kapat

12.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kilit dövizin faizinde
TL faizleri düştü. Ama reel faizlerin biraz daha gerileyebilmesi için döviz faizinin inmesi gerekiyor. Kur artışının hızlanması piyasayı sıkıştırıyor

Deprem için gelecek dış yardımlar ve Eylül sonundan itibaren mali yardım içeren stand-by anlaşmasında hızlı yol alınacağı beklentisi, piyasalardaki havayı iyimserleşti. Bu arada Merkez Bankası'nın 4 puanlık faiz indirimine gitmesi bu havayı iyice körükledi. Hafta başında yüzde 97'nin üzerinde duran bono bileşik faizi, bir ara yüzde 92'ye doğru geriledikten sonra, cuma günü yüzde 94'ün altında dengelendi.

Merkez Bankası'nın faiz indiriminin ardından repo ve mevduat faizleri de düştü. Gecelik repo faizinin net getirisi yüzde 60'ın, aylık mevduatınki de yüzde 70'in altına indi. Merkez Bankası'nın bu desteğiyle TL'deki likidite sıkıntısı ve yüksek maliyet kısmen geriledi. Ama bu sorun halen yoğun şekilde dövizde yaşanıyor.

Dünya piyasalarında yüzde 6 civarındaki doların faizi, Türkiye'de yüzde 15'in altına inemiyor. Hatta bazı bankalar DTH'a hâlâ yüzde 20 civarında faiz veriyor. Çünkü son indirime rağmen, TL ile bono portföyü fonlamak para kazandırmıyor. Kâr, açık pozisyondan sağlanıyor. Ama şimdi burada da bir tehlike var.

Daralan marj
Açık pozisyonun iki ayağından biri dövizin borçlanma faizi. Bu oranda bir düşüş yok. İkinci ayak olan kur artışında ise hızlanma gözleniyor. Daha önceki aylarda yüzde 3-3.5 civarında seyreden devalüasyonun, yüzde 4'e doğru tırmanacağı tahmini var.

Bu ikili faktörün sonucunda da açık poziyon maliyeti yıllık bileşik bazda asgari yüzde 80'e geliyor. Bono faizi de düştüğü için kâr marjının fazlasıyla daraldığı, ancak hâlâ para kazandırdığı görülüyor.

Bu nedenle bankalar TL mevduat faizlerini indirirken, dövize yüksek faiz vermeye devam ediyor.

NADİN TAŞCIOĞLU

Faiz daha düşer mi?

Bono faizlerinde kalıcı düşüşün sağlanması büyük ölçüde döviz girişine bağlı. TL maliyeti zaten bono getirisinin üzerinde. Açık pozisyon maliyetinin ucuzlaması için de dövizin bollaşması gerekli. Beklentilerle aşırı iyimserleşen piyasa kendi yağı ile kavrulurken faizi yüzde 90'ın altına indirebilir. Ancak devamı hem yabancı yatırımcıların tavrına, hem de depremin bütçeye etkisine bağlı. Devlet Planlama Teşkilatı'nın raporu, depremin kamuya faturasının 6.2 milyar dolar olacağını açıklarken, Hazine yetkilileri de deprem için yurtdışından 2.5-3 milyar dolarlık yardım beklentisinde olduklarını ifade etti. Gerisi iç kaynaklardan sağlanacak. Bu arada deprem bölgesine vergi ertemesi, tüm bağışların verginden düşülmesi kararı ile bütçe gelirlerinin azalacağı kesin. Bu da Hazine'nin iç borçlanma ihtiyacının artabileceğini düşündürüyor. Yabancı yatırımcıların tavrı ise 2000 yılı sorunu nedeniyle sadece Türkiye için değil, tüm dünya için bir bilmece...

* İki ihale: Hazine önümüzdeki hafta 1.3 katrilyona yakın iç borç geri ödemesi yapacak. Programa göre Pazartesi günü altı aylık ihale var. 400 ile 650 trilyon lira aralığında satış yapılacak. Salı günü de üç ayda bir değişken faizli üç yıllık tahvil satışı gerçekleştirecek. Borçlanma hedefi 700 ile 900 trilyon lira aralığında. İki ihalenin toplamında 3 milyar dolarlık itfanın biraz üstünde satış olabilir.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır