kapat

12.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Hukukta İsa arayışı...

12 Eylül Anayasası'na bir yandan "vur abalıya" hiddetiyle yüklendik, öte yana "laf ettirmem" kabadayılığı ile göğüs gerdik. İkisi de akli ve ahlaki değildi.
***

Tansu Hanım "Sami Selçuk'un konuşmasını demokrasinin miladı ilan edelim" diyor. Hoppala!

Bunca yıl "Demokrat Parti'nin devamıyız" derken bu çarkediş neden?

Çiller, partisinin anayasacısı Ahmet İyimaya'ya ayıp ediyor. İyimaya'nın anayasa hazırlıkları, Selçuk Nutku'nun en az beş katıdır.

İyimaya'nın emeğini elinin tersiyle itiyor. Çünkü gündemin Sami Selçuk olduğunun farkında ve istismarında... Hukukta İsa arayışı bundandır...

***

Ecevit "Kurucu meclis gibi çalışmalıyız; şimdi anayasa zamanı" diyor. DSP Milletvekili iken Mümtaz Soysal'ın anayasanın değiştirilmesi üzerine yaptığı Meclis konuşmaları beş hukuk fakültesine kitap olacak kadar kapsamlıydı.

Bu çalışmalar, DSP'nin belliğinde iz bırakmamış gibi gözden çıkarılmış... Çünkü gündemin Sami Selçuk olduğunun farkında ve yararlanma yolunda...

***

Mesut Yılmaz yurtdışında. Yerine yardımcısı Taranoğlu konuşuyor. Taranoğlu, deneyimli siyasetçidir; lider yerine konuşmanın temkinli üslubuyla "Yapısal ve anayasal değişimi" devralıyor...

Nejat Arseven'in, Ertuğrul Yalçınbayır'ın anayasa konusundaki çalışmaları batı parlamentolarını imrendirecek değerdeydi. Sanki hiç yokmuş gibi bir yana bırakılmış... Çünkü gündemin Sami Selçuk olduğunun farkında ve faydalanmanın lider adına planlamasını yapıyor.

Bir de "altına imza atarım" üslubunun gediklileri var. Recai Kutan ile Altan Öymen bu hovardalığın yaşını başını almış ustaları... Her ikisi de partilerinde demokratikleşme ve sivil anayasa konusunda yapılmış çalışmaları konjonktür popülizmine kurban ediyor.

Recai Kutan, Bütçe Komisyonu'nda Cevat Ayhan'ın, Aslan Polat'ın yaptığı konuşmaları unutmuş gibi, Ertan Yülek'i sahneye çıkarıp imza toplattırıyor... Çünkü gündemin Sami Selçuk olduğunun farkında ve "aman kaçırmayalım" kurnazlığında...

Altan Öymen, Meclis kürsüsünde bizzat kendisinin ve selefi Deniz Baykal'ın, konuşmalarını, parti sözcüsü Sabri Ergül'ün, Algan Hacaloğlu'nun demokratikleşme çalışmalarını unutmuş... Çünkü gündemin Sami Selçuk olduğunun farkında ve partisi lehine çevirmenin telaşında...

***

27 Mayıs ihtilaline kin kusanlar bile 1961 Anayasası için selam çakarlardı. Millete egemenlik, devlete sistem, siyasetçiye üslup getirmiştik. Sivil toplum örgütlerine siyaset kapısını açmıştık. Dünyaya parmak ısırtmıştık. Lüks bulanlar çıktı ve 1982'de yenisini yaptılar.

Bütün sorunlar memleketi ve milleti tanımadığı söylenen bu anayasadan çıkıyormuş. Gündemimiz ise memleketi ve milleti tanıyan bir anayasa hazırlamakmış. Liderlerimiz ağızbirliğiyle bir nutkun peşine düştüler ve popülizme kapıldılar. Memleketi ve milleti tanımaya çıktılar...

***

Sultan Hamit imparatorluğu teftiş gezilerine çıkmazdı. Memleketi, halka temiz elbiseler giydirip zengin sofraların önünde fotoğraf çekenlerin objektifinden tanırdı. Bu ihtişamlı albümü göstererek memleketin "inkişâf ve terakkisi" üzerine ebebiyatı bile yapardı.

Yıllar sonra sürgüne giderken gördüğü perişan manzara karşısında şaşırmış ve "fotoğraftaki memleket neresiydi" diye sormuştu...

***

Bugün 12 Eylül'ün on dokuzuncu yılı...
12 Eylül'den üç ay sonra yeni yıla girmiştik. Yeni yılda siyasetin gündemi, hazırlanacak anayasaydı. Ancak halk, iki olayın güncelliğiyle mutluydu; anayasayı salladığı yoktu.

Önce Hıncal Uluç'un yönetmenliğinde Erkekçe Dergisi yayınlandı; kapağında Nazan Şoray'ın sert ve taşkın göğüsleri vardı. Ertesi ay Bülent Ersoy kadın oldu.

Tıpkı Sultan Hamit'in "fotoğrafındaki memleket" gibi 19 yıl sonra anayasa konusundaki güncelliği bir daha yaşıyoruz.

Üç ay sonra yeni yıla değil, yeni yüzyıla gireceğiz. Daha önemli iki olayımız olmalı...

Çok tehlikeli Not:
Bu yazıda Selahattin Duman'ın Cuma günkü "virgül derslerini" aynen uyguladım. Ama kendi yazısında her cümlenin sonuna konulmuş yan yana iki nokta kuralını hiçbir imla kılavuzunda bulamadım.

Karıma sordum; bu konularda tecrübelidir: "Duman'ın kılavuzluğundan sakın ayrılma, yoksa bulunduğun yerden seni AKUT bile kurtaramaz" dedi...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır