Düşünüyorum da aşağıda okuyacağınız yazıda benim aklıma gelmemiş bir sürü uyarı, izlenim ve varsayım var. Dedim ya, el elden üstündür. Aşağıya bir göz atınca bunu anlayacağız.
"Sayın Ahmet bey,
Hepimizin ulusça başımız sağolsun. Allah tüm sorumlulara bu felaketten gerekli dersleri almayı nasip etsin... Efendim, müsaade ederseniz benim söylemek istediğim bazı televizyonlarda halkı bilgilendirmek için çıkan jeoloji ve jeofizik mühendisleri, profesörler ve deprem araştırma uzmanları, dikkat ettim de İstanbul olsun, İzmit, Gölcük olsun ve Türkiye'nin deprem tehdidi altında bulunan diğer bölgeleri hakkında tam anlamı ile çok güzel bigileri var. Özellikle mevkilerin yer zeminlerinin, sert mi, yumuşak mı, heyelan bölgesi mi, yani kısaca bir deprem olduğunda o bölgelerde nerelerin yerle bir olacağını oldukça iyi tespit etmişler ve bunları bizlere anlatıyorlar.
Şu anda ismini hatırlayamadığım fakat, sanırım akşam 6:30-7:30 saatlerinde, İşte asıl mesele de burada bence... Bu hocalarımız yer zemin etüdlerini iyi yapmışlar ve nerelerin imar verilip, verilmemesi açısından sakıncalı olup olmadığını, İmar Bakanlığı veya Belediyelere rapor olarak vermişler. Farzedelim ki bu raporları da vermediler. Sonuçta bu değerli hocalarımız bu bilgileri belgelerle ve raporlarla ellerinde ve zihinlerinde bulunduruyorlar mı bizim için en mühimi de işte bu...
Lütfen değerli ağabeyim, buraya çok önem vermemiz gerekiyor. Bu hocalarımız Belediyeleri ve İmar Bakanlığını bu konularda neden uyarmadı ve aydınlatmadılar?... Eğer bu çok mühim uyarıyı onlara yaptı iseler bu yetkililerin kimler olduğunu açıklamaları gereklidir. Ve aynı zamanda diyelim ki bu Belediye ve İmar Bakanlığı yetkilileri bu uyarıyı dikkate almadı, bu hocalarımızın ellerinde de yer ve zemin etüdleri ile ilgili yaptıkları çalışmaların raporları var. Öyle ise bağımsız dediğimiz yargıya neden başvurmadılar ve teknolojinin nimetlerinden biri olan ve sizlerin mensubu bulunduğunuz sözlü ve yazılı iletişim kaynağı habercilerimiz vasıtası ile halkı neden bilinçlendirmediler, anlatmadılar?...
Halka depremde yerle bir olacak mevkilerde yapı yapılmamasını ve alınmamasını, şimdi televizyonda insanların yüzüne baka baka, şu mevkide yer çok yumuşak ve orada bulunanların yüksek mevkilere taşınmaları, şu mevki bataklık üzerine kurulmuş gibi laflar ediyorlar. Kendilerine teşekkürler fakat bu kadar insanın ölmesini mi beklediler?... Şimdi zaman onların zamanı, işlerinin en iyi olacağı bir zaman... Herkes yapısının hasarı olsun, yer zeminin nasıl olduğu konusunda olsun bu hocalarımızın derin bilgilerinden ücret karşılığı faydalanacaklar.
Evet değerli ağabeyim, bu insanlar da en az demeyeceğim en fazla, o bölgeleri imara açanlar, ruhsat veren belediyeler, kalitesiz inşaat yapan şerefsizler kadar suçludurlar. Zengin iş adamı parayı bastırınca bu hocalarımız onların güvenliği açısından yer ve zemin etüdünü yapıp deprem olsun, heyelan olsun, risksiz yerlere ücretini aldığı iş adamının villasını, fabrikasını, gökdelenini yapıyor da, göz göre göre vatandaşın zar zor biriktirdiği parası ile aldığı dairesini ona mezar olcağını bile bile nasıl uyarmıyor?..."