


Öğretmenimi istiyorum!
Ne kadar da çok telefon, elektronik posta geldi yazıya... Çok sayıda öğretmen okur, "Bizi ses sahibi kılmak için yazdığınız yazıya teşekkür ederiz..." diye özetleyebileceğim cümlelerle söze başlıyor, fakat "Bunu da sizden beklemezdik... Araştırmadan yazmışsınız..." diyorlardı.
Özetliyeyim...
Şöyle gidiyordu yazı:
"Sekiz yıllık eğitim reformuyla hedef koymuşlardı. Sınıflar 30 öğrenciye indirilecekti.
Okulsuz bölge kalmayacaktı.
Bütün okullarda bilgisayar laboratuvarı kurulacaktı. Çocuklar en az bir yabancı dili öğrenmeye başlayacak, ikinci yabancı dili öğrenebilmeleri için de altyapı hazırlanıyor olacaktı. Öğretmen açığı sorunu da çözülecekti. Okulların tümünde toplantı ve spor salonları, atölyeler kurulacaktı.
İki yıl geçti...
Elde var fiyasko...
Oysa şu anda yurdun en ileri kentlerinde bile sınıf başına düşen öğrenci sayısı 70'in altına inmiş değil. İstanbul'da yine sınıflar ortalama 77, Adana'da 75 öğrenciyle eğitim yapmaya başladılar.
Bir tek öğretmen...
Ve 77 öğrenci...
***
Bu öğretmen, yüksek pedagojik beceri, çelikten bir sinir sistemi, deha küpü bir zekâ ve süper kalitede eğitim becerisiyle donatılmış olsa ne yazar? Bir öğretmen, 77 öğrencinin doldurduğu bir sınıfta, 45 dakika süren bir derste, yoklama yapmak, "sus otur" demekten başka ne yapabilir?
İki yıl geçti...
Bilgisayara geçilemedi.
Yabancı dil eğitimi başlamadı.
Spor salonları açılmadı.
Laboratuvarlar da kurulmadı.
Miskince bir pişkinlik...
Sefil bir vurdumduymazlık...
Çürümüş bir sistemle giriliyor yeni ders yılına... Her yıl yüzbinlerce veli, çocuğunu okuduğu okuldan alıp ismi iyiye çıkan okullara yatay geçiş yaptırabilmek için torpil peşinde koşmaya devam ediyor. Okullar, "Bir mühür, bir müdür sistemi" ile yönetiliyor. Müdürler, okulların yakacak, temizlik, güvenlik sorunlarıyla birlikte öğrenci velilerinden yardım dilenerek boş öğretmen kadrosunu doldurma çabası içindeler.
Öğretmen reformu yok.
Niçin yok?"
***
Yazının bu bölümü tamam...
Onda hemfikirdiler...
Fakat bütün eleştiri; "Öğretmenler çok düşük maaşlarla çalışıyor. Bir ilkokul öğretmeninin net aylığı 210 milyon lira, bir lise öğretmeninin net aylığı ise 253 milyon lira..." diyen cümle için yoğunlaşıyordu.
210 milyon lira aylık...
Bu çok düşük bir paraydı...
Ancak öğretmenler bu kadar bile almıyordu. Gerçekte 10 yıllık bir ilkokul öğretmeninin net çıplak maaşı 157 milyon liraydı. Belki ek derslerle bu 30-40 milyon artıyordu. Ancak her öğretmen verebilecek ek ders bulamıyordu.
Öğretmenler...
Ücrete kilitlenmiş...
Öğretmenler şu cümlenin mutlaka yazılmasını istiyorlardı: Maaşlar çok yetersizdir. Ve her 100 öğretmenden 75'i geçinebilmek için ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla hedef olarak öğretmenin toplumun en saygın mesleklerinden biri haline getirilmesi gerektiğini vurgulamaya çalışan bir yazının anafikrini tartışmak yerine, "Maaşımız net olarak 210 milyon lira değil 157 milyon liradır..." diye düzeltme yapıyorlardı..
***
Ben yeniden yazacağım.
Öğretmenimi istiyorum..
Bir öğretmen reformu yok.
523 bin kişilik öğretmen ve bakanlık personeli, memuru, müfettişi, müstahdemiyle birlikte sayıları Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki asker sayısından fazla olan eğitim ordusu için kaliteli insan yetiştirecek bir yeni yapıya atlama projesi niçin yok? Belki de öğretmenleri, Ankara'nın tayin etmesi, maaşlandırması ve görevlendirmesi genel sisteminden çıkaracak ve veliler- valiler- belediye yerel sistemine bırakacak bir yeni sisteme geçmek gerekiyor. Belki de öğretmen maaşlarının verime bağlanmasını savunanlar bile çıkacaktır. Belki de o zaman öğretmen açığı olan illerin velileri-valileri- belediyeleri oturup, bölgelerinde öğretmen maaşını artırarak en kaliteli eğitimcileri okullarına çekmeyi deneyecekler, böylece ülke ölçüsünde yarış başlayacak. Ve şu anda yaşanan bir bölgede öğretmen fazlası, diğer bölgede öğretmen açığı çarpıklığı da kendiliğinden ortadan kalkacak. Belki de, yeni mezun 2-3 yıllık öğretmenlerin askere alınmaları üzerine öğrencilerin çok zor duruma düştüğü gündeme gelecek ve Genel Kurmay'ın buna bir çözüm bulması talebi yükselecek.
Her boyutuyla tartışılmalı...
Öğretmen reformu niçin yok?