Başlık: Neden kaza yapıyoruz. Ve maddeler: Hangi eylem hangi kazaya yol açıyor? Şimdi bir esas madde, bir Ayşegül'ün yorumu şeklinde devam ediyoruz.
1) Sandviç paketi açmak veya sandviçi ısırmak, şerit değiştirmeye neden oluyor.
Sandviçin mucidi olan Lord Sandwich kumar masasında açlığını bastırmanın pratik çözümünü ararken keşfetmiş bu beslenme şeklimizi. Arabaya binip höngücük ağzımıza sokalım diye değil. Demek ki n'apıyoruz sandviçimizin paketini açıp ısırıyoruz, yola öyle çıkıyoruz.
2) Cepten mendil çıkartmak, arka koltuktan bir şey almak, arkadaki ya da yandaki araçla çarpışmaya yol açıyor.
Hımkırığımızı, sümkürüğümüzü evde hâlledip öyle çıkıyoruz. Arka koltukta, dönüp almamak için zinhar akıl karıştırıcı şeyler bulundurmuyoruz (pasta, güzel kız, güzel oğlan, yavru kedi v.b. gibi).
3) Arabadaki yolcularla konuşmak direksiyon kontrolünü azaltıyor.
Arabadaki ahbap, eş, dost takımını yolculuk esnasında tanımıyoruz. Yolun ne kadar süreceğini zaten bilmiyoruz. Artık bu 5 dakikalık mesafede olabilir 15 günlük bir yolculukta. İnince el yüz öper, durumu izah ederiz.
4) Su içenler en az bir şerit değiştiriyorlar veya öndeki arabaya bindiriyorlar.
Sıvı ikmalini yapıp arabaya öyle biniyoruz. Susuzluktan gebersek de böyle bir teşebbüste bulunmuyoruz.
5) Sevdiği şarkıyı dinleyenler, hırçın otomobil kullanıyor, virajları keskin dönüyor ve sık sık patinaj çekiyor.
Bu maddede, sevmediğimiz şarkıları dinlememize ilişkin bir ümit yok değil. Farzedelim ki sevmediğimiz şarkıları dinlemeye katlanamıyoruz. O zaman n'apıyoruz, otomobili hırçın kullanmamak ve sık sık patinaj çekmemek için sevdiğimiz şarkıların alayını evde dinleyip öyle çıkıyoruz. Ezberleyip, içimizdende söyleyebiliriz. Böylelikle İngiliz kural koyucuları ve trafikteki tüm ahaliyi atlatmış oluruz.
6) Cep telefonuyla konuşanların sürati düşüyor. Sürücü şerit değiştirmekte zorlanıyor.
Allahtan böyle bir şeyi zaten hiç yapmıyoruz!
7) Tuvalet ihtiyacı olan sürücü aşırı hız yapıyor.
Erkek milletimiz için böyle bir sorun zaten yok. Bu durumda kazaya mahalde vermemiş oluyoruz. En kötü ihtimal duvar dibi, çalı ve buna benzer yerlere yüzümüzü dönüp bir süre öyle kalıyoruz! Tuvalet arıyacak kadar vakit kimde var ki?
8) Burnunu karıştıran sürücü en az bir şerit değiştiriyor.
Bu madde çok önemli! Burnumuzu karıştırmadan da evden dışarı çıkamıyoruz. Seyir halinde, östaki borumuza kadar parmağımızı sokup, sismik araştırma moduna girersek 'küttedenek' bir yere çarpabiliriz.
9) Yanında oturan sevgilisinin bacağını okşayan sürücüler genellikle heyecandan öndeki arabaya çarpıyor.
Evden çıkmadan sevgilimizin bacağını, orasını burasını sıkıştırıp, tüm heyecanımızı gidermeyi de ihmal etmeyeceğiz.
Allah esirgesin arabada yapmaya kalkarsak bir daha hiç birini yapamama ihtimalimiz beliriyor.
10) (Kırmızı don) Kaset seçerken araba sağa sola yalpalıyor.
Birkaç yıl öncesine kadar böyle sorunlarımız yoktu... Kasetimizi evde dinler öyle çıkardık... Bize bu konuda kim örnek oldu Ha... kim?.. Hatırlayamadınız mı?.. "icraatın içinden" programında Boğaz Köprüsü üzerinde seyir hâlindeyken "Semra'nım tak şu teybe bir kasette neşemizi bulalım" diyen devlet büyüğümüz kimdi... Ha kimdi?..
Kurallar bu kadar... Bir yerlere çarpıp telef olmamak için, evden çıkma saatiyle randevu saati arasına 1 saat koyun siz.
Eğer 9'uncu maddeyi de araya sıkıştıracaksanız, daha fazla zamana ihtiyacınız olabilir! Ya da siz en iyisi gideceğiniz yerdekileri eve çağırın... Ne uğraşacaksınız... Araba kullanırken neleri yapmamaları gerektiğini onlar düşünsün!
- Ahir zaman Nigar Uluerer'i Hanım bir türkü söylüyor....
- Eski bir türkü
- "Konyalım"
- Nakarat kısmını hatırlayalım:
- Hani yada benim 50 dirhem pastırmam, pastırmam / Konyalı'dan başkasına ...
- Ay!... devamını yazamayacağım
- Okul yıllarında biz
- Orasını söylememek için
- "Silifke'nin yoğurdu" ile devam ederdik
- Ahlâk sükut etmiş...
- Ben tatile çıktım. N'aber!
- Ama gördüğünüz gibi
- "Yazarımız tatilde olduğu için yazılarına bir süre ara veriyoruz" ibaresini göremiyorsunuz...
- Bunun yerine gördüğünüz
- Yazım
- Methetmek gibi olmasın
- Ben işine bağlı bir kızım
- Nereye gittiğimi asla söylemem
- Israrı da hiç sevmem
- Ama ufak bir anektodu da
- Sizden esirgemem
- Hava çok sıcak ya...
- Pencereyi kapıyı açtım
- İçeriye rüzgâr yerine
- Ne girdi biliyor musunuz?
- YARASA!
- Ben yarasa mı yaramasa mı derken!
- O içeride "fır fır" dolaştı durdu...
- Ben de peşinden
- Sonra mı?
- Çıktı gitti Allah'tan.