kapat

11.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZEYNEP GÖĞÜŞ(zgogus@sabah.com.tr )


Boğaz'ın yeniden keşfi

Deniz Hukuku Derneği'nden itiraz yok... Yüksek Denizcilik Okulu Mezunları Derneği sessiz... Deniz Pilot Kaptanlar Derneği'nden açıklama gelmedi... Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası'nın, Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği'nin sesi çıkmadı.

Bu saydıklarım, Boğazlar'ın güvenlik sorunuyla ilgilenen sivil toplum örgütleri. Bu kuruluşlar, daha 1991 yılında Boğazlar Bölgesi deniz trafiğinin nasıl olması gerektiğini toplanıp tartışıyorlardı. Boğazların güvenlik sistemine kavuşmasına bir itiraz olacaksa, önce onların sesi çıkardı.

Gelgelim itiraz mimarlar adına konuşanlardan geldi. Bu kişiler birer strateji uzmanı edasıyla dediler ki, "Boğaziçine bu radar kuleleri dikildiği takdirde tanker geçişini durdurmak olanaksız hale gelecektir! Dolayısıyla da Bakü-Ceyhan petrol boru hattının yapımı suya düşecektir."

Keşke deselerdi ki, bu radar kuleleri Boğaz'ı estetik olarak kirletir, itirazımız bu yüzden...

Gelelim işin aslına, astarına: Birincisi; Boğazlar'ın güvenliği ile Bakü-Ceyhan apayrı iki mesele. Her şeyden önce Türkiye, devlet politikası olarak bu ikisini yan yana koyamaz, çünkü koyarsa en başta Ruslar itiraz eder. Ruslar yıllardır Türkiye'nin Boğazlar'daki güvenlik sorunun abarttığını söylemiyorlar mı? Asıl güvensiz bir Boğaz, Ruslar'ın eline kart tutuşturmak anlamına gelir.

İkincisi; Boğazlar'ın güvenlik sorunun gündeme gelmesi 1960'lı yılların başına kadar gider. O sıralarda kimse gün gelip de Sovyetler Birliği'nin çökeceğini ve Kafkasya petrollerinin Boğaz'dan geçmesi gibi bir olasılığı aklına getirmemektedir. 80'li yıllara varıldığında ise Boğazlar için yeni güvenlik kuralları gerektiği konusunda her İstanbullu hemfikirdir.

Uzakyol Kaptanları Derneği başkanlarından hukukçu Gündüz Aybay, Türk Boğazları adlı son kitabında bu konuyu şöyle özetler:

"Türkiye'de Türk Boğazları'nda trafiğin düzenlenmesi için bir komisyon kurulduğu zaman daha SSCB dağılmamıştı ve Hazar petrolü ve bunun Akdeniz'e taşınması gibi bir sorun Türk/yabancı kimsenin kafasının köşesinden bile geçmiyordu. Bu nedenle, Türk Boğazlar Tüzüğü'nun Hazar petrolleriyle ilgili politikanın bir aracı olarak çıkarıldığı iddiası saçmalık düzeyinde yanlıştır"...

Evet, saçmalık düzeyinde yanlıştır.

Boğaz'a yerleştirilecek radar direklerine itirazı olan mimarların yapması gereken bu direkleri estetik olarak düzeltme imkanı olup olmadığını araştırmaktır. "30 metrelik direk boğazı görüntü olarak kirletir" diyebilirsiniz, ama kalkıp da "Tanker geçişleri meşrulaşacak" derseniz inandırıcı olamazsınız, çünkü tankerler zaten meşru geçiyor!

Diyeceksiniz ki Türkiye'de hangi konu bundan daha farklı bir düzeyde tarşılıyor? Haklısınız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır