kapat

11.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Millet'in Meclis'i Millet'e rağmen karar alırken...

Siyasi bilimlerde en keyifli derslerdir.
Milli iradenin ortaya çıkışı, karar mekanizmaları (Kara Kutu Teoremi), milli menfaatin ne olduğuna kimlerin nasıl karar verdiği (Arrow Paradoksu)...

Bu konuda yapılan çalışmaların -eski Yunan'dan günümüze- başlıklarını yazmaya kalksanız bir ömür yetmez.

Anayasa değişikliği, hepimiz biliyoruz, Meclis marifetiyle olabiliyor veya referanduma gidilip halka sorulabiliyor. (Mekanizmanın detaylarını yazmıyorum konum o değil)...

Haber bültenlerinde duyuyoruz...

"Hükümet Anayasa değişikliğini Meclis'te halletmek istiyor çünkü referandum sonucundan korkuyor!"

Yani hükümet kendisinin "olsun" dediğine vatandaşın "olmasın" demesinden çekiniyor.

Hatta Meclis yeterli oyu bulduğunda, vatandaşın "olmasın" diyeceğine yüzde yüz emin olduğu kararları millet adına alıyor.

O sırada duvarda "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazısı da kocaman yazıyor.

Bu aslında olur... Ve de demokrasinin işleyişinin, demokratik karar verme mekanizmalarının bir parçasıdır.

Garip ama kendi içinde mantıklı bir şekilde bizi temsil eden insanlara bizim için neyin iyi olduğunu bizden daha iyi bilme yetkisini veriyoruz.

Demokrasilerde kuvvetler ayırımı ve sonuçta oy şeklinde rakamlara dönüşen kuvvetler dengesi içinde bir karara varılıyor.

Bu karar sokaktaki vatandaşın "ak" dediğine "kara" şeklinde de çıkabiliyor.

"Benzine yine zam yapalım mı?" diye referandum yapsalar "Hayır" çıkar ama zam yapıyorlar.

Ancak demokrasi tabiatı itibarıyla bir "Ben yaptım oldu" rejimi değil!

Kötüler arasında en iyisi olan bu sistemin temelinde ikna yoluyla en doğruya ulaşabilme mücadelesi yatıyor.

Onun için yine işin tabiatına göre hükümetin vatandaşın "ak" dediğine "kara" kararı alma hakkının yanısıra, bunu neden böyle yaptığını millete anlatma nezaketini göstermesi gerekir.

Medya bunun için var!

Bari en azından anayasa değişikliklerinde, neyi neden yaptıklarını, liderler bir ortak basın toplantısıyla anlatsalar...

"Ey vatandaşlar size bu konular fazla gelir, şimdi size sorsak yanlış karar vereceksiniz" denildiğinde vatandaşın da aklına "Vallahi çok doğru söylüyorsunuz bizim yanlış kararlara vardığımız zaten sizi seçmemizden belli" cevabı geliyor!

Not: Elazığ'da güneş tutulmasını izleyecektim, o iş "yattı" maalesef. Bizim her yere, her zaman uçak bileti bulan ekip, durumu, "On gündür her şeyi yaptık ama maalesef" diye bildirdi. "Herşeyde bir hayır vardır ve kısmet değilmiş" dediysem de tam tutulmayı izleme sevdamdan vazgeçtiğimi zannetmeyin.

Bugün hayırlısıyla -zaten özlediğim- Amasra'da olacağım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır