kapat

02.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MEHMET ALTAN(maltan@sabah.com.tr )


Uyuşturamadıklarımızdan mısınız?

Bülent Ecevit'in Amerika gezisinin bence en önemli haberi, FBI'ın "uyuşturucu" konusunu izlemek için Ankara'da bir büro açmasının kararlaştırılmasıydı...

Ankara'daki derin devletin "PKK'ya karşı girişilen savaşın uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirle finanse edilmesi" kararını almasından sonra, Türkiye kezzap içerek büyümeye çalışan bir çocuğa döndü.

Uyuşturucu ticareti, Türk ekonomisinin belirgin öğesi haline geldi.

Bugün Türk ekonomisinden ziyade "suç ekonomisinden" söz etmek çok daha yerinde olur.

***

21 Eylül'de Sağmalcılar Cezaevi'ndeki "çeteler savaşı" ile 25 Eylül'de Emniyet'teki tek demirsiz odayı bulup "pencereden atlayan" eroin kaçakçısı Mehmet Sormaz'ın "intiharı" durumun vehametini tüm açıklığıyla ortaya koymuştu. Emniyet'e ait iddialarda bulunacak her uyuşturucu sanığı gözaltındayken bir şekilde hayatına son veriyor. Bir önceki Hüseyin Uzun idi. O kendini "asmayı" yeğledi. Mehmet Sormaz ise gözleri bağlı bir şekilde pencereden atlamayı...

***

Sağmalcılar Cezaevi'ndeki "çeteler savaşı" da, uyuşturucunun Ankara'yı çoktandır egemenliği altına aldığını ispatlıyordu.

Susurluk Skandalı'nın kapatılması gibi bu olayın üzerine de derinliğine gidilmedi. Türkiye'de "suç ekonomisi" egemen oldukça da gidilemez...

Vurulan çete liderinin koğuşunda "5 trilyonluk döviz" bulundu. Öldüren ise uyuşturucu kaçakçılığından kaynaklanan 2.5 milyon marklık bir meblağı "tahsil" etmek gibi bir görevden sabıkalanmıştı.

***

Gündemden düşürülen Susurluk Komisyon Raporu, Amerika'nın Ankara'da FBI Bürosu açma kararına giden yolu şöyle betimlemekte:

"Devletin gizli istihbarat örgütleri ile ilgili yapı bozuklukları vardır. Bu örgütlerin kendi asıl işleri yerine, operasyonlara ve başka işlere katıldıkları anlaşılmıştır. Bu nedenle, hukuk dışı faaliyetlere girişmelerinin denetlenmesinin zor olduğu ve kendi mevzuatlarına uyup uymadıkları dahi bilinmemektedir. Mehmet Eymür'ün ifadesine göre, Gizli İstihbarat örgütlerinin (MİT, Genelkurmay İstihbarat, Polis İstihbarat, JİTEM, vs.) kontrol mekanizmaları olmadığından, yaptıkları işlerin hukuka uygun olup olmadığı denetlenememektedir.

Organize suç örgütlerinin devlete sızmalarının başka bir nedeni de, ekonomiktir. Bu örgütler ekonomik güç elde etmek için siyasal gücü de kullanmaktadır.

Kara paranın aklanmasında, özellikle uyuşturucudan sağladıkları gelirlerin (tahminen 50 milyar dolar) aklanması gerekliliği devlete sızmalarında etkili olmuştur."

***

Nitekim, Sağmalcılar Cezaevi'ndeki çatışmanın gerçek yüzünü Tuncay Özkan şöyle açıklıyordu:

"Cezaevlerinde kim hakim olursa, sokakta da onların sözü geçecek. Haraçlar ona göre toplanacak ve dağıtılacak. Milyarları aşan yıllık cezaevi haracının aslan payını da savaşın galibi alacak.

Bu, mafyanın dinamiği. Buna yol açan ve büyüten sebep, cezaevinde denetimi sağlayamayan Adalet Bakanlığı, sokakları mafyaya teslim eden veya mafyayı gizli operasyonlarda kullanan İçişleri Bakanlığı birimleri ve gizli servisler."

***

Avukat Ergün Cinmen de "paralı uyuşturucu kesim" ile "parasız devlet" çelişkisi ve Sağmalcılar Cezaevi'nin durumunu berraklaştırıyor:

"Babaları daha çok Bayrampaşa'ya koyuyorlar. Bir de Metris'e. Bu mafya babaları Türkiye ekonomisinin üçte birini, yani kara paraları elinde tutuyor. Bu yüzden onların girdiği yer şenleniyor. Peşlerinden uyuşturucu da, silah da, kokoreçci de giriyor...

Kimseyi töhmet altına almak istemiyorum. Ama bir yanda Türkiye ekonomisinin üçte birini yöneten grup diğer tarafta zayıf mı zayıf bir yapı var. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayısı 70 bin. Yani Türkiye'de yaşayan her bin kişiden biri mahkum.

Adalet Bakanlığı'nın bütçeden aldığı pay ise sadece yüzde 1. Bu parayla adliye kuracak, hapishane inşa edecek, maaşlar ödenecek. Nasıl? Bu kadar zayıf bir Adalet Bakanlığı ve zayıf bir cezaevi idaresiyle içerilerin suç batağı olması çok normal. Cezaevinin boyu posu uygun olsaydı bırakın silahı, içeriye tank bile girebilirdi."

***

İçişleri ve Adalet Bakanlığı mafyalar ile itişmiyor ama "siyasi sanıkların" serbestçe öldürülmesinde hiçbir mahzur görmüyor.

Radikal Gazetesi, 1996 yılında da Diyarbakır Cezaevi'nde katliama dönüşen ve yine on tutuklunun öldürülmesiyle sonuçlanan olaydan dolayı yargılanan 65 güvenlik görevlisinin bunca yıldır ifadesinin alınmadığını belirtiyordu.

Siyasilere karşı kurşun, mafyacılara karşı kıldan ince bir boyun...

***

Amerikan ekonomisi epeydir "bilgi çağını" yaşıyor. Yüzde 4.5 oranında bir büyüme ve yüzde 4.2 düzeyine çekilmiş bir işsizlik. Avrupa'nın yüzde 2.2 büyümeyi ancak yakalayıp, işsizliği yüzde 9.2'nin altına indiremediği düşünülürse, Amerikan ekonomisinin başka bir evreye geçtiği daha da belirginleşir.

Böyle yeni bir dönemde uluslararası sistem "mafyalara" izin vermez hale geliyor. Mafyaya para kaptırmak kendi çıkarı ile çelişmekte... Amerika'nın Filipinler'de Markos'u, Panama'da Noriega'yı, Kolombiya'da da "uyuşturucu baronlarını" yere çalması bu yüzden...

Yeni Dünya Düzeni'nin, sanayi devrimi sırasındaki gibi mafyaya kaptıracak parası yok. Kâr marjı düşük yüksek teknolojili ürünler, sürümden kazandıracak kadar çok ve geniş alanda satılmak mecburiyetinde.

***

Türkiye ise 1980 sonrası rejimin yol vermesi ile yirmi yıldır "suç ekonomisi"ne geçmiş bulunuyor. Ülkenin ruhunu uyuşturucu ticareti esir aldı. O nedenle de ekonomik göstergeler hiçbir şey anlatamıyor.

Buna karşın "rant savaşının" acımasızlığı durumu daha net gösteriyor. Cezaevlerinde insanlar kafalarından vurularak öldürülüyor ve cezaevi yönetimleri böyle bir olaya müdahale bile etmiyor.

***

Amerika gezisinin en büyük olayı FBI'ın Ankara'da büro açması oldu.

Yeni Dünya Düzeni, gönderdiği sinyaller iyi algılanmayınca kolları sıvadı.

Şimdi, mafyayı, uyuşturucu ticaretini, kafa para aklamayı kendi elleriyle yakalayacak.

Suç ekonomisinin günahkârlarını "devlet" yakalamadığı için şimdi dünya yakalamaya geliyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır