Dar alanda, sıkışık ve hacimsiz bir seyir izleyen mali piyasalarda gözler Amerika'ya çevrilmiş durumda. Önce IMF-Dünya Bankası toplantıları başlayacak. Bu toplantılarda IMF ile stand-by anlaşmasının şekillenmesi bekleniyor. Bu toplantılar bitmeden Başbakan Bülent Ecevit'in Amerika'ya yapacağı ziyaret ekonomik bakımdan yeni beklentiler yaratıyor. Tekstil kotalarının artırılması, deprem için mali yardım, ihracatı kolaylaştıracak bir serbest ticaret bölgesi gibi projelerin bu ziyarette ele alınması bekleniyor. Bunların ne kadarının nasıl gerçekleşeceği şimdiden bilinemez ancak piyasalar bu gelişmeleri kısmen satın alıyor.
Bu iki gelişme yanında Yunanistan ve AB ile ilişkilerin düzelmesi ve Aralık ayında Türkiye'nin tam üyeliği süreci konusunda verilebilecek bir karar sonbahara girerken mali piyasaları ayakta tutan etkenler olarak görülüyor.
* Döviz girişi - Bu üç gelişmenin olumlu sonuçlanması halinde hem ihracat hem de yabancı sermayenin artması sonucu ülkeye giren döviz miktarı artacak.
Dövizin bollaşması, bağlı olarak TL likiditesinin genişlemesini, faizler üzerindeki baskının hafiflemesini, ekonominin canlanması için gerekli olan kaynağın bulunmasını beraberinde getirecek. Orta vadede meydana gelebilecek böyle bir gelişmenin bir ayağının gelecek hafta içinde şekillenecek olması da piyasaları bu beklentiyi önceden satın almaya itiyor.
* Piyasa hareketi - Borsa bu nedenle geçen hafta ilk gün artçı depremin şokuyla düşse de, sonraki günler toparlandı ve önceki haftaki hızlı yükselişini sindirmeye çalıştı. Hafta sonunda da IMF heyetinin Türkiye'den ayrılırken deprem yardımını artırmasını yine bir iyi niyet olarak değerlendirdi borsa. Faizler de haftanın son günkü düşüşü ile önceki haftaya göre 2 puan geriledi.
* IMF sonrası gelişmeler- IMF-Dünya Bankası görüşmeleri, Ecevit'in ziyareti önümüzdeki iki hafta içinde piyasaları olumlu yönde etkileyecek gelişmeler. Ancak faizde düşüşün, borsada yükselişin önünde 2000 yılı sorunu dikilmiş durumda. Özellikle yabancılar açısından önemli bir soru işareti olan 2000 sorunu, gelişmekte olan piyasalardan çekilmeye ve paranın anavatanına dönmesine yol açabilecek. Bu nedenle beklentilerin sürebileceği önümüzdeki haftalarda borsanın yükselişi ve faizlerin düşüşü yumuşak olabilir. Beklentilerin azalmasıyla hareketler tersine de dönebilir.
* Yeni yıl beklentisi - Ancak yeni yıldan itibaren 2000 sorunu çözülmüş olacak.
* Ekonomide büyüme bekleniyor.
* Faizler, IMF ile anlaşmaya varılması halinde yeni yıldan itibaren düşüşe geçebilecek.
* Özelleştirmeye bir yıllık aradan sonra yeniden başladı. IMF'e verilen programda 2000'in ilk çeyreğinde piyasaları yakından ilgilendiren satışlar var.
Piyasalara orta vadeli bakıldığında tablo değişiyor. 2000'in ilk çeyreğinden itibaren piyasaları, henüz satın alınmamış gelişmeler bekliyor.
Sonuç - "Acele yalnızca sinekleri yakalamaya yarar"