kapat

30.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Yeni dönem

Türkiye'nin yaşadığı bu korkunç felaket, inanıyoruz ki, ülkemizde yeni bir dönemin de başlangıcı olacak..

Sivil toplumun muazzam gücünü bir anda ortaya çıkartan bu facia sayesinde, artık Türk insanı her konuda hakkını aramaya başlayacaktır..

Her şeyi devletten beklememeyi öğrenen Türk insanı, yaptıracağı inşaattan, yapacağı alışverişe, çocuğunu göndereceği okuldan, gideceği doktora kadar son derece dikkatli davranacaktır..

Türkiye'ye yağan ve yağmaya devam edecek olan dış yardımlar, ülkemizde bazı kafaların yerleştirmeye çalıştığı "yabancı düşmanlığını" sona erdirmiştir..

Ülkemiz dünyada çok büyük bir "momentum" yakaladı.. Bunu katiyyen kaybetmememiz lazım.. Çünkü bu momentum sayesinde milyarlarca dolar yardım ülkemize gelecek..

Bunun için de öncelikle Türkiye olarak, bizim, ihtiyaçlarımızın ne olduğunu hızla belirleyip, adamlara iletmemiz lazım.. Bunu yapmazsak, bu yardımlar gelmez.. Adamlar "Demek ki Türkiye'nin yardıma ihtiyacı yokmuş" derler.. Böyle bir tehlike ciddi biçimde var.. Varolduğunun işaretleri de bizlere ulaştı..

Bu nedenle Başbakan Ecevit, bu "envanteri çıkartacak" olan kişilerden daha hızlı çalışmalarını istemelidir.. Sürat en önemli noktalardan biridir.. Kaç okul, kaç konut, kaç hastane yapmak lazım? Alt yapının onarımına ne gidecektir? Bu süreç içinde ne kadar prefabrik ev gereklidir?

Bu ve benzer soruların cevapları, dış dünyaya derhal iletilmelidir..

Bu deprem sadece Türk insanını değil, ama devleti de sarsmıştır.. Devlet bu sarsıntıdan dersini çıkartıp, kendini ona göre örgütlemek zorundadır.. Millet de bunun takipçisi olacak ve devleti bu yönde zorlayacaktır.. Zorlamalıdır. Sivil toplum örgütleri de özellikle bu konudaki girişimlerini medya ile paylaşmalı ve medyanın da desteğini almalıdırlar.

Derhal Akutçuları çağırıp, başta Kızılay olmak üzere, bu konularla ilgili tüm kurumların yeniden kurulmasında, onlara en azından danışılsa, kötü mü olur? Bize kalsa Kızılay'ın yönetimini derhal Akutçulara verirdik ya.. Neyse...

Sarılan yaralar
Türkiye'yi yönetenler 1939'dan beri yaşanan tüm felaketlerden sonra, bugün bizlerin söylediklerini söyledi durdu.. Bazı kararlar da alındı ve neredeyse hepsi kağıt üzerinde kaldı..

SABAH İstanbul'un paşası Erdal Bilaller, Kanal 6'da "Yıllardır, devletin müşfik elleri yaraları saracaktır sözünü dinliyoruz. Bıraksınlar yara sarmayı.. Gereken önlemleri alsınlar" dedi.. Son derece doğru.. Çünkü bu önlemler ciddi biçimde takip edilerek uygulansa, yara sarmaya belki de hiç gerek kalmayacak veya çok az kişi bir doğal afetten etkilenecek..

Ama kendimizi bildik bileli, her doğal afetten sonra, devletimizi yönetenler aynı klasik cümleyi söylüyor..

Yeter artık...

Söz bitti...

Ve iş zamanı geldi...

Bu devlet sonuçta bizim devletimiz.. Onun için de devleti yeniden yapılandırmada, güçlendirmekte bizim de katkımız olmalı.. Nasıl olur bu katkı?

Her şeyi denetleyerek.. Devleti "şunları da yapın" diye uyararak.. Ama mutlaka ve mutlaka yapılan ve yapılmayanları takip ederek... İşte halkımızın katkıları bunlar olur..

Bir daha böyle bir felaket yaşamamak, en azından acımızı en aza indirmek için, herkesin, ama herkesin üzerine düşeni, doğruları ve de kaytarmadan, filancanın adamı böyle istedi mantığını tamamen bırakıp, torpili ortadan kaldırıp, yapması gerekiyor...

Bosna'ya yardım adına toplanıp sonra götürülen milyarları ve Babuna olayını yaşamış olan, ki bunlar sadece iki örnek ve bunlarla birlikte benzer diğer yolsuzlukları her hatırladığında içi cız eden bu millet, artık yeniden yapılanacak devletine güvenmek istiyor...

Tekrar, ulusça başımız sağ olsun...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır