


Kâbus gibi...
Yeter artık.
Bilim adamları, hergün konuşmazlar...
Her gece kanal kanal gezip aynı lâfları tekrarlayarak felâket tellallığı yapmazlar.
Bir kere söylediniz, yetti...
Öğrendik ki İstanbul'da deprem olacak, anladık efendim.
Ama her gece karşımıza geçip bunu temcit pilavı gibi tekrarlıyorsunuz.
Kimsede moral bırakmıyorsunuz... Çalışma arzusu kalmadı. Ekonomi eskiden de nazlıydı, şimdi iyice durdu.
Konuşup da zaten ne söylüyorsunuz ki...
Özetlersek:
a) Artçı depremler sürecek.
b) İstanbul'da mutlaka şiddetli bir deprem olacak... (Onun da tarihi belli değil. 1 hafta mı desem, 1 yıl mı, 30 yıl mı... Allah bilir.)
*
Öğrenmeyen kalmadı.
Yeni bir şey söyleyeceksiniz onu söyleyin.
Ama lütfen her gece asabımızı bozmayın.
Bilim adamlarını, politikacılardan ayıran bir ciddiyet çizgisi vardır. Politikacı hergün konuşur. Aynı lâfı söyler. Ama bilim adamları bir kere konuşur. Gerçekleri anlatır ve çekilir.
Siz öyle yapmıyorsunuz.
Nedir?
Medyatik olmak çok mu hoşunuza gitti?
Ya da millet ağzınızdan çıkacak bir lâfı heyecanla bekliyor diye büyük keyf mi alıyorsunuz?.. Yâni, ocağınıza düştük, öyle mi?
Diyeceksiniz ki halkı uyarmaya mecburuz.
Anladık ama her gece mi?
*
Üstelik... birbirinizi de beğenmiyorsunuz.
O anlamaz, o bilmez diyerek meslekdaşlarınızın kariyerleriyle oynuyorsunuz.
Manidar tebessümler, müstehzi bakışlar... mütevazi gibi gözüküp, aslında pek yukarlarda dolaşmalar...
Ama yetti canım.
Hani görmemişin oğlu olmuş da çekmiş burnunu koparmış...
O hesap, siz de bilim adamlığınızı göstermek için, depremi ta kılcal damarlarımıza kadar sokuyorsunuz.
Şimdi ben bu yazıyı yazdım ya, bir gün (ya da yakında) deprem olursa, karşıma geçip n'aber demeyin... Çünkü ben deprem olmayacak demiyorum, hurafelerle de uğraşmıyorum. Dediğim şudur: Bilim Adamı gibi davranın. Meseleyi magazinleştirmeyin... Bunun bir adım sonrası tele-vole'lerde arz-ı endam etmektir, anlaşıldı mı?
*
Diğer taraftan da düşünüyorum.
Dünyada bizim kadar bol profesörü olan ülke var mı acaba?
Gerçek hocaları tenzih ederim. Çok değerli profesörlerimiz olduğunu biliyorum...
Hem de her dalda.
Ama bilim, adı üstünde, tartışılmaz bir gerçek'tir. Depremde iki-üç, hatta 4-5 ayrı görüş olmaz. Eğer olursa o henüz bilimselleşmemiş bir meçhul demektir...
Siz bunları oturun, kendi aranızda tartışın.
Hem, 40 yıldır neredeydiniz?
Artçı depremleri bize niçin daha önce öğretmediniz?
Körfez Faciası'ndan önce Yer Bilim diye bir şey yok muydu?