Neden bu kötülüğü yaptılar, neden?
Öç alma duygusu, insanlık var olduğu günden bu yana en kutsal duygudur.
Devlet de bu duyguyu mağdurlara zarar vermeden tatmin edecek bir otorite yaratma ihtiyacından doğmuştur.
Devletin birinci görevi adalettir.
Af, bu yönden en ağır insan hakları ihlâlidir.
Devlete karşı bu kötülüğü, devletten adalet isteyen millete karşı bu büyük günahı iktidar neden işledi?
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden şu yorumu getiriyor:
"Öyle sanıyorum ki, siyasetin içinde kimilerinin yakınları, kimilerinin kendileri için yargılanma sorunları vardı ki Af Yasası'yla bunlardan kurtulmak için yasama yetkisini kötüye kullandılar."
Yani ortada bir siyasi suiistimal var!
Savunan kimse yok..
Yargıtay 8. Daire Başkanı Naci Ünver, affın mağdur insanlarda öç alma duygusunu artıracağını söyledi. Nasıl?.
Gücü yeten kendi eliyle, yetmeyen satın alarak.. Yargılı infazın çalışmadığı toplumlarda yargısız infaz kaçınılmazdır.
Naci Ünver "Sokak terörü yaratanlar affedildi. Böyle bir yasa suçluları yüreklendirecektir. Kamu düzenini sağlamada zorluklar çıkaracaktır" dedi.
DGM Savcısı Talat Şalk, İnfaz Kanunu'nun zaten sürekli bir af gibi işlediğini, adam öldürmekten 20 yıl yiyen katilin 8 yılda çıktığını, adaletin yerini bulmadığını, bu affın suçları artıracağını söylüyor.
Başka bir DGM Savcısı olan Nuh Mete Yüksel "Af yasasıyla çete suçlarına bir de indirim getirmişler. Bu kanundan sonra bu tür suçlar patlar" diyor.
Affı çıkaran iktidar partilerinin liderleri, yetkilileri suçluların telâşı içinde.. Bazıları kaçıyor, mikrofona yakalananlar kem küm ediyor..
Ecevit içine sindiremediğini söyledi.
Demek ki vicdan azabından dolayı yaptığı midesine oturdu.. Ona şifa dileriz. Zamanla geçer.. Ama çocukları olan, onlara adaletin işlediği bir ülke bırakma umudunu kaybeden vatandaşlar bu kötülüğü unutmayacak, acıları hiç geçmeyecektir.
"Baba" zor durumda..
Adalet Bakanı Türk de "Toplumsal barış, çeteciler, işkenceciler salınınca mı kurulacak?" sorusuna cevap bulamayınca "Bu yasa, benim hazırladığım tasarı değil" diyor.
Anlayacağınız adalet öldürüldü ve sanıklar suçu birbirlerine atıyor!
Adalet isteyen millet ve temeli dinamitlenen devletin şu anda tek umudu Cumhurbaşkanı'dır.
Demirel, veto hakkını böyle bir durumda değilse ne zaman kullanacak?
Anayasa'daki yetkilerini devletin ve rejimin esenliği için zorlayarak Refahyol'daki nöbet değişimine geçit vermeyen "Baba", şimdi tartışılmayacak kadar açık yetkisini millet ve devlet için kullanmayacak mı?
Son çektirdiği "aile fotoğrafı" cesaret kırıcı ama yine de ümit besleyebiliriz.
"Dün dündür, bugün de bugün" sözü hep aleyhimize mi işleyecek!