kapat

23.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


E. S. A. B. B. S. Y.

"En seksi Ahmet Bey, başka seksi yok." Bu başlıktı. Uzun geldiği için yazmadılar. Ben de kıyamadım. Baş harflerini yazdım. Alın size açılımı.

Kadınlara sormuşlar; anket yapmışlar, en seksi erkek, Prof. Ahmet Mete Işıkara çıkmış. Selahattin Duman ondan önceki anketin birincisiymiş (hadi onun mantıklı bir yanı var; ses tonu pek güzel, gözleri de şehla). Bir aralar da Turgut Özal'ı en seksi seçtilerdi.

Bu adamları seksi kılan şey nedir? Soruyu değiştirip soracak olursak, bu seçimlerdeki ortak payda ne ola ki?

Ben biliyorum: Güç kaynağı olmaları. Ahmet Mete Işıkara'nın neden güç kaynağı olduğunu artık sokaktaki kediler bile biliyor. Selahattin Bey desen hemen herkesi (başta kendini) ti'ye alan ama kimsenin kızamadığı bir adam, cazip midir değil midir? Siz söyleyin.

Rahmetli Turgut Özal'ın sebebi ise sadece güç faktörü olsa gerek. Yıllarca bakıp seksapelinin mantığını bir yere dayandıramadım... Evet bu olsa gerek.

Seksi olmanın tanımı, demek bir sürü insanın sandığı üzere çıplaklık değilmiş. Zira bu ve benzeri şahısların bazılarının, şortundan görünen kıllı bacakları dışında bir yerlerini görmüş ve etkilenmiş de değiliz. Ya da seksapelle çıplaklık arasındaki ilişkiyi irdelerken sürü ile bikinili pazar ilavesi kızının fevkalâde seksi olduklarını kendilerine teslim etmemiz lâzım ki, edemiyoruz (hadi kadın kadını kıskandı diyelim, erkekler de böyle düşünüyor, n'aber).

Abazanlar konu dışı
Anladığım kadarı ile bu "seksi olmak" denen hadisenin biraz da gizemli olmakla mı ilgisi vardır nedir? Öyle ortalara saçılıp, üstündeki başındakini fayrap eden* her kişi (hatta bir kısım erkişi) yukarıda işaret edildiği üzere bu kadar ilginç bulunmuyor; ne derseniz deyin.

Tabii bir parça süzgeçten geçmiş kişilerin beğenilerinin doğrultusunda bunlar böyle oluyor. Abazanlar konumuz dışı. Onlar tüyü yolunmuş tavuk bedeni görseler, bir tuhaf olabilirler kanaatindeyim.

O zaman insanımızın seksapele bakış açısı kaç derecedir? Süzgecin üzerindekiler mi, deliklerin arasından süzülüp gidenler mi daha fazladır; ona da siz karar verin.

"Çıplak kız resimleri mevzuatında arz mı talebi yaratıyor, talep mi arzdan doğuyor?" Bu da ikinci baraj sorunuz...

***

Ahmet Mete Işıkara amcamıza dönecek olursak (bu 'pazarcı' hitabımdan dolayı bağışlasın, artık aileden biri), kendisi hakikaten pek sabırlı. Yatak odasının resimlerini çekmek isteyenleri kırmayacak kadar da kibar. Kadın taifesi acaba yatağının sayzını** görünce; "Amca Bey yataklara sığmıyor, bunda bir iş vardır," dedi de bu çeşit bir sebepten dolayı mı en seksi o seçildi?..

İhtimaldir... Ah deprem sen nelere kadirsin, ne cevherler ortaya çıkardın!

"Hiç bile seksi değiliz"
Bu seksi varlık ilan edilme durumları, kadından dolayı başka, erkekten dolayı başka tezahür ediyor. Daha önce de değinmiştim bu mevzuya, erkek eşhas ödül almış gibi sevinip nerdeyse boynuna yafta takıp dolaşacak hâle bürünürken, kadın kısmısı çoğu zaman; "Hiç bile, asla değilim," sendromuna giriyor. (Bkz: bir zamanlar ben!) Çünkü seksi olmak vamp olmakla eşdeğer tutulmuş yıllardır. Kadın için kötü ve sanki ehl-i namus değilmiş görüntüsü veriyor seksi algılanmış olmak. Ne hata, ne yanılgı!

Güzellik endüstrisi kadın için ve erkek için saat başı buluşlar icat ederken bir kısım insanın böyle düşünmesi ve bazılarımızın da; "Zinhar seksi değilim!" diye bu fikre farkında olmadan hizmet etmesi, hakikaten ne hata...

Ahmet Bey sevinmiş midir?

Erkekler bu nişaneyi başlarının üzerinde taşıyorlar çoğunlukla, bundan utanmak şöyle dursun. Sadece Ahmet Beyefendi için kendi şahsi tahminimi ileri sürüyorum: Ahmet Bey bir parça utanmış, hatta tövbe-i istiğfar getirmiş dahi olabilir. Bir parça sevinç duymuş mudur bilemiyorum.

Konu derin konu. Arada bir girilip dolaşılacak, üzerinde ahkâm kesilecek kadar derin.

Pazara Bozcaada seferimden sözedeceğim. Zeki Alasya, Metin Akpınar, Yıldız Kenter, Şükran Güngör ve Eşref Kolçak'lı iki günümü anlatacağım. Görüşürüz...

*Fayrap etmek: Açma, çıkarma.

**Sayz: (Aslı "size") İngilizce beden, ölçü demek.

***Tövbe-i istiğfar: Tanrı'dan suçların bağışlanmasını dilemek.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır