"İstedikleri kadar söylesinler, yazsınlar, 12 Temmuz günü bu anlaşma imzalanacaktır.." Bahsettiği anlaşma, Trans-Kafkasya enerji hatları..
Şimdi soralım bakan beye:
"Bizim İstanbul'da tarih, bugün, Ağustos ayının 2'si.. Sizin Ankara'da 12 Temmuz günü hâlâ gelmedi mi?"
Bakan beye geçen hafta bu sütunda başka sorular da sormuştuk hatırlarsanız.. Sadece ona da değil.. TPAO Genel Müdür vekili Osman Demirağ ve BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım'a da sormuş ve "Şu ihmalleri, yolsuzlukları bir zahmet açıklayıverin.. Siz açıklamazsanız biz açıklayacağız" demiştik..
Ama sizlerden hiç ses çıkmıyor..
Cevap veremiyorsunuz..
Çünkü verecek cevabınız yok..
Bizde, "Sükut ikrardan gelir" diye bir söz vardır.. Hatırladınız mı beyler?
Cumhur Ersümer ve Gökhan Yardım beyler;
Bir holdingin cebine, olmayan doğalgaz için 51 milyon dolar, yaklaşık 22 trilyon Türk lirası ödeme kararı alınması, yasal mıdır?
Adamlar sadece doğalgaz dağıtımından para kazanmayacaklar, ayrıca bu dağıtımın sistemini kurmaları için de ceplerine 51 milyon dolar mı koyacaksınız?
Oh ne ala memleket...
Bu yolsuzluk, bu usulsüzlük konusunda ne yaptınız?
Gelelim TPAO Genel Müdür vekili Osman Demirağ beye;
TPAO'da yazdığımız usulsüzlükler, yolsuzluklar, sizin döneminizden önce oldu.. Bu biliniyor.. Biliniyor ama, şu da bir gerçek ki, Pricewaterhousecoopers isimli uluslararası saygın denetim şirketinin, Cezayir'deki kepazelikleri anlatan ayrıntılı raporu, daha, Ziya Aktaş Enerji Bakanı iken elinize geldi..
İki gün önce Teftiş Kurulu'na yazı yazarak soruşturma açtırdınız.. Yani biz olayı kamuoyuna duyurunca.. Soruşturma açtırmanız çok iyi de, peki niye bu zamana kadar raporu beklettiniz?
Türkiye'nin soyulmasına, elinizdeki rapora rağmen seyirci kalma hakkını, size kim verdi?
Sizden önceki Genel Müdür ve adamları, mahkemede hesap veriyorlar.. Bunu sakın unutmayın Enerji Bakanlığı sorumluları..
Uluslararası ihalelere çıkmadan, kapalı kapılar ardında holdinglerle iş bitirme ne anlama gelir acaba?
Başbakan Bülent Ecevit;
Lütfen bunların belgelerini isteyin..
Çünkü, siz el koymazsanız bu pisliklerin temizleneceği yok..
Yukarda adlarını verdiğimiz kişilere, şunu da sorun isterseniz;
Enerji Bakanlığı gibi tamamen profesyonellik isteyen bir bakanlığın kadrolarına, sınav filan yapılmadan, son bir buçuk ay içinde hangi ANAP'lılar atandı?
Çiftliğin nasıl işlediğini gözlerinizle görün sayın Ecevit..
Siz, kemerleri sıkmamız lazım diyorsunuz.. Yüzde 20 zam ancak verebiliyorsunuz.. Ama koalisyon ortağınızın hakim olduğu Enerji Bakanlığı çiftliği, hiç durmadan seçim kaybetmiş ANAP'lıları kadrolarına dolduruyor..
Bu ne biçim iş sayın Başbakan?
Hesap sorun sayın Başbakan;
Amoco'nun Mısır'da batırdığı 30 milyon doları, Türkiye Cumhuriyeti'nin kasasından bu şirkete ödedikten sonra, TPAO'dan istifa edip Amoco'ya geçenlerin kim olduğunu sorun..
Sorun ve aldığınız cevabı açıklayın..
Açıklayın ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Muz Cumhuriyeti olmadığını, bizler dahil herkes anlasın...