kapat

02.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kimler aldatılmıyor ki?
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan "İllâ aldatılmak mı lâzım?" başlıklı yazımıza gelen telefon ve fakslar, çok güzel ve kültürlü kadınların da aldatıldıkları gerçeğini tekrar gündeme getirdi.

Yasemin KARAKAŞ ŞAHİNKAYA

İHANET "NORMAL" Mİ?
HILLARY CLINTON gibi kültürlü ve alımlı, Hülya Avşar gibi güzel, Mia Farrow gibi cazibeli, Monaco Prensesi Stephanie gibi seksi, Diana gibi hoş, sosyal ve sevilen bir kadın için bile aldatılmak "normal" bir olaymış gibi algılanırken; kendi için yaşamı bırakmış, evliliği ve "erkeği" için yaşayan kadınların, yani halk arasındaki tabirle "saçını süpürge etmiş" kadınların aldatılması hiç de anormal karşılanmıyor.

HER ŞEY MÜBAH!
ÇÜNKÜ genellikle kadınlar, kocalarının ya da birlikte oldukları erkeklerin başka ilişkilerine göz yumma eğilimindeler. Çünkü hâlâ "kaybetme, yalnız kalma, ekonomik güvenceye sahip olamama, başarısız ilan edilme, yeni bir hayat kurma" korkusu kadınların birlikte olduğu erkeğe "her şeyini kabul edeceğim," sinyalini veriyor. Ama mesele sadece gönderilen bu sinyal de değil!

ŞAHSİ BİR ŞEY DEĞİL!
ALDATMA aslında kişinin tamamen kendisiyle ilgili bir olay. Çoğu zaman birlikte olunulan kişiyi yıpratmak için yapılan bir davranış olmuyor. Ama kişiler bunu kendilerine yapılan bir saldırı olarak algılıyorlar. Değişen istekler ve arzular, farklı bir şeyler bulma ve yaşama isteği, bağlılık-bağımlılık ve zaman akıp geçiyor korkusu erkekleri -hatta bazen kadınları- illegal ilişkilere sürükleyebiliyor.

NEDEN ALDATILIR?
Erkeklerin mutlulukları için de, mutsuzlukları için de birlikte oldukları kişiyi sorumlu tutma mantığı güttüklerini söyleyen Psikolog Oya Fidanoğlu, başkasıyla birlikte olmamayı, "kişinin kendi yaşamı için isteklerini ve ilişkisinden beklentilerini sorgulamaktan kaçmak" olarak yorumluyor. Oya Fidanoğlu iki nedenden dolayı "aldatma" eylemi gerçekleştiğini söylüyor:

Kişinin bireyselleşme, kendini yenileme, özgürleşme ve hayatı için yeni şeyler yapma isteğinin yanlış yorumlanarak, eşten uzaklaşılması...

Eşle yaşanan mutsuzluğun, çatışmaların doğal payı... Kişilerin farklı yönlerde, farklı hızlarda değişim içinde olmaları, ilişkinin uyum ve ayarının bozulması ve bunun kişileri başka insanlara yöneltmesi. Bir başkasına yönelme, bozulan "ayarı" sorgulamaktan kaçmadan başka bir şey değildir.

Aldatılan kişinin (ya da aldatıldığından şüphelenen kişinin) kendisinde yapacağı herhangi bir değişikliğin de sorunların kökenine inmek yerine, yüzeysel çözümler aramaktan ibaret olacağını söyleyen Oya Fidanoğlu, bir de "aldatılma" olayının yorumlanmasında kadın ve erkeğin farklı bakış açılarına sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Aldatma ve aldatılma hâlinde erkek tüm suçu partnerine yönlendiriken, kadın tüm suçu "öteki kadın" da buluyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır