kapat

19.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
Adalet bahçesi
Adapazarý Adliye binasý depremde kentin mekân haritasýndan tamamen silinmiþ... Ama 'Adliye', depremin ikinci gününden beri çalýþýyor... Hakimler ve dosyalar ancak baþýný sokacak yer bulmuþ, adalet 'bahçede' tecelli ediyor...

Þu dört þey yargýca aittir diyor Sokrates: "Nezaketle dinlemek/Akýllýca cevap vermek/Ýtidalle tetkik etmek/Bitaraf karar vermek." Sokrates'in bu dört ilkesi, 17 Aðustos depreminden sonra, þimdi Adapazarý Adliyesi olarak kullanýlan Türkiye Zýrai Donatým Kurumu (TZDK) binasýndaki 2. Aðýr Ceza Reisi'nin odasýnda, çerçevesi kýrýlmýþ bir tablo olarak duruyor.

17 Aðustostan beri, Adapazarý Adliyesi'nde "ivedi"liðinden dolayý zorunlu olan aðýr ceza davalarýndan dýþýnda hiçbir dava görülemiyor. Çünkü adliye binasý, üstelik iki katlý olduðu halde, 17 Aðustos depreminde Adapazarý mekân haritasýndan tamamen silinmiþ...

Sessizliðe terk edilmiþ
"Geçici" olarak "adliye" görevini üstlenen TZDK binasýnýn kapý önünde duruyorum. Bina, sessizliðe terk edilmiþ gibi... Adliye binalarýnda görmeye alýþageldiðimiz o insan kalabalýðý, yerini toza topraða bulanmýþ dosyalara býrakmýþ... Binlerce dosya... Bir kýsmý binanýn karþýsýnda, aðaçlarýn altýna kurulmuþ çadýrlarýn altýnda. "Bunlar" diyorlar "adliyenin arþivi"... Bir kýsmý rasgele odalara serpiþtirilmiþ...

"2. Aðýr Ceza Reisi ile konuþuyorum.

"Ýþte" diyor, "17 Aðustos'tan Sokrates'in þu dörtlüðü ile bir kitap yadigâr kaldý. Dört yüze yakýn kitabým enkaz altýnda kaldý. Ama biz daha depremin ikinci gününden beri duruþma yapýyoruz. Çünkü aðýr ceza davalarý ertelenemez."

Reis Bey, evini mahkžmlardan boþaltýlan Adapazarý Cezaevine taþýmýþ ve enkaz altýndan kurtarýlabilen dosyalarý da odasýna. Masasýnýn yaný yöresi dosyalarla dolu.

"Devletin memuruyum ben" diyor, "ama ne olursa olsun, uzunca bir süre buradaki yargýçlarý baþka bir yere atamamak lazým. Her arkadaþ kendisiyle ilgili dosyalarý odasýna taþýdý. Yeni gelecek bir yargýç bu dosya enkazýndan çýkabilir mi?"

Reis Beye, "Peki devlet, bu enkazýn altýndan kalkabilecek mi?" diyorum.

Bu enkaz labirentinde Sokrates'in dört ilkesinin kýsa sürede hayata geçmesinin imkâný var mý?Adaletin de enkazý bir an önce kaldýrýlmalý diye düþünüyorum.

Pazar yerinde "büro"
"Adliye Binasý"nýn içi ne kadar "dosya"larýn sessizliðine gömülmüþ ise, kapý önü o kadar da büyük bir "hengâme" içinde...

Kapý önü, bir yandan Baro avukatlarýnýn hasar tespiti için dosya hazýrladýðý bir "büro"yu andýrýyor, bir yandan çaycýsý, simitçisi, dönercisi ile bir "pazar yeri"ni...

Avukat Mahinur Ergun, bir sigorta davasý için sabah Ýstanbul'dan gelmiþ. Bir gün önce duruþmanýn yapýlacaðýný öðrendiði halde, davasý ileriki bir tarihe ertelenmiþ...

Ama sanki Adapazarý'nda deðil de, Ýstanbul'da Kadýköy'de bir duruþma salonunda gibi... Çünkü karþýsýnda Kadýköy'den, yýllardan beri tanýdýðý bir icra memuru, onunla hasret gidermekte...Ýcra memuru, Kadýköy 3. Ýcra Dairesi'nden gelmiþ Adapazarý'na. 14 kiþi imiþler. Kadýköy Belediyesi, bir otobüs tahsis etmiþ... Sabah Adapazarý'na geliyor, "yýkýlan gayrimenkul ile kaybolan eþyalar"ýn hasar tespit çalýþmalarýna katýldýktan sonra akþam, yine Ýstanbul'a dönüyorlar.

Adliyenin iþ hacmini icra memuru özetliyor:"Bu civarda sanayileþme olduðu için Adapazarý Adliyesi'nin iþ hacmi büyük. Ayrýca bu yörede kaçakçýlýk ve kýz kaçýrma olaylarý da oldukça fazla. Bir de bunlara þimdi depremin yýkýntýsý eklendi. Bu iþin altýndan nasýl kalkýlacak, bilemiyorum."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr