


Güneş gözlüğü
Güneş tutulmasına gösterdiğimiz ortak ilgi'yi, bu ülkenin herhangi bir meselesine gösteremez miyiz?
Meselâ enflasyona.
Meselâ eğitime.
Meselâ adalete, hak'ka, hukuk'a ve ahlâk'a.
Hattâ trafiğe.
Gösteremez miyiz?
*
Dün, görülecek bir manzara verdi... Ortak ilkelerde birleştiremediğimiz televizyon kanalları, saatlerce kitlenip naklen yayınlarla aynı noktaya bağlandı... Güneş.
Milyonlarca insan sokaklara döküldü. Gökkubbeyi izledi. Her tarafta şölenler düzenlendi, konserler verildi, balonlar uçuruldu, alkışlar ıslıklar hiç dinmedi.
Tabiatta ender bir olaydır... Bir daha ne zaman göreceksiniz güneş tutulmasını?.. Tabii ki seyre değer... Üstelik Türkiye'nin tanıtımı için de işe yaradı doğrusu... İlime katkımızı bile sağladı. Kabul..
Ama çarşıyı pazarı durduracak kadar, hayatı donduracak kadar, bu büyük alayiş, acaba hangi derdimize deva buldu?
Ekonomiye ışık mı yaktı?
Yolsuzluk için bizi terbiye mi etti?
Siyasi ahlâka bir ihtarda mı bulundu?
Hayır.
Sadece Türk insanlarını ortak bir heyecana sürükledi.
İşte bu noktada durup biraz düşünüyorum. Bir dakika karanlık kampanyasına benzer bu ulusal ruh, acaba memleketimin problemleri için de ortaya bir refleks koyamaz mı?
Meselâ iftiraya ve karalamaya.
Meselâ dedikoduya, hased'e ve fesat'a.
Yani, milyonlarca insan aynı noktaya doğru koşup, aynı noktaya bakıp, kutsal bir çizgide buluşamaz mı?
Yalancılığı kınayamaz mı?
Kin, nefret ve husumeti topluca ayıplayamaz mı?!
Ama kavgasız, döğüşsüz... Tıpkı dünkü gibi... gülerek, eğlenerek, şarkılar söyleyerek, el ele vererek...
*
Kızgın güneş'e yine de teşekkür borçluyuz.
Bunalmış insanları, birdenbire mutlu ediverdi... Bütün dertleri unutturdu, kadın, kız, çoluk, çocuk, herkesi güldürdü, sevindirdi.
Güneşi, ilk def'a kıskandım.
Ve o'ndaki kudreti, bir daha takdir ettim.
Aynı gözlükleri takıp bakmayı, bize öğrettiği için, o'nu bir 30 yıl sonra tekrar bekleyeceğim.
Belki o zamana kadar, biz de at gözlükleri'mizi değiştiririz...
..........
Gurub'etti güneş, dünya karardı diyen şair halt'etmiş.
Güneş, ben olmasaydım ne yapardınız dedi ve gitti... O kadar.
Demek ki, dünya nimetlerinin kıymetini bileceğiz... Ayrı bir ders de bu işte...
Havasına, suyuna, taşına toprağına diyerek, memleketimin güneşini daha çok sevdim dün.