4'lük büyüme hedefimiz bulunuyor. Yani daralmayı da pek göze alamıyoruz. Sonuçta ortada hedeflerin ne kadar gerçekçi olduğu tartışması öne çıkıyor.
Bu kapsam içerisinde bizim kemerleri sıkmaya başlamamız durumunda sermaye piyasalarının bu gelişmeden nasıl etkilenebileceğini bir bakalım:
-Tüketimde bir daralma bizi bekliyor. Yılın ilk çeyreğinde özel tüketim harcamaları yüzde 6.7, ikinci çeyrekte yüzde 0.1 ilk yarıyılda yüzde 3.4 daraldı. Bu sürecin devam etmesi başta beyaz ve kahverengi eşya sektöründe sıkıntı yaratabilir.
-Otomobil üreticileri bu tip bir kemer sıkma politikasından en fazla etkilenecek sektör olarak ortaya çıkıyor. Sektördeki durum devam edecek gibi gözüküyor.
-Boğazımızdan da kısılamayacağına göre bu durumun özellikle market sektörü olarak adlandırılan parakende ticarete etkisi olması beklenmeyebilir. Nitekim yılın ikinci çeyreğinde imalat sanayinde gıda maddeleri üretimi yüzde 15'e yakın artış yaşandı.
-Marmara Depremi nedeniyle yılın ilk yarısında yüzde 4.3 daralan inşaat sektöründe canlanma beklenebilir. Çimento sektörü bu gelişmeden olumlu etkilenmesi artık kesin.
- Mali sektör sıkı para politikasının devamıyla mevcut durumunu koruyabilir. Zaten yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.8, ikinci çeyreğinde yüzde 7.5 ilk yarı yılda da yüzde 7.6 büyüyen sektör istikrarlı bir seyir izliyor.
-Tekstil sektörü zaten dip seviyelerde olduğu için önümüzdeki dönemde ihracata yönelik teşviklerle bir miktar canlanabilir.
-İç piyasada tüketimi fazla artırmadan düşük enflasyon sürdürülebilir büyüme hedefi tutturulmaya çalışılacağı için ihracat önem kazanabilir.