kapat

31.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Gayrı ahlaki bir af

İçerde kalması gerekenler dışarı çıkıyor; aslında hiç girmemesi gerekenler içerde kalıyor.

Millete yabancılaşmanın bundan daha çarpıcı göstergesi olur mu?

Deprem öncesi günlerce, haftalarca faks yağdı mağdurlardan. Balayında kocası gözlerinin önünde delik deşik edilen taze gelinlerin; fidan gibi oğlu hiç uğruna öldürülen ana-babaların feryadı, hükümetin nasır tutmuş yüreğini zerrece titretmedi. Sağır kulaklarına çarpıp çarpıp geri döndü.

Fırsatçılığın en berbatını sergiledi hükümet. Milyonlarca insan acı içinde deprem yıkıntıları etrafında bekleşirken, o enkazın altından mal kaçırır gibi af çıkardı. Büyük acıyı fırsat bildi. O büyük acının, o büyük telaşın, hayat-memat mücadelesinin yarattığı şaşkınlıktan istifade etti.

Bu tutumun ahlaki olduğunu kim savunabilir?

***

Kamyondan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ummuştuk.

Her şey eskisinden beter oldu.

Bu affı çıkaranlar, Susurluk'un aydınlanması için günler boyu ışık yakıp söndüren milyonların bu talebiyle alay ettiler. Devletin içinden çıkan azılı çetelerin cezalarını indirip, duvara yazı yazan gençleri "çete" saydılar ve demir parmaklıkların ardında bıraktılar. (Dikkat: Devlete karşı suçları affetmediler. Ama Susurluk Çetesi'ni affettiler. Buradan çıkan sonuç: Susurluk Çetesi'nin devlete karşı olmayıp, devletin bir parçası olduğunu zımnen kabul ettiler!)

Manisa'da 16 yaşındaki çocukların cinsel organlarından elektrik veren, Metin Göktepe'nin kafasını patlatan polisleri affettiler ama tek suçu 28 Şubatçılara karşı demokrasiyi savunmak olan Hasan Celal Güzel'i affetmediler.

Bahçelievler Katliamı'nda 70 yıl yiyen Haluk Kırcı'yı, paraları çuvalla götüren Gülay Aslıtürk'ü, lav silahlarıyla Siverek'i basan Söylemez Çetesi'ni affettiler de şiir okuyan Tayyip Erdoğan'ı affetmediler.

Ve belki de önemlisi, çıkarttıkları bu afla, yargıyı bir kez daha katlettiler. Yıllardan beri yazılmış bütün iddianameleri, yürütülen davaları, verilen hükümleri geçersiz kıldılar.

Gerçek hukuk devletlerinde, Meclisler af çıkarma yetkisini kendinde görmez, çünkü af hukukun üstünlüğüne aykırıdır. Genel af, yasama organının bağımsız yargının bir dönem boyunca verdiği bütün kararları "affetme" yoluyla geçersiz hale getirmesidir. Kısmi af ise, yasamanın yargının verdiği kararlardan bazılarını olduğu gibi bırakıp bazılarını iptal etmesidir.

Gerçek demokrasilerde affa yer yoktur. Afların hepsi anti demokratiktir, çünkü eşitliği zedeler. Vergi affı, vergisini zamanında ödeyenlere yapılmış bir haksızlıktır. İmar affı, imar yasalarına saygılı vatandaşların cezalandırılmasıdır. Suçun bir türünün affedilip diğer türlerinin af dışında bırakılması, Meclis üzerinde baskı kurabilen suçluların "arkası olmayan" suçlular karşısında bir imtiyaz elde etmesidir ki, bu başlıbaşına bir toplumsal huzursuzluk sebebidir.

***

Son yıllarda yaşadığımız her olay, yönetenlerin yönettikleri kitleden biraz daha kopuşunu gözler önüne seriyor. Yönetenler, yönetilenlerden koptukça, etraflarındaki kabuk kalınlaşıyor, hiçbir şeyi duyamaz, göremez ve hissedemez hale geliyorlar.

Bu af, bu kopuş sürecinde; yaşanan yöneten/yönetilen yabancılaşmasında son perde.

Cumhuriyet tarihinin en gayrı ahlaki, en adaletsiz affı hayırlı olsun.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır