kapat

11.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Dündar, sonunda eceline yenildi...
Bazı insanlar vardır ki, özellikleriyle, davranışlarıyla, kişilikleriyle ve yaptıkları işlerle hafızalarda yer bırakırlar.

İşte Dündar Kılıç'da böyle bir insandı... Küçüklüğü ve gençliği Ankara'da, olgunluk ve yaşlılığı İstanbul'da geçti. Yaşadığı alemlerin adamı oldu. Kader onu bu alemlere itmiş, O da kaderinin bu çizgisini değiştirmemişti. Hatta hatta o çizgide hayatta kalabilmek için büyük mücadele vermiş ve başarmıştı. Sonunda Dündar Kılıç eceline yenildi...

Belki bu satırları okuduktan sonra senin onunla ne ilgin vardı diye aklınıza bir soru gelebilir. Vardı hem çok... Çünkü yıllarca haber peşinde koşmuş bir polis muhabiri olarak ömrümüz Dündar ve onun gibileri yaptıkları olayları izlemekle geçti. Hatta hatta 1968 yılında Dündar'dan gelen bir emirle 5 kurşun yemiş ama şans eseri ölümden kurtulmuştum. Aradan yıllar sular gibi geldi geçti ve daha sonra belirli ölçüler içinde kendisi ile ahbaplığım da oldu. Onun için ölümünü duyunca kendisi hakkında birşeyler yazmak geldi içimden.

Dündar daha önce de bahsettiğim gibi Ankara'lı bir genç iken kabadayılık alemine girmişti. Daha sonra oradaki bazı gruplarla geçinememiş ve İstanbul'a taşınmıştı. Gayesi buraya yerleşmek ve hayatını burada kazanmaktı. Beyoğlu taraflarında bir dükkan açtı. Dükkan deyince aklınıza bakkal dükkanı gelmesin. O zamanın tabiri ile "Bitirimhane" de denen kıyı, köşe kumarhaneleri idi bunlar... Haftada bir polis basar, müdüriyetlik olurlar sonra da tekrar salıverilirlerdi. Bu arada Ankara'daki dostları!... onu arada bir hatırlar ve öldürmek için planlar yaparlar, gizlice İstanbul'a gelirlerdi.

"Haberin sorumlusunu vurun"
İşte Dündar Kılıç şöhretini bunlarla olan mücadelesine borçludur. Çünkü kendisine yapılan her öldürme teşebbüsünü akamete uğratmış, tersine düşmanlarını o vurmuştu. Hatta hatırlıyorum, bir keresinde Beyoğlu'nda sinema seyrederken karanlıkta kıstırmışlar ama O yine ön sezileri ile bunu fark etmiş ve silahını ateşleyerek ellerinden kurtulmuştu. Tabii ben de bir gazeteci, polis muhabiri olarak bütün bu olayları takip eden, kovalayan biri idim. Emniyette gözaltına alınır, yanına biz gider konuşurduk. Dündar her seferinde, "Görüyorsunuz, onlar beni öldürmeye kalktı ama başaramadılar" derdi.

Tabii bu arada özel hayatı da ilgi çekmeye başlamıştı. Hatta bir sefer sevgilisi olan bir dansözün Liberya'ya kaçışını haber yapmıştık. Bunun üzerine sinirlenmiş ve adamlarından birine, "Gidin o haberin sorumlusunu vurun" demiş. Gerçekten de 1968 yılında Günaydın Gazetesi'nde istihbarat şefi iken yanıma çıkan bir genç önce, "Dündar ağabeyimiz bu habere çok kızdı" dedi ve ben bu arada haberleri vermek için yazı işleri müdürü odasına giderken arkamdan 5 kurşun sıkarak yere yıktı. Daha sonra hastanelik olduk, ayağım 2 ay alçıda kaldı.

Çakıcı ona meydan okudu
İşte Dündar Kılıç'ın şöhreti bundan sonra daha da arttı. Beni arayarak, bana yapılan olayın bir yanlışlık eseri olduğunu söyledi ve özür diledi. Daha sonra reklamcılık hayatına girdi, reklam şirketi kurdu ve büyük gazinoların reklamlarını aldı. O hareketli ve heyecanlı yaşamı bitmiş, çoluk-çocuğuyla düzgün bir hayata başlamıştı. Ama felek onu yine maceraya itti. Yetişkin kızı Alaattin Çakıcı ile evlenmişti. Alaattin herkesin bildiği gibi olayların adamı oldu ve sonunda karısını Uludağ'da öldürttü. Bu arada Dündar Kılıç'a da meydan okumaya başladı. O beladan kaçıyordu ama bir türlü kurtulamıyordu. Hayatının son günlerinde dahi Selimpaşa Kıyıkent'teki yazlığında çeşitli güvenlik tedbirleri almak zorunda kaldı.

Evet kurnazdı, ataktı, hızlıydı... Kendisini öldürmek isteyenlerin hepsini yendi ama ecele yenildi... İyi veya kötü bu ülkeden bir Dündar Kılıç geldi, geçti...

Ahmet VARDAR


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır