|
|
|
Babama nasıl satıldım?
Ömer Faruk GÜDER (SHA)
Burdurlu 15 yaşındaki Ayşe Acar'ın başından geçen ibret dolu olaylar, ilk kez dün gazetelere konu oldu.
Kendisini dedektif gibi izleyip müşteri kılığında 'Tele-kız' isteyen öz babasına pazarlanmaya çalışılırken bataktan kurtarılan Ayşe, filmlere konu olabilecek dramını, mutlu sonunu getiren babasını karşısında görünce hissettiklerini SABAH'la paylaştı. Yeşilova ilçesinde ortaokulu bitirip bir kuaförün yanına giren Ayşe'nin hayatı, bir başka kuaförde çalışan Özlem Yücel'i tanımasıyla kâbusa dönmüş. Özlem, 'Eşimin yakışıklı kardeşi' dediği Mustafa Yücel'i Özlem'le tanıştırmış ve 2 ay sonra olan olmuş. Ayşe, sonrasını şöyle anlatıyor:
"Bir akşam Özlem doğum günü olduğunu söyledi ve evlerine çağırdı. Babam da izin verdi. Özlem'in evine geldiğimizde Mustafa da oradaydı. Pasta yedik, kola içtik. Bir süre sonra Özlem kocasıyla başka bir odaya gitti. Yalnız kalınca Mustafa beni öpmeye başladı.. Engel olmak istedim, ama bana zorla sahip oldu".
O gece ölmek istedim...
Böylece henüz 15 yaşında genç kızlığını kaybeden Ayşe, o gece eve dönmeyip ölümü planlamış, ancak Mustafa'nın evlenebileceğini düşünerek vazgeçmiş.
Bekaretini kaybettikten sonra bunalıma giren Ayşe, sonunda bir kadın satıcısının eline düşüşünü de şöyle anlatıyor:
"Mustafa beni 2 gün arayıp sormayınca olayı babama anlattım. Karakola şikayetçi olduk. Mahkemeyi beklerken Mustafa'nın üvey ablası olduğunu söyleyen Rahşan Akbulut telefonla aradı. Birkaç gün sonra Yeşilova'ya geldi. Bana, 'Mustafa seninle evlenmez, ailen de seni reddeder. Şikayetinden vazgeç. Birlikte Denizli'deki evime gideriz. Orada iş bulurum' dedi. Önce reddettim. Birkaç gün peşimde dolanınca direnemedim."
Zorla imzalanan senet
Rahşan Akbulut'un ağına düştükten sonra Denizli'ye giden Ayşe, daha yolda hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşmış.
Rahşan Akbulut ile bindiği otomobilde bulunan Mustafa ve babası, Ayşe'yi Yeşilova'da bir avukata götürmüş ve önceden hazırlanmış, 'Şikayetçi olmadığına dair' bir dilekçeyi zorla imzalatmış. Sonra Adliye'ye gidilmiş, dilekçe hakime sunulmuş. Sonra hep birlikte Denizli'ye yola çıkılmış, yolda Mustafa ve babası onlardan ayrılmış.
Denizli'de bir evde iki gün kalan Ayşe, burada sık sık Rahşan Akbulut'un cep telefonundan kardeşi Zehra ile görüşmeye başlamış. Rahşan Akbulut, Ayşe'yi Denizli'den Antalya'ya götürmüş ve burada bir akşam "Paraya ihtiyacımız var. Erkeklerle çıkacağız" demiş. Ve bu ilk işlerinde, Ayşe'yi batağın kenarından kurtaran mucize gerçekleşmiş. Çünkü Ayşe'yi müşteri kılığında polislerle birlikte 'sipariş eden', kendisini 15 gündür dedektif gibi izleyen öz babası Adil Acar'dan başkası değilmiş.
Ve, babayla kucaklaşma
"Babamla polisleri karşımda görünce dondum kaldım. Gözlerime inanamadım. Çok utandım, yıkıldım. Yer yarılsa dibine girerdim. Sonra babama koştum. 'Kurtar beni babacığım' diye bağırmışım. Ona sarılarak ağladım. Birlikte evimize döndük. Beş ay önce başlayan olaylar beni yaşlandırdı. Bundan sonra evden dışarı adım atmam."
Kızının kandırılıp evden kaçırıldığını anladıktan sonra 15 gün her yola başvuran kamyon şoförü baba Adil Acar da son derece mutlu. Telefon faturalarını izleyerek kızına ulaşan baba Acar, "Şimdi sıra, kızımın saflığından yararlanıp tecavüz eden Mustafa Yücel'in cezalandırılmasını sağlamakta" diyor ve son sözünü şöyle söylüyor:
"Bundan sonra kızımla arkadaşız. Onu dizimin dibinden ayırmam..."
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|