|
|
SERPİL YILMAZ(syilmaz@sabah.com.tr
)
|
TÜSİAD'da demokrası tartışması
TÜSİAD'ın geçtiğimiz gün düzenlenen Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısının basına kapalı bölümü, deprem kadar sarsan demokrasi tartışmalarına sahne oldu.
Üyelerinin çoğunluğu Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un görüşlerini özellikle düşünce suçları kavramının hukuk sisteminden kaldırılması noktasında desteklerken, din eğitiminin tarikatlara devredilmesi önerisini eleştirdiler. Toplantıda Selçuk'a yöneltilen eleştirileri en sert biçimde dile getiren de İnan Kıraç oldu. Kıraç toplantıda konuştuklarına ilişkin yaptığım görüşmede şunları söyledi:
Doldum, doldum konuşmaya başladım. Neslimi suçluyorum. Atatürk, hiçten var ettiği Türkiye'yi 15 yılda bir yerlere taşımış. Kadınların seçme-seçilme hakkının verilmesi gibi haklarla Türk ulusu pek çok memleketin önüne geçmiş. İnsan yapısı bitmiş, harpten yorgun çıkmış, imparatorluk çökmüş, her türlü siyasal akım var; böyle bir Türkiye. II. Dünya Harbi'yle Almanya, Fransa, İngiltere beyin göcüne uğramış. Türkiye'ye ise yetişmiş yabancı hocalar gelip, eğitim kalitemizi yükseltmişler.
Aklayanlar gitsin
1944'den sonraya bakıyorum. Almanya bizi bu sürede 20 kat, İngiltere 12 kat katlamış. Yunanistan bile geçmiş. Buna isyan ediyorum. Neslimiz başarılı olamadı. Deprem olayında öyle insanlar, öyle teşkilatlar çıktı ki, bunları daha önce hiç tanımıyorduk, hayret ettik. Bunlar bizim gençlerimiz, ümidim o tanımadığım gençlerde. Önlerini açmak, desteklemek gerekir. 2 lider, belirli yaşlara gelmişler, yapamışlar, bıraksınlar. Birbirini aklayan diğer iki lider, değişsin.
Fazla demokrasi
Yargıtay Başkanı konuşma metninin tümünü okumadım. Ancak yine de beni çok ama çok rahatsız eden bölümler var. Tekkeleri mi kuralım. Küçücük çocukları bunlara mı teslim edelim... Kalitelisini bulamadığın zaman demokrasi kötü çalışıyor. Türkiye alt yapısını hazırlamadan tam demokrasiye geçmeye kalkıyor. Köylüyü kente getiriyor, eğitmiyor, doyurmuyor. Mutlu insanları mutsuz yapıyor. Türkiye'de eğitim ortalaması kişibaşına 3.5 yıl. 3.5 yıl okuyan adamın eline inşaat ruhsatı verme yetkisi veriyorsun. O zaman da o binalar çöküyor.
Aynı fikirde olamam
Anayasa'yı silemezsin. 75 yıllık Cumhuriyetin ilk 15 yılı pırıl pırıl. Sonradan görevini yapmayanlar var. Yargıtay Başkanı'na soruyorum: Niye bu görevi kabul ettin? Tüm fikirlerine karşı değilim ama bu fikirler arasında neyi söylemek istiyor, onu düşünüyorum.
Devlet nedir?
Türkiye'yi 11 ülkenin ardından 12'inci aday ülke olarak AB'ye almayı kabul edecekler diye sevinemem. Ne yazık ki, bunun günahı bizim nesile ait. Tek kurtuluşumuz eğitim. Önce iyi eğitim verecek kadroyu yetiştirmek gerekir. Sultanbeyli'de 3.5 milyon insanın kullandığı suya lağım akıyor. Bunu belediye başkanı, Vali, İSKİ biliyor. İşte bu da bir başka deprem. Devlet budur. Gider oraya kanalizasyon yapar. .
Destek verenler
Kıraç'ın konuşmasını Necmettin Öztemir açıktan destekledi ve ardından "Selçuk'a 3 sayfalık eleştiri mektubu gönderdim" dedi. Öztemir'in konuşmasına benzer bir konuşma eski Enerji Bakanı Ersin Faralyalı'dan geldi. Ulusoy Grubu'ndan Yılmaz Ulusoy da basına yaptığı açıklamada benzer bir destek sergiledi. Toplantıdaki konuşmaları yorumlayan TÜSİAD üyeleri Eczacıbaşı'nın konuşmasını demokrasinin gelişmesi yönünde 'açık bir tavır' olarak yorumlarken,Yücaoğlu'nu 'temkinli' buldular.
Toplantıda söz alan TÜSİAD eski Başkanı Muharrem Kayhan döneminde yayınlanan ve eleştiri oklarına hedef olan "Türkiye'de Demokratikleşme Perspektifleri Raporu" na sahip çıkan bir konuşma yaptı. Kayhan'dan önceki başkan Halis Komili de devletin depremde aciz kaldığını vurguladı. Selçuk'un görüşlerini yerinde ve zamanında bulan TÜSİAD üyeleri; Osman Kavala, Sedat Aloğlu ve Cüneyt Zapsu ise demokrasinin geliştirilmesinin ve çoksesliliğin sesi oldular.
"Hayat'a" destek geldi
TÜSİAD'In Başbakan Bülent Ecevit'e sunduğu Körfez Deprem İdaresi Kurulu (DİK) önerisi hayata geçerse, deprem sonrası yabancı ülkelerde bloke olan fonların Türkiye'ye gelmesi sağlanacak. YİK Toplantısı'na hazırlıklı gelen Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı depremzedelere ilişkin bir proje sundu. TÜSİAD'ın da benimsediği projeye göre depremin etkilediği, 5 ayrı "Hayat" kuracaklar. Herbiri 500 bin dolara malolacak bu birimlerde, 50 aile eğitimden, barınmaya kadar tüm sorunlarını çözecek. Küçük mahalleler olarak düşünülen yerler, 8-10 dönümlük arazilerde kurulacak. Bunlardan 4'ünün geçici tahsisleri valiliklerce verilmiş. İstanbul ve İzmir Metrosu'nu yapan müteahhitlik firması Yapı Merkezi ile Toyotosa, Yapı Kredi Bankacılık Üssü, Koç Üniversitesi gibi yapıların mühendislik hizmetlerini veren Arup'un üstlendiği bu projenin finansmanı için yurt dışındaki kaynaklara gidilme kararı alındı. Adapazarı'nda 2, İzmit, Gölcük ve Yalova'da 1'er adet olmak üzere inşa edilecek olan bu birimlere yerleşecek ailelerin yüzde 50'sinin bölgede görev yapan mağdur öğretmenlerden oluşmasına özen gösterilecek.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|