kapat

31.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Dostluğun doruğu

Dün öğle vaktinden beri inanılmaz bir özveriye tanıklık etmenin, tüyler ürpertici heyecanını yaşıyorum.

Türkiye ve Yunanistan'ın dostluğu, kardeşliği ve barışı için bugüne kadar yapılanlar, insanüstü bir fedakarlıkla taçlanıyor.

Genç ve sapasağlam bir Yunanlı, iki ülke arasındaki dostluğu Ege'nin iki yanındaki halklara ve dünyaya ilan etmek için canından can veriyor.

Unutulmaz bir fedakarlık örneği oluşturuyor.

***

Her şey dün değerli dostum Mikis Theodorakis'ten aldığım bir faksla başladı.

Theodorakis faksında şöyle yazıyordu:

"Sevgili Zülfü,

Şu anda bir Yunanlı'dan aldığım mektup üzerine sana yazıyorum.

Bu yurttaşımız, Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostluğu destekleyecek sembolik bir hareket olarak, böbreğini, ihtiyacı olan bir Türk'e vermek istiyor.

Bu mektuptan çok ama çok etkilendiğimi kabul edersin. Bir iki dakika önce kendisine telefon ettim ve kararı hakkında konuştum. Bu kararında son derece samimi.

Orijinalini gönderdiğim mektubunda da göreceğin gibi, istekleri şunlar:

1. Böbrek hastalığından dolayı yaşamsal tehlike içinde olan, tanınmamış bir Türk yurttaşına böbreğini verecek.

2. Organ nakli Yunanistan'da Yunan doktorları tarafından yapılacak.

3. Hiç kimse kendisinin adını bilmeyecek. Televizyonda, radyoda, basında bu eylem hakkında konuşabileceğiz. Aksi takdirde dostluk amacına hizmet etmez. Ama onun adını saklı tutacağız.

KALPLERİN YUMUŞAMASI İÇİN...
Böbreğini verecek olan kişinin mektubunun bir bölümünün çevirisi aynen şöyle:

" Mikis,

Bu mektubu sana yazmadan önce çok düşündüm. Acaba kararımın Türk-Yunan dostluğu ve barışına katkısı ne oranda olabilir?

Şuna inanıyorum: Bilinen sorunlara ve de yüzyılların günümüze getirdiği düşmanlıklara karşın, iki halk arasında barış ve dostluğun gerçekleşmesi her şeyden önce kalplerin yumuşamasına ve insanların birbirlerine yaklaşmalarına bağlı... Üçüncü kişilerin ekonomik ve politik çıkarlarına rağmen!

Tarihsel bir gerçek var: Bir konuda yarar sağlamak için kimi özveriler gerekir. Bu gerçekten hareketle ben tanınmamış bir kişi olarak, tanınmamış bir Türk yurttaşına bir böbreğimi bağışlamak istiyorum.

***

Daha sonraki telefon konuşmamızda, bu kişinin 40 yaşlarında, gayet sağlıklı bir aile babası olduğunu öğrendim.

Theodorakis'e, Türk ve Yunan halkları arasındaki dostluğa bütün yüreğiyle inandığını ve bu dostluk duygusunu unutulmayacak ve aynı zamanda da bazı kişileri şoke edecek bir eylemle ortaya koymak istediğini söylemiş.

Bu kişinin, ermişlere yaraşan büyüklüğü karşısında şapka çıkarmamız gerekiyor.

Dünya tarihinde çok az kişi, halkların kardeşliği için bu kahraman Yunanlının gösterdiği fedakarlığa razı olmuştur.

Çünkü ortada olan, bu çoluk çocuk sahibi kişinin canından bir parçadır.

Böbrek hastalarına milyonlarca dolar bağışlamak gibi eylemler bile anlaşılabilir.

Ama ameliyat masasına yatıp da böbreğini, hiç tanımadığı bir Türk'e vermek...

İşte bu, insanlığın ve dostluğun doruğu.

Bu muhteşem insanlık dersine imza atan Yunanlı kardeşimizi yürekten kutluyor, kendisine, Türk-Yunan dostluğuna değer veren uygar yurttaşlarımız adına teşekkürlerimi sunuyorum.

***

Şu sırada, bu Yunanlının kan ve doku testlerinin bizim doktorlarımıza iletilmesi ve sırada bekleyen böbrek hastalarının kan ve dokusuyla karşılaştırılması işleriyle uğraşıyoruz.

Doktorlarımızın uygun bulacağı bir yurttaşımızı Atina'ya götürecek ve ameliyatı gerçekleştireceğiz.

İnsanlık tarihinde yer tutacak bu eylemin, milyonlarca insana ve gelecek kuşaklara büyük bir dostluk dersi oluşturacağını sanıyorum.

Halkımızın düne kadar can düşmanı zannettiği Yunanlılar akın akın kan vermeye gidiyor, yaşlı gözleriyle yardım toplamaya çalışıyor, en büyük Yunan gezeteleri "Hepimiz Türküz!" diye manşet atıyor ve depremde felakete uğrayan yurttaşlarımıza destek olmaya çalışıyorlar.

Ve bu kardeşlik fırtınası, böbreğini vermek isteyen Yunanlı'nın müthiş jestiyle taçlanıyor.

***

Biz, dostluğa kıymet veren, -bazı siyasilerimize rağmen- uzatılan kardeşlik elini geri çevirmeyen bir halkız.

Bakın; onca kan, acı ve zulüm döneminden ve otuz bin evladımızın ölümünden sonra, Güneydoğu illerimiz depremzedelerin yardımına koşuyor. Diyarbakır'da, Siirt'te, Hakkari'de, Bingöl'e kışlık erzakının bir bölümünü ayırıp Körfez'e gönderiyorlar.

Adapazarı'nda bir Şırnak mahallesi kuruyorlar.

Demek ki bunca ölüm, bunca zulüm Türk ve Kürt kökenli yurttaşlarımız arasındaki kardeşliği bozmaya yetmemiş.

Yüzyıllardır bir arada yaşama kültürünü geliştirmiş ve bu konuda dünyaya örnek olmuş bir halk olarak, bize uzanan dostluk ellerini sıkmanın bir yolunu bulmalıyız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır