kapat

02.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Bisikletini depremzedelere verdi
Anne-baba şefkatinden uzak büyüyen, tek hayali bir 'bisiklet' olan Emre, SHÇEK Genel Müdürü'nün hediye edeceği bisikleti depremzede çocuklara bağışladı.

Elif ERGU

EMRE SEVEN 12 yaşında. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) Ağrı Yetiştirme Yurdu'nda kalıyor. Anne-baba şefkatinden uzakta, devlet koruması altında büyüyen Emre'nin en büyük isteği bir "bisiklet"ti.

17 AĞUSTOS'ta büyük deprem felaketi yaşanmasaydı, Emre bu düşüne kavuşacaktı. 18 Ağustos'ta Ağrı'yı ziyaret edecek olan Devlet Bakanı Hasan Gemici ve SHÇEK Genel Müdürü Bülent İlik, Emre'ye bisiklet armağan edecekti.

EMRE bisikleti hak etmişti. Birkaç ay önce Bülent İlik ile kendi isteğiyle bir protokol imzalayan Emre, protokole şunları yazmıştı: "Harap haldeki kurumun bahçesini güzelleştirirsem, genel müdürüm bana bisiklet alacak."

EMRE kısa süre içinde kurum bahçesini düzenledi. Küçücük elleriyle günlerce toprakla uğraştı, okula bisikletle gideceği günleri hayal etti. Deprem gecesi Emre yatağına bir gün sonra bisikletine kavuşacak olmanın heyecanıyla girdi.

ANCAK o gece tüm Türkiye'yi yasa boğan korkunç deprem felaketi oldu. Emre kimsesizliğin ne demek olduğunu iyi biliyordu. Depremden sonra bisikletini düşünemedi. Zaten beklediği konuklar da Ağrı'ya değil, deprem bölgesine gitmişti.

EMRE, günlerce televizyondan, gazetelerden deprem felaketini takip etti. Ve eline kalemi alıp, duygularını SHÇEK Genel Müdürü Bülent İlik ile paylaştı: "Oradaki çocukların hepsini kurtardınız mı? Kurtulanları bizim yanımıza getirin. Biz onları anlarız."

İşte Emre'nin mektubu
Buraya gelememeniz bizi çok üzdü. Ancak oradaki çocukların size bizden daha çok ihtiyaçları var. Bizim en azından kalacağımız evimiz, yurdumuz, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, uzman ablalarımız var. Ama oradaki çocuklar annesiz, babasız, oyuncaksız, arkadaşsız tek başlarına kaldılar...

Biz akşam olunca sıcak yemek yiyebiliyoruz. Düşünüyorum da acaba onlar ne yiyorlar? Kime sarılıyorlar? Sonra yine düşünüyorum. Yıkılan evlerin altında nefessiz kalan çocukları... Onların hepsini kurtarabildiniz mi? Diyorum ki orada kurtulan kardeşlerimizi bizim yanımıza gönderin. Biz onlara bakarız.

Ben bahçemdeki sebzeleri ve soğanları büyüttüm. Onları satıp parasını depremzedelere gönderebilirim. Bisikletimi de annesi, babası olmayan bir çocuğa verin. Eminim o çocuk çok sevinecektir. Ben her zaman bisikletim olsun istedim. Şimdiye kadar hiç bisikletim olmadı. Bisikletim olunca okuluma bile bisikletle gitmeyi düşündüm.

Olsun siz bisikleti bana sonra da alırsınız. İmzaladığım kağıdı saklıyorum. Annelere ve babalara da çok üzüldüm. Acaba burada da deprem olur mu? O zaman buraya da gelir misiniz? Eminim gelirsiniz. Çünkü siz hepimizin annesi ve babasısınız.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır