kapat

30.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İPEK CEM(ipek.cem@sabah.com.tr )


Doğru adres

Deprem felaketinin ardından yardım etmek isteyen çok ama doğru adres neresi? Küçük, büyük, parasal ve proje bazında tüm yardımlar yavaş yavaş bir adres arayışına girdiler.

İnsan ve maddi kayıplar hesaplanadursun, bireyler, şirketler, sivil toplum örgütleri ve devletler nereye yardım yapmaları gerektiğini kestirmeye çalışıyorlar. Ayrıca düşündükleri projeleri hayata geçirmek için nereye danışacaklarını bilemiyorlar.

Deprem vergisi haberi biraz baltalasa da, maddi yardım kampanyaları sürüyor. Maddi kaynak önemli. Ancak bu kaynakların aktarılacağı akıllı projeleri belirlemek belki daha da önemli. Bazıları projeden başlıyor, finansmanı sonra düşünüyor. Diğerleri de toplanan yardımlara uygun projeler arıyor. Her iki yaklaşıma da ihtiyaç var.

Toplumsal yaşamın kalitesi, bireylerin çabalarının toplamıdır. Sorumluluk hepimize ait. Toplumun sivil kesimleri bu sorumluluğa hazır görünüyor. Ancak tüm girişimlerin belli bir ana plan çevresinde konumlandırılmasında fayda var. Bu ana plan, büyüklüğü ve karmaşıklığı gözönünde bulundurulduğunda, merkezi otoritenin öncülüğünde, uluslararası ve yurtiçi kurum ve uzmanların desteğinde hazırlanmalıdır. Sivil toplum örgütleri, bu planın hazırlanması ve uygulanmasında destek vermeli, medya ve kamuoyu ile birlikte eleştiri ve önerilerini getirmeliler.

Deprem sonrasındaki orta ve uzun dönemli projelerden sorumlu bir Merkez kurulmalı. Bahsettiğimiz Ana Plan'ı sahiplenmeli.

Önümüzdeki 2 yıl boyunca, tüm ilgili projeler bu yeni merkezle koordineli yapılsın. Bu merkezin bazı sorumlulukları, Başbakanlık Kriz Masası'nı aşacaktır. Ayrıca konunun uzmanı bir kadroya ihtiyaç olacaktır. Yeni yerleşim birimlerinin, tüm alyapısı ve donanımıyla oluşturulmasından bahsediyoruz. Bu çok ciddi bir iş. Deprem Yörelerinin Yeniden Yapılandırılma Merkezi diyebiliriz mesela. Bu Merkez krizle değil, plan, idare ve koordinasyonla ilgilenir.

Deprem Yörelerinin Yeniden Yapılandırılma Merkezi, bu yörelerin yerbilimi, inşaat ve yerleşim planlarına, halkın ihtiyaç ve isteklerine uygun yapılmasının en üst düzeydeki sorumlusu olur. Bu Merkez iyi yönetilebilirse, her tür kaynağın doğru adresi olabilir. Örneğin çadır kentlerin kurulduğu arazilerle, prefabrik çözümler ve kalıcı yapıların aynı ilçede, hangi farklı alanlara, hangi sistem ve finansmanla kurulabileceğinin şirketlerden, çokuluslu kuruluşlardan oluşan bir danışma kurulu olabilir.

Ciddi bir endişem var. Kısa vadeli ihtiyaçları karşılar durumdayız. Ancak daha ciddi planlama, projelendirme ve finansman gereken esas sorunlarımızda enerjimizi boşa harcamamızdan korkuyorum. Gerekli konulardaki otoritelerin biraraya geldiği ve şeffaf çalışan bir Merkezin kurulmasını öneriyorum. Bu Merkez, bilgiye dayalı proje üreten ve kendi dışında üretilen bu tür projeleri de destekleyen bir merci olmalıdır. Merkez aynı zamanda, ilgili konuların dünyadaki örneklerini inceleyen, değerlendiren ve seçen bir kimliğe bürünmelidir.

Kişiler gibi, toplumlar da bazı acılarla silkinebiliyor. Normal yaşamında yapamadığı değişiklik ve atılımları yapabiliyor. Akılcı ve hukuki yaklaşımların benimsendiği, uzun vadeli planların yapılabildiği bir Türkiye'nin temelini atmak için ne bekliyoruz?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır