Ankara- Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, deprem felaketi sonrası izlenecek ekonomik politikalarla, uluslararası kuruluşlardan fon temin etme çabaları konusundaki görüşlerini SABAH'a açıkladı.
Önal, 1990 Körfez Krizi'nde yapılan hataların, deprem yaralarının sarılması için sürdürülen kredi arayışında tekrarlanmayacağını söyledi.
"Bankacılık, sosyal güvenlik, uluslararası tahkim gibi çok önemli düzenlemeler yaptık. Uluslararası kuruluşlar da bunun farkında" diyen Önal, depremin enflasyonist baskı yaratmasına ve ekonomide hedefleri değiştirmesine geçit vermek istemediklerini belirtti.
Önal, sorularımızı şöyle yanıtladı:
ABD'nin garantörlüğünde tahvil ihracı da dahil olmak üzere birtakım dış kaynak seçenekleri var. Üzerinde çalışıyoruz. Bunun için öncelikle hasar tesbiti çalışmalarının tamamlanmasını bekliyoruz. Depremin gerçek faturasının ortaya çıkmasını istiyoruz.
Hasara ilişkin ön tesbitler belli mi?
Hayır. Benim ağzımdan tahminler yazıldı ama bu yönde bir rakam yok henüz. Körfez Krizi'nde olduğu gibi abartılı rakamlarla ortaya çıkıp, ardından ülkeyi tatmin etmeyen rakamlara razı olup hayal kırıklığı yaşamak istemiyoruz. Gerçekçi ve samimi tesbitler yaparak, finansmanı projelendireceğiz.
Deprem bütçe dengelerini nasıl etkileyecek?
Türkiye'nin artık üç bütçesi var. Faiz dışı bütçe, faiz giderleri ve şimdi eklenen onarım bütçesi.
Bu üç fonksiyon aynı anda ve bir paket olarak ele alınmak zorunda. Bu, üç bütçenin de gereklerini, birinden bile taviz vermeden yerine getirmek zorundayız.
Sosyal güvenlik reformu, dış kaynak arayışları açısından artı bir puan olacak mı?
Bankalar, sosyal güvenlik, uluslararası tahkim gibi gerçekten önemli reformları tamamladık. Uluslararası kuruluşlar bunlardan övgüyle sözediyorlar.
Hatta, depreme rağmen sosyal güvenlik yasasının çıkması, hükümetin ciddiyet ve kararlılığının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Ancak biz enflasyonu tek haneye indirme ve yapısal uyum programı ile deprem nedeniyle sağlanacak kaynakları birbirinden ayırıyoruz. Bu yaklaşımımızı uluslararası kuruluşlara da anlattık.
Enflasyonu yüzde 50'lerde tutmak mümkün olabilecek mi?
Depremin yarattığı ekonomik hasarın enflasyonist baskı yaratmasının önüne geçeceğiz. Bunun için, ihtiyaçları gerçekçi belirleyen ve sağlam kaynaklara dayanan bir finansman anlayışı içinde olacağız.
Ekonomik hedefleri değiştirmek gerekecek mi?
Hazine'nin iç ve dış borçlanma programı da dahil olmak üzere genel ekonomik hedeflerimizi değiştirmek istemiyoruz.
Okan MÜDERRİSOĞLU