


İktidardaki kadın affedecek mi?
Geçen hafta hayatımda ikinci kez karakola gittim. Karakoldaki ilk deneyimim bir trafik kazası sonrasıydı. Bu kez bir arkadaşım eski kocasını şikâyet etmek için karakoldaydı, ben de ona destek olmak için yanındaydım.
Arkadaşımla eski kocası arasında yaşananları bir kenara bırakıp, şu geçenlerde yazdığım "kadınsal durumlardan" birine değineceğim. Çünkü polisler de bana bir "kadınsal durumu" işaret ettiler.
Polis memurları arkadaşımın başına gelenlere benzer çok fazla olayla karşılaşıyorlar. Bu yüzden de deneyimliler. Bana dönüp, "Kadınlar hep böyle şikayet ederler, sonra da affederler" dediler. Kısacası polisler affetmenin bir kadınsal durum olduğunu düşünüyorlardı.
Affetmek bir kadınsal durum mu?
Neden hep erkekler aldatıyor, kadınlara affetmek düşüyor?
Böyle bir aşağılanmaya kadınlar neden boyun eğiyorlar?
En aciz erkek modeli bile affediliyor
Gerçekten de affetmek, sanki kadınların en yüce özelliği. Kadınlar, "Erkek değil mi, yapar" diye düşünüp, "Seven kadın katlanır" imajını sahipleniyorlar.
En aciz erkek modeli karşısında bile kadınlar hemen "Ne olacak gönlünü eğlendirmiş" deyip, yuvayı kurtarıyorlar. Kadınlar, karısını yarattığı ilk fırsatta personeliyle ya da sekreteriyle aldatacak kadar yerlerde sürünen bir erkek modelini koca diye kabul edebiliyorlar.
Hillary de affetti
Hillary Clinton da, dişini tırnağına takarak yıllarca kocasını yükseltmek için çalışmış bir kadın. Bu arada kendisini de ihmal etmemiş, ABD'nin sayılı avukatlarından olmuş biri. O da aldatıldı. Kocası onu bir stajerle aldattı. Üstelik daha önce de aldatmıştı. Ama Hillary de kocasından boşanmadı. Sürekli olarak karşılaştığımız "kadın affeder" imajını doğruladı.
Gazete manşetlerinde "Affetti. Tatile Çıktılar" yazıyordu. Manşetlerin hemen yanında da elele fotoğrafları bir mutluluk tablosu çiziyordu.
Boynuzlayan kadınla fotoğraf
Peki siz hiç boynuzlanmış bir erkeğin karısını affedip, basının önüne çıkıp elele poz verdiğini gördünüz mü?
Şöyle bir görüntü gözünüzün önüne gelebiliyor mu?
Hillary'nin genç, çok hoş bir delikanlı ile tesadüfen çekilmiş fotoğrafları... Bu fotoğraf karelerini sıraladığınızda ortada bir yakınlığı işaret eden bulgular ortaya çıkıyor. Ve Hillary Clinton böyle bir delikanlı ile hoş ama "uygunsuz", toplumun asla kabul etmeyeceği şekilde anlar geçirdiğini tv ekranlarından doğruluyor. Anlattıktan birkaç saat sonra da eşini ve çocuğunu yanına alıp, elele tatile çıkıyorlar. Böyle erkek olur mu? Olmaz değil mi?
Oluyor. Gücü elinizde tutunca oluyor.
Kadına giden yol...
Bill Clinton "Siyaseten güçlü olmak, kadınlara giden yoldur" demiş. ABD Başkanı'nın bu düşüncesine ne yazık ki katılıyorum. Bir tv programında, bir araştırmacı cinsel çekicilikten bahsederken, Özal'ın başbakan olduğu dönemde yapılmış bir araştırmanın verilerini aktarmıştı. Araştırmanın sonuçlarında kadınlar kendileri için en cazip erkekler arasında Özal'a da yer veriyorlardı.
Kısacası kadınlar iktidardaki erkeklerden hoşlandıklarını söylüyorlardı.
İngiliz Kraliyet Ailesi, bir dönem bir aldatma skandalıyla karışmıştı. Bu sefer aldatan Kraliyet Ailesi'nin kadın mensubuydu. Ve o da kocasıyla basının önüne elele çıkıp poz verdi. Çünkü iktidar bu sefer erkekte değil kadındaydı.
Fedakarlık masalı
Hillary Clinton'ın eşini affetmesi, ister ABD Başkanı'nın eşi olun, isterseniz herhangi birinin, kadının en büyük erdemi olarak görülen "fedakârlık"la anlatılıyor.
Ben bu "fedakâr kadın masalına" hiç inanmıyorum. Kocaları iyi konumda olan kadınlar, yalnızca katlanıyorlar. Kocalarının makamı onlar için de çok önemli oluyor. "Bilmem kimin eşi" olmak aldatılmaktan daha önemli.
Bir de evlendiği erkekle ne olursa olsun mezara kadar beraber olma düşüncesiyle yetiştirilmişler var. "Ne yaparsa yapsın kocamdır" diyorlar. Onlar kocalarını çok seviyorlar, kocaları ne yaparsa yapsın katlanıyorlar!
Hillary Clinton, Monica skandalının sonrasında "kendimi evliliğe adadım" diye başlayan bir açıklama yapmıştı. Bu açıklama kuşkusuz ABD'nin geleceğini düşünenen, başkan ve ailesine örnek aile modeli çizen "image maker"lar tarafından yaptırıldı.
Hillary Clinton kamuoyunun nabzını elinde tutan akıllı bir kadın. Bugüne kadar verdiği tepkilerin tamamı çok iyi düşünülmüş ve planlanmış tepkiler. Amerikan toplumu gibi "özgürlüğün" ön planda tutulduğu bir toplumda bile ailenin "kutsallığı" hala çok önemli bir yer tutuyor. Hillary tüm dünyada çok güçlü ama bir o kadar da kadına atfedilen değerlere sahip bir imaj sundu. Bu olayda da çizgisini koruyor ve şimdi 2000 yılında New York eyaletinden senatör seçilmek için çalışıyor.
ABD Başkanı Clinton koltuğunu kaybettikten sonra senatör Hillary'nin eşine nasıl davranacağını merak ediyorum. Göreceğiz iktidardaki kadın affetmeye devam edecek mi?
Charlotte Perkins Gilman diyorki;
Özgür kadın ekonomik etkinliklerinde ve toplumsal ilişkilerinde kendini tam
anlamıyla ifade etmeye olanak bulunca, ruhunu dantelalar ve fotoğraf albümlerine boşaltmak zorunda kalmayacaktır.