kapat

12.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Psikologlar ve jeologlar

Adapazarı-İzmit-Yalova
Ülke, psikologlarını ve jeologlarını da keşfediyor sanki... Özellikle TV ve gazete muhabirlerinin didiklemesi sayesinde ilk defa halk, jeolog diye çağrılan ve toprağın derinliklerinde gizli kalmış gerçekleri bulup söyleyen bir meslek adamının farkına varıyor.

Ve ilk defa...
Adına psikolog denilen örselenmiş ruh iyileştiricileri ile tanışıyor insanlar...

Deprem'in Marmara'yı vurduğu o gecenin, o 45 saniyesini izleyen 6 saat içinde bölgeye önce gönüllü kurtarma ekipleri ulaştılar. Felaket randevu alıp gelmemişti fakat AKUT hızır gibi gelmişti. Diğer gönüllüler de mangal yürekleriyle ulaştılar yardıma.

Ve sonra TV muhabirleri geldi...

Sonra da askerler ve doktorlar.

Ve psikologlar...
Depremin ilk gününden bu yana çadırkentlerde psikologlar var... Çocuklarla, annelerle, babalarla, ağabeylerle, kızkardeşlerle, dedelerle, ninelerle birlikteler... Her doğal felaket gibi bu deprem de insanların en içten, en yürekten sarıldıkları ve canlarına ilmek yaptıkları rollerini de elinden aldı...

Anne, çocuğunu kaybetti.

Annelik rolünü yitirdi...

Baba, oğlunu ölüme verdi...

Babalık rolünü kaybetti...

Eş, kocasını depreme verdi.

Eşlik rolü elinden uçtu...

Ağabeylik, amcalık, dedelik, kızkardeşlik, komşuluk, öğretmenlik, öğrencilik, esnaflık, sınıf arkadaşlıkları, mahalle yoldaşlıkları, işyeri arkadaşlıkları gözyaşlarıyla deprem enkazlarının altına gömüldü.

Orta yerde sahipsiz...

Anne, anneliğini yitirmiş...

Baba, babalığını kaybetmiş...

Yalın yürek kaldılar.

***

Siz, evler yıkıldı sanın.

Aslında ruhlar örselendi.

Psikologlar, rolünü kaybetmiş insanların örselenmiş ruhlarını iyileştirmek için büyük çaba, özveri, yardımseverlik içindeler. Öksüz çocukları, yetim kalmışları topluyorlar. Onları çocuk dünyaları içinde müzikle, tefle, mızıkayla, flütle buluşturup konuşturuyorlar. Onlar konuşurken, dudaklarının bir kıvrımından cesaret bularak gerçeği de anlatmaya çalışarak, deprem korkularından uzaklaştırmaya çalışıyorlar.

Büyükleri de konuşturuyorlar...

Deprem enkazı altından karararak çıkmış ceset sahipleri önce içlerine büzülüyorlar. Günlerce konuşmuyorlar. Yardım kuyruklarına giren, çadır, battaniye, ilaç peşinde olanlar onlar değil... Onlar 20 gün boyunca şoktalar... Tutulan dil... Boğaza düğümlenen lokma... Aynı noktaya mıhlanan bakış... Büyüklerin şoktan çıktıktan sonra psikologlara söyledikleri her sözün, hayatları boyunca ettikleri sözler içinde ayrı bir yeri olsa gerek. Ve konuştukça büyükler, güneşi, yağmuru, toprağı, ateşi, suyu, insanı, evladı, babayı yeniden yorumlayabilecek bir dirence gelebiliyorlar.

Hepsi mi?

Yüzde 1'i gelse yeter...

Varolunuz psikologlar...

Türkiye psikolojiyi keşfetti...

Psikoloji bilimdir...

***

Türkiye bilimi keşfediyor...
Şehirleri kalkınmış, bayındır, marka giyinen, moda izleyen, zengin, çağ atlama pozisyonuna gelmiş, küreselleşmeye merdiven dayamış gibi gösteren gizli yalanları açığa vuran bilim oldu: Jeoloji bilimi, insanların bu kefaleti ödemek zorunda olduklarını, çünkü çürük zemine şehirler kurduklarını anlatıverdi...

Şu deprem bölgesinde...

Ölüler, ölülere ulandı...

Bu noktada kimse maval dinlemez. Bu insanlara maval değil, bir sonuç, bir çıkarsama, kanıt, belge gerek. Bu belgeyi; toprağın derinliklerinde gizli kalmış gerçekleri bulup söyleyen jeologlar sunuyor.

Türkiye jeologları keşfetti...

Deprem bölgesinde evlerini, yakınlarını ve rollerini kaybedenler jeologları dinliyorlar. Jeologlar şunu söylüyor: Bu büyük felaket bilgi eksikliğinden ve bilgi eksikliğine karşı umursamaz davrananların fırsatçı ahlâkından doğdu. Türkiye'nin en zengin bölgesinde binalar, apartmanlar, işhanları, fabrikalar, kamu binaları, "en kârlı yatırım emlaktır. Akmaz, kokmaz, bozulmaz" fırsatçılığıyla dikildi. Fakat fay hatları üstünde şeffaflıktan yoksun olarak vücuda getirildiler ve depremle 35 yıllık servet birikimi yok olup gitti...

Jeoloji bilimdir.

Jeolog bilimsel insan...

Bilimsel insanı dinle, o sana bir arazi parçası üzerinde nerelere insan yerleştireceğini söyler. Depremde ölmezsin... Türkiye gelecek depremde ölmemek için jeologlarını keşfetti.

Deprem bölgesinden bakınca...

Şöyle görünüyor:

Damar kesildi, kandır akacak.

Siz evler yıkıldı sanın...

Yıkılan uykuya yatırılmış akıldır.

Kriz masasında görevli Kocaeli Teknik Eğitim Fakültesi öğrencisi Ali Erduran, bana "Sakarya ve Kocaeli halkı psikologlara ve jeologlara minnet duygusu içindedir ve unutmayacaktır, bunu böyle yazın..." dedi.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır