Türkiye'nin yüreğini ağzına getiren 45 saniyelik deprem, ülkenin en seçkin jeolog ve sismologları arasında da yeni bir fay hattı kırdı. "Acaba yarın ne olacak" endişesi ile hop oturup hop kalkan, bir tüyo almak için hiçbir uzmanın lafını kaçırmayan halk bu yeni fay hattı sayesinde adeta maymuna döndü. Uzmanlar farklı fikirleri savundukları gibi bir de birbirlerini "O bu işten anlamaz" şeklinde suçlayınca akıllar iyice karıştı.
Uzmanların tartışmaları, son olarak pazartesi gecesi saat 00.28'de meydana gelen 5.0 şiddetindeki şokla alevlendi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, depremin merkezini Tekirdağ açıkları olarak saptarken, İTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Tuncay Taymaz depremin Marmara Adası'nın önünden uzanan Marmara fayında oluştuğunu savundu. Taymaz, daha da ileri giderek "Her jeolog sismolog değildir. Işıkara'da konunun uzmanı değildir" dedi. Sismoloji Labarotuvarı'ndan Doç. Ali Pınar'ın bu konudaki görüşü ise depremin Tekirdağ açıklarında Marmara Adası'nın yakınında olduğu şeklinde. Ancak Pınar'ın asıl altını çizdiği bilgi, Marmara'da büyük şiddette deprem olmadığı için fay hatlarının yeri, sayısı, hareketleri ve doğrultusu hakkında bilgisiz olduğumuz.
Kim ne diyor?
Doç. Dr. Tuncay Taymaz (İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Bölümü Deprem Sismolojisi Anabilimdalı Başkanı): Işıkara da bu işin uzmanı değil. Tekirdağ açıklarında olduğu söylenen deprem, aslında Gölcük depreminin bir uzantısı.
Prof. Dr. Aykut Barka (Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü Müdürü): 3 ay ile 30 yıl içinde İstanbul'da büyük bir deprem olacak. 5.0 şiddetindeki deprem, normal bir Marmara depremiydi.
Prof. Celal Şengör (İTÜ Maden Fakültesi): Marmara'daki tek fay iki uçtan gerildi. İzmit itiyor, Saroz çekiyor. Bu kırılma 2 ile 10 yıl arasında olabilir.
Prof. A.Mete Işıkara (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü): 7.4 şiddetli depremin ardından artçılar devam edebilir. Bu artçıların 6'yı geçmemesini bekliyoruz.
Zeynep KURTBAY