MHP lideri Bahçeli, tahkimi bağımsızlıktan ödün gösterenlere dün cevap verdi:
"Bağımsızlığın temel göstergesi, öncelikle kalkınmamızı tamamlayıp tamamlamamış olmamızla ilgilidir. Teknolojisi geri, sermaye kıtlığı çeken, dış ticaret açığı giderek büyüyen bir yapıyı sürdürmek isteyenler, ne milli bağımsızlığımızı koruyabilirler ne de milletin hakimiyetini sürdürebilirler."
Tahkim bu sorunları çözme yolunu tıkayan önemli bir engeli kaldıracaktır.
Türkiye'yi yabancılar tarafından soyulan bir sömürge toplumu haline de getirmeyecektir. Bu iddialar, kışkırtıcı yalanlardır.
Yani tahkime destek veren muhalefet partileri günaha girmiyor.
Ama iktidar grupları?.
Dün meclis komisyonunda kabul edilen yasa değişikliği iki temel yenilik getiriyor:
1. Bir partinin yasak eylemlere odak olma hali düzenlenirken parti kapatmak zorlaştırılıyor. Bundan Fazilet yararlanacak.
2. Siyasi yasaklı Erbakan ve arkadaşlarına bağımsız aday olarak seçimlere katılarak milletvekili seçilme yolu açılıyor.
Çelişki şurada:
Fazilet Partisi Genel Başkanı Kutan da dahil herkes "Cezayı suç işleyen parti yöneticileri çekmeli, partiler değil" diyor.
Öyleyse parti kapatmayı zorlaştıran değişikliğin karambolunda 28 Şubat batağını yaratan suçluları kurtarmak niye?
Kan kokan kışkırtmaların cezalıları olan Erbakan, Şevki Yılmaz ve Çelik gibi yasaklıları niçin kurtarmak gerekiyor?
Gizli bir borç mu var, yoksa rahat mı batıyor?
"Kimse yatırım yapmaz oldu. Yeni iş sahaları açılmıyor, istihdam yaratılamıyor. Bu gidişin sonu iflâstır. Bu gidiş, 10 milyon işsizin artması, mevcut açlığın yaygınlaşması demektir. Böyle bir toplumda demokrasi, insan hakları, barış ve kardeşlik olmaz.."
Devlet memurluğu için 17 Ekim'de yapılacak seçme sınavına 1 milyon 425 bin genç insanın başvurmuş olması, Kutan'ı doğrulayan tehlike çanlarıdır.
Hantallaşmış devlet kadrolarını daha da şişirmek, iflâsı hızlandırmaktan başka sonuç getiremez. Çare reel ekonomiyi, yani üreten ekonomiyi canlandırmaktır.
Halit Narin gibi girişimcileri pes ettiren şartları hızla tersine çevirmektir.
Çünkü bu gidiş Narin gibileri değil, iş bekleyen genç yığınları yıkıma götürüyor.
Başbakan'ın haftalar önce müjdelediği ekonomiye destek tedbirleri daha fazla geç kalmamalıdır!