kapat

11.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Kumburgaz Sağlık Ocağı ne iş yapar?...

Böyle şey hiç görülmemiş!... İstanbul'un en büyük turistik merkezlerinden biri olan ve yazın nüfusu yüzbine yaklaşan Kumburgaz'ın bir sağlık ocağı var.

Bu sağlık ocağında 3 doktor ve 5 kişilik de sağlık personeli bulunuyor. Diyeceksiniz ki, ne var bunda, ne için bu sağlık ocağına bulaşıyorsun... Herhalde durup, dururken oradaki görevlilere gıcığım olduğundan değil... Bir aksaklığın söz konusu olmasından dolayı bu sütunlara aldım. İsterseniz anlatayım;

Yukarıda söylediğim gibi, görülmemiş bir şey yahu!... Binası tamam, personeli de eksik değil ama neleri eksik biliyor musunuz, sağlık ocağında bu sezon ortasında mühür kaybolmuş bir türlü bulunamıyor... Dünya kadar insan hergün oraya gidiyor, muayene oluyor ama özellikle Bağkur'lu ve Emekli Sandığı mensupları reçetelerini alamıyorlar. Görevliler kendilerini azarlayıp, Büyükçekmece'ye yolluyorlar. Neymiş efendim, mühür yokmuş... Onun için reçeteye mühür vuramıyorlarmış, dolayısıyla da Büyükçekmece'ye gitmeleri gerekiyormuş...

Başta İstanbul Sağlık Müdürü olmak üzere tüm görevlilere sesleniyorum; "Böyle bir ayıbı nasıl görmezlikten gelirsiniz. Bu mühür ne zamandan beri kayıp haberiniz var mı?... Yahut ta size kayıp olduğu bildirilmedi mi?... Bildirilmediyse kim bildirmedi?... Oranın yetkilisi kim?... Gelen gideni başlarından savmak için mi böyle bir numara yapıyorlar?... Neyin nesi söyleyin bana bakalım, hemen cevap bekliyorum."

Ege Üniversitesi'nden açıklama var...
Geçenlerde Doçentlik sınavını kazandığı halde kendisine kariyerinin gerektirdiği görevinin verilmeyişi yüzünden, gadre uğrayan bir doktorumuzdan bahsetmiş ve YÖK'ten şikayetçi olmuştum.

Ege Üniversitesi bu konuda bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Doçent Dr. Orhan Oyar yüksek öğretim kanununa göre değil, o üniversitede memur statüsünde çalışan bir görevlidir. Zira mevzuata göre Doçentlik sıfatı için bir üniversitede çalışmak şart olmayıp, başka resmi veya özel kurumlarda çalışan, hatta hiç çalışmayan kişi sınavlara dışarıdan katılarak bu ünvanı alabilir" deniliyor. Ayrıca konunun YÖK ile değil Ege Üniversitesi ve yargı ile ilgili olduğu ifade ediliyor. Ve bu konunun günlerdir yargıda tartışıldığı açıklanıyor. Böylece benim meseleyi YÖK olarak ele almamın doğru olmadığı, bu işin sadece Ege Üniversitesi ile ilgili olduğu söyleniyor.

Gördüğünüz gibi hayli uzun olan açıklamanın ana hatlarından derlediğim kısmını yayınladım. Yayınladım ama bu açıklamayı onların haklı olduğuna kanaat getirdiğim için değil, araya sokulan pek çok yakınımın hatırını kırmamak için yayınlıyorum. Bilginiz olsun.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır