


Deprem kültürü
Çocukluğumuzdan beri şu lâfı hep duyarız: Ucuz kurtulduk
Yangın, sel, patlama, çatlama... Hattâ Boğaziçinde bir facia...
Koro halinde:
-Ucuz kurtulduk.
Zannederiz ki ders alınacak.
Hayır.
Yeni bir felâkete kadar, hiç bir tedbir yok... Yeni felâket geldi mi, haydii, tekrar koro halinde:
-Ucuz kurtulduk.
Bunun pahalı olanı hangisidir acaba?
*
Bize şimdi depremle birlikte yaşamaya alışmamız gerektiği söyleniyor.
Niye şimdi söyleniyor?
Niye 76 yıldır değil de şimdi?
Türkiye'nin deprem bölgesinde olduğunu bilmeyen yok. Taa 1939'lardan beri de 7 büyük deprem görülmüş.
Öyleyse, depremle birlikte yaşamaya alışmış olmamız gerekirdi, değil mi?
*
Böyle bir öğüt aldınız mı?
Böyle bir eğitim gördünüz mü?
Annelerinizden, babalarınızdan, öğretmenlerinizden bu konuda ne öğrendiniz? Hiç... Çünkü onlar da bilmiyorlardı... Onların anneleri babaları ve öğretmenleri de bilmiyorlardı.
Hep birlikte sadece şunu öğrenmişiz:
-Ucuz kurtulduk.
Bunun pahalı olanı hangisi acaba?
*
Dahası var.
İstanbul, kaçak yapılarla, uyduruk binalarla bilinçsiz bir biçimde betonlaşırken, onları uyaran bir merci oldu mu?
Peşlerine sadece zabıta'yı ve polisi saldılar...
Ama deprem tehlikesi'nden hiç bahsetmediler.
Bahsetselerdi daha caydırıcı olurdu. Buldozerle yıkılan gecekondusu için bâri hiçbir aile ağlamazdı.
*
Yıkım kararıyla yıkılanlar, belki de kurtulmuş yapılardır.
Yıkılmayanlar ise şimdi deprem korkusuyla titriyorlar.
Aman Allahım.
Kaçak yapıları teşvik eden, hattâ kaçağı legal hale getiren, sonra da her seçimde bir imar affı vaad'eden oy avcısı pis siyaset, şimdi bize depremle birlikte yaşamamız gerektiğini söylüyor...
Pekalâ...
Depremle birlikte yaşayalım.
Ama niçin şimdi söylüyorsunuz?
Çünkü bu def'a ucuz kurtulmadık. 15 bin ölü, 45 bin yaralı...
Peki, 40'lı, 50'li, 60'lı yıllarda nerdeydiniz? 70'li, 80'li, hâtta 90'lı yıllarda nerdeydiniz?
Bizi sadece polis kuvvetiyle ve zabıtayla korkutacağınıza, deprem ihtimalinden niye bahsetmediniz?
*
İstanbul tedirgin...
Er veya geç bir deprem bekliyor... Anladık.
Üzerinde inşaat yapılmamış tek karış toprak kalmayınca öğreniyoruz bunu... Yeni öğreniyoruz.
Evet... Okullarda salyangozun solunum sistemi'ni bile öğrendik ama depremle birlikte nasıl yaşanacağına dair tek kelime öğrenmedik.
En değerli deprem uzmanları da Türkiyedeymiş meğer.
Yazık.
Onu bile yeni öğreniyoruz.
Güzelim Cumhuriyette, 76 yıllık deprem kültürünü, biz son 15 günde edindik.