|
|
Apo, nasýl kayboldu?
Bölücübaþý, Yunanlýlar'ýn korumasý altýnda 2 Þubat 1999 günü Kenya'ya getirilmiþti. 14 gün sonra Kenyalýlar, Nairobi'deki Yunanistan Büyükelçiliði'nin kapýsýna dayandýlar. Kenyalý bir yetkili, Apo'ya önce "Size hayraným" dedi, daha sonra zorla bir otomobile bindirip, hýzla havaalanýna götürdü.
Yunanlý diplomatlarla, Apo'nun üçü bayan, dört korumasý, konvoyun peþine takýldý. Ancak Nairobi Havaalaný'na gelince, film koptu. Apo'yu taþýyan otomobil, özel bir kapýdan aprona alýndý. Apo gözden kayboldu, Yunanlýlar'la, PKK'lý 4 koruma ise havaalanýnýn orta yerinde kaldý.
Öcalan'la birlikte 2 Þubat 1999 Pazartesi günü Yunanistan'dan Kenya'ya gelen Yunan Gizli Servis Ajaný Kalenderidis, Apo'nun yakalanýþýndan sonra Atina'ya döndü. Olay, Yunanistan'da siyasi depreme yol açtý. Dýþiþleri Bakaný Pangalos istifa etti. Konu, adalete taþýndý. Bu arada Kalenderidis, açýlan adl” soruþturma nedeniyle Atina'da Savcý'ya gizli bir ifade verdi. Yunanlý Ajan Kalenderidis'in, 17 sayfalýk ifadesi daha sonra ele geçirildi. Yunanistan'ýn Apo'yu nasýl himâye ettiðinin somut bir belgesi olan bu ifade, Dünya Terör Tarihi için önemli bir belge niteliðindeydi.
Ýlk iki bölümünü yayýnladýðýmýz bu ibret belgesinin üçüncü ve son bölümünü aynen tercüme edilmiþ þekliyle sunuyoruz:
"13.2.1999 Cumartesi günü Nairobi'ye (Kenya'nýn baþkenti) avukat F.Kranidiotis (Apo'nun Yunanlý Avukatý) gelip, Büyükelçilik'ten (Yunanistan Büyükelçiliði) müvekkili ile görüþme talebinde bulundu. Müvekkiline götürülen avukat, kendisiyle belirli bir süre görüþtü. Daha sonra Kranidiotis bize, müvekkiline yapýlan baskýlardan söz edip, Büyükelçiliði terketmesi halinde tehlikelerle karþýlaþacaðýný söyledi. En kýsa süre içinde kendisinin oradan ayrýlýp, konuyu Dýþiþleri Bakaný ile görüþeceðini ifade etti.
Bu arada, Cumartesi günü Öcalan'ýn uzaklaþtýrýlmasý amacýyla Atina'dan yapýlan baskýlar dayanýlmaz hâle geldi. EYP Baþkaný (Yunanistan Gizli Servis Baþkaný) tarafýndan, Öcalan'ý desteklemek, kendisine akýl vermek, normalde orada bulunmamam gerektiði halde, bulunmakla suçlandým. 13 Þubat saat 23.30'da Avukat Kranidioitis'in ayrýlacaðý uçakta, Nairobi'den ayrýlmak amacýyla yer ayarladým. EYP Baþkaný, Büyükelçilik Ýkâmetgâhý'nýn Öcalan ve grubundan temizlenmesi amacýyla dört kiþi gönderdiklerini söyledi. Bu olayla ilgili olarak Öcalan'ýn avukatý ve refakatindeki üyeler (Apo'nun PKK'lý korumalarý), bilgi sahibi oldular. Ben kendilerine, gelenlerin Öcalan'ýn talep ettiði korumalar olduðunu bildirdim.
'Öcalan'ý, fedailerle atýn'
Doðal olarak ortaya çýkmýþ bulunan durum sonucunda, Ýkâmetgâh'ý terketmek için gördükleri inanýlmaz baskýlar sebebiyle benim söylediklerim onlara inandýrýcý gelmedi. Bu arada Papaioannou (Yunanistan Dýþiþleri Bakaný'nýn Diplomatik Büro Müdürü), Cumartesi günü, Öcalan'ýn Büyükelçilik Ýkâmetgâhý'ndan zorla çýkarýlmasý için Nairobi'den paralý yerel 'fedai'ler bulunmasýný istedi. Tam olarak 'fedai' sözünü duyup duymadýðýmý hatýrlamýyorum, ancak konu bu idi.
Büyükelçi (Yunanistan'ýn Kenya Büyükelçisi Costorlas), Papaioannou'ya bu isteðinin gerçekleþtirilmesinin mümkün olmadýðýný belirtti. Ayný günün akþam saatlerinde eþyalarýmýzla birlikte Ýkâmetgâh'a gidip, Öcalan'la vedalaþtýk.
Bizimle birlikte Kranidiotis, Dilan ve Nurcan (Öcalan'ýn kadýn korumalarýndan Þemse Dilan Kýlýç ve Nurcan Derya) bulunuyordu. Dilan'la, Nurcan iþlerini halletmek için þehre gittiler. Krandiotis ve Büyükelçi ile birlikte önce Büyükelçiliðe gidip, saat 22.00'de havaalanýna hareket ettik. Dilan ve Nurcan iþlerini bitirdikten sonra Büyükelçiliðe geldiler. Oradan EYP Baþkaný'na telefon edip, biraz sonra Yunanistan'a hareket edeceðimi bildirdim. Telefonda, gergin bir ortam içerisinde benim, Öcalan'ý desteklediðimi söyledi. On dakika içerisinde gidip, onu Büyükelçilik'ten dýþarý çýkarmamý istedi.
Öcalan'a hakâret
Bu konuþma sýrasýnda Baþkan'a sözkonusu talimatý pratik olarak uygulamanýn imkânsýz bulunduðunu, çünkü Öcalan'ýn, benden 40 kilo daha aðýr olduðunu, bu arada kendisine dört kiþinin refakat ettiðini bildirdim. EYP Baþkaný telefonu kapattý, biraz sonra Polis Müdürü Tzovaras (Atina Emniyet Müdürü) telefon etti. Bana, üç bakanýn yanýnda bulunduðunu, Öcalan ile grubuna karþý ahlâksýzca ifadeler kullanýp, küfür ederek, onlarý dýþarý atmamý istediklerini belirtti. Yunanistan'a döndüðüm anda beni görevden atmakla tehdit etti. Bu aþamada, aramýzda bir söz düellosu baþladý. Sesler üzerine, koridorda bulunan avukat Kranidiotis, kapýyý açarak içeri girdi ve konuþulanlara tanýk oldu.
Daha sonra Atina'ya döneceðimi bildirdim. Büyükelçi'nin, Papaioannou ile yaptýðý görüþmedeki baský ve geliþmelerin farkýna varan Dilan, çantasýndan bir tabanca çýkararak, çenesinin altýna koydu ve intihar etme tehdidinde bulundu. Bu olay üzerine Atina'dan 14 Þubat günü gelecek olan dört meslektaþýn (Gizli Servis gorilleri) varýþýna kadar her türlü görüþmenin durdurulmasý tâlimatý geldi.
Kranidiotis'le birlikte oradan ayrýldýk. Ancak Bay Papaioannou bana, Büyükelçilik Ýkâmetgâhý'nda kalýp, duruma hâkim olmam gerektiði görüþünü ifade etti. Biraz sonra da Baþkan'dan telefon geldi. Dýþiþleri Bakanlýðý'nýn talebi üzerine, orada kalmam gerektiðini söyledi. Ertesi gün Servis'ten (Yunan Gizli Servisi) dört kiþi gelip, otele yerleþti.
Bay Papaioannou, bu arada Diakofotakis'e (Yunanistan'ýn Kenya Büyükelçilik Baþkâtibi) telefon etti. Büyükelçi'nin, Atina'dan gelen EYP memurlarýna þu tâlimatý iletmesini söyledi: Eðer iyi hatýrlýyorsam, 'Öcalan ve refakatçýlarý çarþaf veya battaniye ile Büyükelçilik binasýndan, daha önce odalarýn ayýrtýlmýþ olduðu otele nakledilsinler. Onlara biraz para verilsin, kendileriyle her türlü temas kesilsin.'
Bu tâlimat, Grup Baþkaný'na nakledildi. Kendisi daha sonra EYP Baþkaný ile temas etti. Grup Baþkaný (Öcalan'ý Sefaret'ten atmak için Atina'dan gelen Gizli Servis elemaný Bobos Ioannis), operasyonu gerçekleþtirmenin mümkün olmadýðýný söyledi. Bobos, Niovis Caddesi fiyaskosunu hatýrlattý. (Yunanlý polislerin, Niovis Caddesi'nde bir Romen uyuþturucu müptelâsýný yakalamada gösterdikleri baþarýsýzlýk.) Daha sonra polisler, 15 Þubat Pazartesi günü Atina'ya harekete kararlý olarak otele gittiler.
Kenyalýlar'dan ültimatom
Pazartesi sabahý Bay Kathourima (Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý Genel Sekreteri), Büyükelçiyi makamýna davet etti. Bunun üzerine Dýþiþleri Bakanlýðýmýz, Büyükelçi'ye hastalýk bahane edip, gitmemesini; gittiði takdirde hiçbir durumda Öcalan'la iliþkiyi kabul etmemesini söyledi. Bu geliþme üzerine Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý, Büyükelçi'nin gelmemesi halinde kendisini almak üzere birisinin gönderileceðini bildirdi. Ardýndan da Büyükelçiliðe, Dýþiþleri Bakanlýðý (Kenya) Protokol Müdürü gelip, Büyükelçiyi alarak götürdü.
Büyükelçi saat 16.00 civarýnda Büyükelçiliðe döndü. Büyükelçi'nin verdiði bilgiye göre Kenyalýlar daha ilk günden itibaren herþeyi bildiklerini söylemiþler. Bu sorundan kendilerinin de kurtulmasý için, Öcalan'ýn baþka bir ülkeye gönderilmesini bekliyorlarmýþ. Bu konu hakkýnda hiçbir yabancý Servis'e bilgi aktarmadýklarý teminatýný da vermiþler. Kenyalýlar, hiçbir tartýþmaya girmeden Ýkâmetgâhýn saat 17.00'de boþaltýlmasýný Büyükelçi'den istediler. Yani ültimatom verdiler. Hatta, uçak getirtilmemesini, zira uçaðý Kenya Hükümeti'nin tahsis edeceðini açýkladýlar. Saat 16.20'de Ýkametgah'a gittik. Öcalan uyuyordu. Kendisini uyandýrdýk. Kýsaca durumu izah ettik. Kendisi kararsýz göründü. Biraz sonra Büyükelçiliðe bir kiþi girdi. Büyükelçi'ye göre bu kiþi, Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý'nýn memuruydu.
Saat takriben 17.20'de Kenyalý görevli, Abdullah Öcalan'la tanýþýp, kendisine hayranlýðýný ifade etti. Öcalan, bir ara Seyþeller'den garanti gelmediði için, Büyükelçilik Ýkâmetgâhý'ndan ayrýlmayý kabul etmediðini bildirdi. Kendisine anlaþmayý, daha doðrusu öneriyi kabul etmek zorunda olmadýðý söylendi. Daha sonra, Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý memurunun baský ve örtülü tehditlerini hissederek, teklifi kabul ettiðini, çünkü dostlarýna baþkaca sorunlar yaratmak istemediðini ifade etti.
Yani, bunun üzerine Seyþeller'e gitme teklifini kabul etti. Bavullarý Büyükelçilik otomobiline yüklediðimiz sýrada Öcalan, uçaðýn Seyþeller yerine bir Avrupa ülkesine yönelip yönelemeyeceðini sordu. Bu arada Finlandiya, Hollanda ve hatta Almanya'dan söz etti.
Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý yetkilisinin bize söylediðine göre, yakýt ikmâli için uçaðýmýz Mýsýr'a inecekmiþ; daha sonra da Avrupa ülkesine yönelecekmiþ. Bu durumu, Öcalan'a da bildirdik. Ayrýca, koþullarda meydana gelen deðiþiklik hemen Atina'ya da arz edildi.
Benim anladýðýma göre Atina, tavsiye mahiyetinde Seyþeller yerine bir Avrupa ülkesini önermiþ ve sonuçta da Hollanda üzerinde karar kýlýnmýþ. Ancak, bana verilen tâlimat, Öcalan'a, Seyþeller'e gidiþinde eþlik etmek þeklindeydi. Fakat, Hollanda'ya gitmek için karar deðiþikliði yapýldýðýndan, benim bu Avrupa ülkesine gitmemem bildirildi. Ülkemizin bu olaya bulaþmak istememesi, sözkonusu karara neden oldu. Öcalan'ýn Ýkâmetgâh'ta bize bildirdiðine göre, kendisi önce Hollanda'ya gidecek, bu ülkeye girmeyi baþaramama durumunda, Seyþeller'e dönecekti.
Zoraki tahliye
Biz, hareketten önce Büyükelçi'nin arabasýna girmeye çalýþtýk. Eðer yanlýþ hatýrlamýyorsam; bu otomobile iki kiþi binmiþti. Bu arada, Kenyalý Dýþiþleri memuru, Yunanistan Büyükelçisi'ne, otomobilini kullanmamasý için uyarýda bulundu. Herkesin, Kenya konvoyuna binmesi talep edildi. Bu arada Büyükelçi'nin, Kenyalý yetkiliyle tartýþtýðýný gördüm. Hatta Kenyalý'nýn, Büyükelçi'ye tehditte bulunduðunu farkettim. O sýrada araçlara gün ýþýðýnda binmemiz uyarýsý yapýlýyordu. Büyükelçilik Ýkâmetgâhý'nýn dýþ kapýsýný açtýðýmýzda, dýþarýda Kenyalýlar'a ait beþ otomobilin beklemekte olduðunu gördük.
Durumu kontrol ettiðimde, her araçta iki veya üç zencinin bulunduðunu, aralarýnda hiçbir beyazýn olmadýðýný gördüm. Öcalan Ýkâmetgâh'tan çýktý, bu anda Kenyalýlar ortada duran otomobilin kapýsýný açtýlar. Büyükelçi, Öcalan'ýn yanýna oturmaya çalýþtý. Kenyalýlar, güvenliði bahane edip, Büyükelçi'yi o araca binmekten engellediler. Bu defa ben, Öcalan'ýn yanýna oturmaya çalýþtým. Kenyalýlar bana, güvenlik nedeniyle Öcalan'ýn otomobilde tek baþýna gideceðini söylediler. Bunun ardýndan Nuzyan (Nurcan) ve Dilan, Öcalan'ýn yanýna oturmaya gittiler. Dilan, otomobile binmek için herkesten fazla ýsrar etti. Sonuçta, Öcalan'ýn iþareti ile konvoy hareket etti.
Öcalan gözden kayboldu
Büyükelçi ile birlikte bulunduðumuz otomobil, Öcalan'ý taþýyan otomobille temasý kaybetti. Havaalanýna Öcalan ile Nurcan ve Dilan'ý taþýyan otomobillerden bir dakika sonra vardýk. Kýzlar, endiþeli olarak bize, Baþkan'ýn (Öcalan) bindiði otomobilin havaalanýna 'Police Station' yazan bir kapýdan girdiðini söylediler. Kýzlar, ondan sonra Öcalan'ýn arabasýyla temasý kaybetmiþler.
Havaalanýna kadar bize eþlik eden Kenyalý þahýslar da yanýmýzdan yavaþ yavaþ uzaklaþmaya baþladýlar. Büyükelçi ve Öcalan'a refakat eden dört kiþi ile birlikte ortada kalmýþtýk. Büyükelçi, havaalanýnda bir yetkili ile temasa çalýþtý, fakat sonuç alamadý. Saat takriben 19.40'tý.
Büyükelçi, bu arada Büyükelçilik binasýnda bulunan Diakofotakis'i arayýp, kendisine bilgi verdi ve Kathourima ile temas etmesini istedi. Diakofotakis, Genel Sekreteri bulamamýþ. Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý'nýn bir baþka yetkilisi ile konuþmuþ, ancak o kiþi, konu ile ilgili temasý reddetmiþ.
'Havaalanýndan uzaklaþýn'
Diakofotakis, olaylardan Papaioannou'yu da bilgilendirmiþ. Papaioannou, kendisine þu tâlimatý vermiþ: 'Havaalanýndaki arkadaþlarýmýza söyle, Öcalan'ýn refakatçilerini orada terkedip, hýzla bölgeden uzaklaþsýnlar.'
Bu tâlimat bize geldiði sýrada, Öcalan'ýn refakatçileri, Büyükelçi'nin etrafýný sarmýþlardý. Büyükelçi, oradan Papaioannou'yu arayýp, mevcut koþullar altýnda tâlimatý uygulamasýnýn mümkün olmadýðýný açýkça belirtti. Papaioannou'ya, hep birlikte Büyükelçiliðe gideceðimizi bildirdi.
Daha sonra, havaalanýnda alýkonulan dört polisi aramaya baþladýk. Sonuçta, onlarýn havaalanýnda alýkonulduklarýný bir gün sonra saat 02.00'de (16 Þubat 1999) resm” aðýzlardan öðrendik. Sabah tahminen saat 10.30'da dört polis, Büyükelçiliðe geldi. Bu sýrada Yunanistan, benim, dört polisle birlikte ülkeye dönmem için tâlimat verdi. Ancak, Servis Baþkaný'na bunun riskli olduðunu, zira Kenyalýlar tarafýndan tutuklanma ihtimalim bulunduðu gibi, hayatýmýn da tehlikede bulunduðunu belirttim.
Servis bana, diplomatik pasaport saðlamak için gerekeni yaptý. Ancak bunun hiçbir deðeri yoktu. Çünkü, diplomatik hüviyet ve diplomatik dokunulmazlýk, bu ülkede sadece akredite olan kiþiler için geçerliydi. Pasaportu bana, bir posta seyahat þirketiyle gönderdiklerini söylediler. Gerçekten pasaportu 22 Þubat 1999 Pazartesi günü aldým.
20 Þubat Cumartesi, yahutta 21 Þubat Pazar günü EYP Baþkan Yardýmcýsý Loukopoulos, Sayýn Büyükelçi ve benimle yaptýðý telefon konuþmasýnda, Büyükelçiliðimizden bir kiþinin havaalanýna gidiþim sýrasýnda bana refakat etmesini istedi. Ancak bu sýrada herkesin bildiði gibi, Büyükelçi, Kenya'nýn talebi üzerine zaten geri çekilmiþti. Bu nedenle Büyükelçiliðin, Kenya Devleti ile temasý sorunluydu.
Sayýn Büyükelçi'ye, Öcalan operasyonu nedeniyle burada kalan bütün þahýslarýn tayini için harekete geçmesi gereðini vurguladým. Eðer yanlýþ hatýrlamýyorsam, o zaman Atina'ya, ilk kripto bu konuda yazýldý. Telgrafta, Büyükelçilik'te mahsur kalmýþ olan kiþilere deðinildi. Bu arada, Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Bay Kranidiotis'in, Kenya'dan ayrýlýþýmýzla ilgili çalýþtýðýný öðrendim.
Amerikalýlar'dan yardým
Bir telefon konuþmasý sýrasýnda, Atina'daki Amerikan Büyükelçiliði'nden, Nairobi'den hareketimiz için müdahalesinin istendiðini öðrendim. Bay Burns, benim için garanti vermiþ, ancak Öcalan'ýn refakatçileri üç bayan için garanti veremiyeceðini söylemiþ. Bu arada, Nairobi'deki Amerikan Büyükelçiliði ile temasa geçmemiz gündeme geldi. Amerikalýlar'dan, Kenya'dan tahliyemizle ilgili yardým istenecekti. Ancak, bunu sakýncalý gördüm. Yunan Dýþiþleri Bakanlýðý'na, Amerikalýlar'ýn benimle ilgili herhangi bir müdahalesini reddettiðimi bildirdim. Bu arada, Büyükelçi'ye de yegâne müdahalenin, vatandaþý olduðum Avrupa Birliði'nden yapýlmasý önerisinde bulundum.
Sonuçta, Nairobi'ye Büyükelçi Apostolidis geldi. Benim bilmediðim görüþmelerden sonra, havayoluyla güvenli bir þekilde Atina'ya döndük. Bu aþamada þunlarý ilâve etmek istiyorum:
Pazartesi günü (15 Þubat 1999) öðleden sonra, Büyükelçi, Kenya Dýþiþleri Bakanlýðý memuru ile konuþurken, ondan, Öcalan'ý nakledecek olan uçaðýn çaðrý numarasýný istedi. Atina da bu bilgiyi Büyükelçi'den bekliyordu. Ancak Kenyalý yetkili, uçaðýn çaðrý numarasýný vermeyi reddetti.
Bunun yaný sýra Cuma günü Büyükelçilik Konutu'nun Öcalan tarafýndan boþaltýlmasý istenmiþti. Süre olarak da Pazartesi sabahý vurgulanmýþtý. Þahsen bu sürenin nasýl saptandýðýný ve buna neden olan konularý bilmiyorum.
Nihayet bütün hareketlerimi, aldýðým ve bana iletilen tâlimatlara göre yaptýðýmý vurgulamak istiyorum. Tâlimatlarýn yerine getirilmesine imkân olmadýðý durumlarda bu tâlimatlarýn uygulanmama gerekçelerini Atina'ya belirttim. Sözkonusu nedenler benimsenmiþti. Yani bana bu emirleri verenler tarafýndan kabul edilmiþti.
Ýlâve edeceðim baþka birþey yoktur."
Okundu, teyid edildi ve imzalandý.
BÝTTÝ
Hulžsi Turgut - 3
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr
|