kapat

02.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Sorunuz! Cevap verelim..

İsteyiniz çalalım.. Jeanne D'Arc neden öldürüldü? Amerika'yı kim kurdu? Feminizmi kim başlattı? Erkekler rönesansı neden yaptılar? Fikir yazıları cinnet yaratır mı? Real Madrid'in sağ kanadında oynayan McManaman, Baliç'in ablası mı?

Sonunda olacağı buydu.. Seda Hanım sayesinde Sabah'ın erkek okurları birer ikişer elden çıkmaya başladı.. Şu sıralarda gazetelerin üçüncü sayfalarında çıkan "cinnet haberleri" var ya!

Bunların büyük bir kısmı sıcaktan.. Sabah okuyanları ise hem sıcak hem de Seda'nın fikirleri çarpıyor.. Vatandaşın cinneti katlanıyor..

***

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun, diye sual edecek olanlara örnek veririm.. Diğer gazeteleri okuyan erkekler genellikle öğle sıcağında cinnet geçiriyor.. Bizim gazeteyi okuyanlar ise gecenin serinliğinde.. Bu sonucu da Polis Adliye Servisimiz'e gelen haberlerden çıkardım..

Yazık oldu Alaattin Bey'e..

Yukarıdaki ara başlıkta gördüğünüz gibi Seda'nın fikirlerine çarpılan son okurumuz da Alaattin Bey oldu.. Mektubundan çıkardığıma göre 58 yaşında ve eğitimli bir beyefendi..

Soyadını mahsus yazmıyorum.. Adamcağız bizim gazetenin "Kadın ekini" okumaktan, Seda'nın hergün piyasaya sürdüğü el değmemiş feminist fikirleri sindirmeye çalışmaktan yılmış..

Sonunda balatayı sıyırmasa bile bujileri meme yapmış..

Oturmuş, Seda Hanım'a zehir zemberek bir name yazmış ki hangi savcıya gösterseniz harekete geçer.. Okuyucuyu "fikir yoluyla" delirtmekten Seda aleyhine kamu davası açar..

58 yaşında, çoluk çocuk sahibi bir beyefendi akranları hacca giderken oturduğu yerden Seda ile kavgaya tutuşmuşsa bir sebebi vardır..

O sebebi de ben arzedeyim.. Seda'nın eşitlikçi fikrine kendini kaptıran eşi, Alaattin Bey'i zırt diye boşamış..

***

Mektuptan çıkardığım kadarıyla olay şöyle gelişmiş.. Bu Seda ikide bir "Erkekler aciz olduğu için kadına kaba kuvvet kullanıyor.." diye yazıyor.. Şimdi "Ne var bunda?" diyeceksiniz..

Ama birşey var ki yazıyoruz.. Alaattin Bey'in eşi bu yazıları okuya okuya kendi evliliklerini düşünmeye başlamış..

"Elin herifleri karılarını bir güzel dövüyor da neden kocam bana bir tokat bile atmıyor?" deyip beraberliklerini sorgulamaya başlamış..

Sonunda Seda'nın "aciz" diye tanımladığı dayakçı erkeklerle kocasını kıyaslamış..

- "Elin aciz adamları bile önemli günlerde karısına bir tokat çakarken, benimki olayı lafla geçiştiriyor.." demiş..

Sonunda Alaattin Bey'in "dayakçı aciz erkeklerden daha aciz" olduğuna hükmedip, boşanma dilekçesini hakimin burnuna dayamış..

Araya giren o kadar insan "Kadın, kadın! Koca dediğin ne ki! Hepsi birbirine benzer.. Eni parmak, boyu karış.. İnat etme, çabuk barış.." diye dil dökmüşler ama what fayda?

Seda'nın aklına uyan kadın "Avradı eri saklar, peyniri deri saklar.. Bizimki bir tokat bile atamıyor.." deyip, barışmayı kabul etmemiş.. Evlilik müessesesini oracıkta yıkıp, seyrine bakmış..

Beterin beteri varmış..
Seda Güler'in işi bu.. Hergün gazeteye gelip masasına oturur.. Gazeteleri karıştırıp, kadın okurları için durduk yerde kavga çıkaracak mevzular arar.. Bulamazsa da kendisi yaratır..

O masum masum yazılan cümleler, gazete ile birlikte girdikleri evlerde inanılmaz etkiler yapar.. O güne kadar evin beyini padişah, kendisini de kul kabul eden kadınlar birden Jöntürk kesilir..

Kimi işi daha da ileri götürüp değişimi şiddet yoluyla gerçekleştirmeye çalışır.. O zaman da "Hanım uyanmış, cama dayanmış, cam kırılmış, kana bulanmış.." hallerine varılır..

Şimdi ne yapsın erkek milleti!
Kadının fikri bozulacak diye gazete okuma alışkanlığından vazgeçecek değil ya! Diyelim ki gazete değiştirdi.. Bu kez başka bir gazetenin feministine yakalanacak..

Bu Seda'nın bir akıl hocası var.. Daha doğrusu onu yetiştiren ustası.. Şu sıralarda kalbimi kırdığı için küsüm, o sebepten adını yazmıyorum.. Oturdu, çalıştığı gazetede "Kocalarını aldatan kadınlar.." diye bir diziye başladı..

Yazı dizisinin anonslarını gördüğümde, ne yazacağını bilemediğimden önce "Aferin kadına.. Bak, yoldan çıkan kadınların başına neler gelmiş onları yazacak.." diye içimden takdir ettim..

Bir de yazılanları okudum ki vay başıma!

Kocasını aldatıp da başına iş gelen bir tane bile kadın örneği yok..

Bırakın kan filan çıkmasını.. Kimi örneklerdeki kocalar "Amanın kadın beni aldatıyor, şunun gözüne gireyim de yuvamız yıkılmasın.." fikrinden gidip ev işleri yapmaya başlıyorlar..

Koca yazı dizisinde "Kocanızı cezalandırın ki aklı başına gelsin.." ana fikri işleniyor..

O gazetenin halleri Seda'nın ilavesinden de beter.. Seda'nın zararı erkek milletinin aklına.. En fazla cinnet geçirtiyor.. Öbürü haneye zarar!

***

Dönelim mektuba.. Alaattin Bey mektubun girişinde Seda'yı kişiliğini arayan kedi yavrusuna benzetmiş, hatta onun için "sempatik" ifadesini kullanmış..

Sonunda doğru fikir değiştirdiğinden "Biz erkekler gerçek eşitliği istediğimiz için kaba kuvvete başvurmuyoruz.." demiş.. Lafı "İstesek hepinizi dayaktan gebertiriz.." noktasına getirmiş..

Erkeklerin toplanıp "Kadınlar dayaktan başka birşey ile yola gelmez.." diye karar almaları halinde feministlerin ne yapabileceğini soruyor.. Cevabı da kendi veriyor:

- "Kaba kuvvet ilkelliktir, acizliktir, dedikçe dayağı yiyip oturmaktan başka ne yapabilirsiniz?"

Şahsen mektuptan çok yararlandım.. Öğrendiklerim şunlar:

Feminizmi erkekler başlatmıştır.. Jeanne D'Arc kadın olarak haddini bilmediğinden erkeklerce öldürülmüştür.. Rönesans erkeklerin eseridir.. Erkekler kızılderilileri öldürmese Amerika kurulamazdı.. Bir tane de ben ekleyeyim:

Suya giderim bazı,

Arkamda kara kuzu..

Varman kızlar kocaya,

Ne tadı var ne tuzu..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Bu sayfa MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ile
Yöre Elektronik Yayımcılık A.Ş. işbirliğiyle hazırlanmıştır.