kapat

12.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Enflasyon aritmetiği

Türkiye ekonomisi hakkında yazı yazmak, bostan kuyusuna koşulmuş atın durumuna benziyor.

Neticede hep aynı konunun etrafında dolaşıyoruz. Nedir o? Türkiye'nin bitmez tükenmez enflasyon macerası.

Nasreddin Hoca eşeğine belki alışır diye hiç yemek vermemiş. Bir süre sonra eşek açlıktan ölmüş. "Hay allah, tam alışıyordu, öldü" demiş. Bizimki de çok farklı değil. Tam enflasyona alıştığımızı zannederken ekonomiyi öldürdük.

Daha ilginci, ekonomi küçülse de, enflasyonun süreceğine inancımızı kaybetmiyoruz. Her olayın enflasyonu mutlaka yükselteceğini düşünüyoruz. İktisat teorisinde buna enflasyon beklentileri deniyor. Maaşallah, bizde ondan bol miktarda var.

Deprem aynı etkiyi yaptı. Mantığı biliyoruz. Deprem devleti ilave harcama yapmak zorunda bırakacak. Kamu açığı büyüyünce, hükümet dolaylı vergilere yüklenecek. Nasıl? KİT ve temel ürün fiyatlarına zammı hızlandırarak.

Depremden sonra, piyasalar 1999 için bekledikleri enflasyonu hemen 5 puan yükseltti. Dünyada deprem olunca enflasyonun 5 puan yükseleceği bir başka ekonomi bulabileceğimizi sanmıyorum.

Maliyet enflasyonu
Baştan bir hususu vurgulamakta yarar var. Bu yıl enflasyonu yüksek tutan talep fazlası değil. Nasıl olsun ki? Ekonomi ilk yarıda yüzde 5.8 küçülmüş. Yani ekonomi potansiyelinin çok altında üretim yapıyor. Çünkü talep yok.

"Satılmayan malın zammı olmaz". Bu özdeyişi daha önce de yazmıştık. Üreticilerin alıcı bulmakta zorlanmaları, doğal olarak fiyat artışlarını kısıtlıyor. Ekonomi küçülünce işsizlik yaygınlaşıyor. Ücret talepleri de törpüleniyor.

Başka ekonomilerde, piyasalar daralınca enflasyon da geriler. Amerika'da faizler yükselmesi onu amaçlıyor. Federal hükümetin bütçe fazlası var ama ekonomi hızlı büyüyor. Enfasyon geri gelmesin diye faizi yükseltiyorlar.

Neden bizde öyle olmuyor? Yüzde 5.8 küçülmeye rağmen enflasyonun yılın son aylarında tekrar tırmanacağını bekliyoruz?

İki temel nedeni var. Birincisi, hükümet KİT ve temel mal fiyatlarına sürekli özel kesimin çok üstünde zam yapıyor. Yani dolaylı vergileri arttırıyor. Çünkü ekonomi yavaşlayınca diğer vergi gelirleri düştü. Harcamaları ise kısamadılar.

İkincisi, döviz kuru. Merkez Bankası geçen sene Kasım ayından itibaren Nisan'a kadar, enflasyonun üstünde devalüasyon yaptı. TL o dönemde yüzde 6 reel değer kaybetti.

Kur, ithal girdi maliyetlerini yukarı itiyor. Kamu fiyatları bir yandan doğrudan endeksleri yükseltiyor, öte yandan gene girdi maliyetlerini arttırıyor. Sonuçta, ekonomideki durgunluğa rağmen enflasyon düşmüyor.

Buna maliyet enflasyonu diyoruz.

Bazı sayılar
Demek ki, enflasyon üstünde birbiri ile çelişen iki baskı var. Resesyon aşağı çekiyor. Kur ve kamu zamları yukarı itiyor. Hangisi daha etkili olur? Piyasalar ikincisini önemsiyor. Ben ilkini de hesaba katıyorum.

TEFE'de sekiz aylık enflasyon yüzde 32.4 olmuş. Yıl sonunda yüzde 60'a varması için, Eylül-Aralık döneminde ortalama yüzde 4.8 artış gerekiyor. Geçen yıl bu sayı yüzde 3.8'miş. Toptan eşyada aylık bir puan yükselme olur mu? Biraz yüksek duruyor.

TÜFE'de ise sekiz aylık enflasyon yüzde 35.8 olmuş. Yüzde 70 için dört ayda ortalama yüzde 5.8 artması gerekiyor.Geçen yıl bu sayı yüzde 5.1'miş. Tüketici endeksinde de aylık 0.7 puan yükselme de bana abartılı geliyor.

Özetleyelim. Toptan eşya ve tüketici için sırası ile yüzde 56 ve 66 öngörüyoruz. Ama burası Türkiye. Bakalım ne olacak...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır