kapat

23.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Halk seçsin!

Seçmen oyunu atarken "Benim çıkarım ne olacak?" diye sorar. O nedenle yerleşik demokrasilerde adaylar proje sunar.

Türkiye, Cumhurbaşkanı seçimine hazırlanıyor. Ama Cumhurbaşkanı'nı halk değil meclis seçecek. Meclis dediğiniz de liderlerin emrinde, birbirlerine yakın büyüklükte, aşiret yapısına benzer beş parti.

Yani Devlet Başkanı'nı bu beş liderin "Benim çıkarım ne olacak?" sorusu etrafında oluşturacakları pazarlıklar belirleyecek.

Daha açığı Türkiye'nin değişim mecburiyetleri ve halkın umutları, özlemleri, bu seçimde hiç etkili olmayacak.

Politika değil, entrika belirleyici olacak.

Bütün liderlerin gönlü Çankaya'dadır. Ama bereket hepsi hadlerini biliyor. Sicillerinin, birikimlerinin ve ufuklarının, gönüllerindeki aslanı meydana salmaya yeterli olmadığını görüyorlar.

İçlerinden birinin kontrolleri dışında aradan sıyrılıp Çankaya'ya çıkabileceği korkusu, onları mütarekeye götürüyor.

Demirel'in görev süresinin uzatılmasıyla ilgili Anayasa değişikliği üstünde oluşmaya başlayan uzlaşmanın anlamı budur.

Cumhurbaşkanı Demirel, dün arkadaşımız Yavuz Donat'a önemli (!) bir açıklamada bulundu: "İsterim veya istemem diyemem.."

"Yan cebime koy" kabulünün Demirel versiyonudur bu ifade.

Cumhurbaşkanı, bu seçimi artık halkın yapması gerektiğini savunuyordu eskiden.

"Eğer meclis bana bu yönde bir güven ishar ediyorsa, böyle bir hakkı ancak halk oyu ile seçilecek bir Cumhurbaşkanı olmak için kullanmak isterim. Yeniden meclis seçecekse istemem.."

Niye bunu demiyor?

Çünkü liderler, demokrasi lafına gelince mangalda kül bırakmazlar. Ama karar anı çatınca onları ara ki bulasın..

Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip ülkesi olan Türkiye, dünyanın en yaşlı liderleri tarafından yönetilmeye daha ne kadar mahkum olacak?

Ufuksuz liderler, gücü halka devretmemek için, bu kötülüğü de göze alacaklardır.

Ama biz Türkiye'deki değişim dinamiklerinin, bu yaşlılar oligarşisine geçit vermeyeceğine inanıyoruz.

Amerika umudu

Başbakan Ecevit, yeni yüzyıldaki kaderimizi belirleyecek bir geziye çıkıyor.

Türkiye, toplumsal itişlerin etkisiyle demokrasi ve insan hakları yolunda hareketlendi ve Avrupa Birliği ile yakınlaşmaya başladı.

Ekonomisinin sahip olduğu dinamiklerin harekete geçmesi ve cesaretlenmesi, yeterli dış kaynağı yaratmasına bağlı.

Amerika bu alanda Meksika, Brezilya, İsrail, hatta Mısır'a verdiği desteği şimdiye kadar bize layık görmedi.

Türkiye, hem kendi potansiyeli, hem bölgesel gücü ve ilişkileri ile Amerika için kârlı bir yatırım alanıdır. Ecevit, mevcut siyasi sorunların çözümü konusunda muhatap alınabilecek en etkili Türk Başbakanı'dır.

Gezinin başarısını, Türkiye'nin olanaklarını Ecevit'in Amerika'da pazarlama kabiliyeti belirleyecektir.

Ecevit'in birikimi ve saygınlığı, bu geziye bağladığımız umutları boşa çıkarmayacaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır